9. Hukuk Dairesi 2025/9843 E. , 2026/1180 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/992 E., 2025/2831 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/259 E., 2025/69 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo…
9. Hukuk Dairesi 2025/9843 E. , 2026/1180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/992 E., 2025/2831 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/259 E., 2025/69 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.11.2021-17.04.2023 tarihleri arasında davalı işyerinde gazaltı kaynakçı ustası olarak, 2.100,00 USD ücret alarak, yemek ve barınma işverenlikçe karşılanarak çalıştığı, işçilik alacaklarını alamaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle 17.04.2023 tarihinde feshettiğini, tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnş. Taahh. AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının Türk hukukuna göre alacak talebinde bulunamayacağını, dava dilekçesinde belirtilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı işyerinde çalışmadığını, davacı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmadığını, ...’da çalışan davacının ücretinin brütleştirilmemesi gerektiği, fazla çalışma yaptığında, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde, hafta tatillerinde çalıştığında karşılığı ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, bordroların imzalı olduğunu, devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının Türk hukukuna göre alacak talebinde bulunamayacağını, dava dilekçesinde belirtilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı işyerinde çalışmadığını, davacı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmadığını, ...’da çalışan davacının ücretinin brütleştirilmemesi gerektiğini, fazla çalışma yaptığında, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde, hafta tatillerinde çalıştığında karşılığı ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini, bordroların imzalı olduğunu, devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3. İhbar edilen ... Taahh.ve İnş. Ltd. Şti. (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle davalılar ve müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili Şirket ile davalılar arasında organik bağ bulunmadığını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının saatlik ücretinin 6,00 USD olduğunu, fazla çalışmalarının, hafta tatillerinin karşılığının ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin kabul edilemeyeceğini, davacının ücret ve yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddi istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacakları hüküm altına alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirketlerle ... Şirketi arasındaki hukuki ilişkinin kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğu, husumet itirazının bu nedenle yerinde bulunmadığı, davalıların cevap dilekçesinde veya ön inceleme duruşmasına kadar uygulanacak hukuk itirazını ileri sürmemeleri sebebiyle Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, davacının hizmet süresinin tanıklarca desteklenen ... kayıtlarına göre tespitinin yargısal ilkelere uygun olduğu, tanık S.G'nin beyanına itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ve çalışma düzenlerinin emsal yargı kararları ile doğrulandığı, davacının iddia ettiği çalışma süresinde 23.11.2021 tarihinde Türkiye’den çıkıp 21.04.2023 tarihinde Ülkeye giriş yaptığı görülmekle, davacının yılık ücretli izin sayılabilecek bir giriş çıkışının bulunmadığının görüldüğü, davacının çalıştığı bölge itibarıyla iş sözleşmesi gereği ek izin sürelerinin tanındığı iddiasının davalı tarafça reddedilmemesi ve sunulan sözleşme hükmüne itirazlarının olmaması sebebiyle kullandırıldığı ispatlanamayan izin süresinde hata olmadığı, davacının ücretinin emsal kararlar, sunulan bordrolar tanık beyanları ile doğrulandığı, brütleştirmenin %5 genel sağlık sigortası eklenerek belirlenmesinin yerinde olduğu, davacının ödenmeyen ücret alacakları sebebiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığının anlaşıldığı, kıdem tazminatına hak kazandığı kabulünün yerinde olduğu belirtilerek davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Uyuşmazlığa yabancı hukuk uygulanması gerekirken Türk hukukunun uygulanmasının hatalı olduğunu, b. Davanın Rus hukukuna göre zamanaşımına uğradığını, c. Şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, d. Davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, e. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini ve hatalı brütleştirildiğini, f. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, g. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunmadığını, h. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın husumetten reddi gerektiğini, b. Uyuşmazlığa yabancı hukuk uygulanması gerekirken Türk hukukunun uygulanmasının hatalı olduğunu, c. Davanın zamanaşımına uğradığını, d. Davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini, e. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini ve hatalı brütleştirildiğini, f. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, g. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunmadığını, h. İşverene karşı davası bulunan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanması gereken hukuk, aylık ücret miktarı ve çalışma süresi ile kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, hesaplanması ve zamanaşımı ile davalıların hüküm altına alınan alacaklardan sorumlu olup olmadıkları hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.