(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/4983 E. , 2007/4670 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 498 ada 4 ve 18 parsel sayılı 26624,79 ve 14040 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliği…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/4983 E. , 2007/4670 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 498 ada 4 ve 18 parsel sayılı 26624,79 ve 14040 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak niteliğindeki yerlerden olması ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmaması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulülü ile çekişme konusu 498 ada 4 parselin davacı ... adına, 498 ada 18 parselinde tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişme konusu 498 ada 18 parselin öncesinin kadim mera, 498 ada 4 parselin ise tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, mera ile ilgisinin olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Hazine dosyaya ibraz ettiği 15.3.2006 tarihli taşınmazların kamu malı niteliğindeki meradan açılmak suretiyle kazanıldığı yolundaki idari tahkikat tutanağına dayanmıştır. Aynı adada bulunan bir çok parsele Hazine tarafından taşınmazların öncesinin mera olduğu, şahıslar tarafından da zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olduğundan bahisle itiraz edilip dava açıldığı, dosya içerisindeki bilgilerden ve Dairemizce incelenen diğer dosyalardan anlaşılmaktadır. Taşınmazların niteliğinin doğru olarak belirlenmesi, yargılamanın kısa zamanda ve en az masrafla sonuçlandırılması ve varılacak sonucun doğru olması için aynı adada yer alan ve aynı nedenle davaya konu edilen tüm taşınmazların dava dosyalarının birleştirilmesi zorunlu bulunmaktadır. Mahkemece bu husus nazara alınmadan davanın sonuçlandırılması doğru değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle aynı adada yer alan parsellerle ilgili dava dosyaları birleştirilmeli, birleştirilen taşınmazları kenardan çevreleyen komşu taşınmazların onaylı tutanak sureti ile dayanağı olan belgelerin getirtilip dosya ikmal ettikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları ve idare tahkikat evrakında isimleri yazılı tüm şahıslarla, teknik ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalı, taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda ayrıntılı araştırma yapılıp, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenmeli, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan rapor alınmalı ve toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece aynı nedene dayanılarak açılan dava dosyaları birleştirilmeden ve yukarıda belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.