9. Hukuk Dairesi 2025/9978 E. , 2026/819 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1274 E., 2025/2414 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/180 E., 2023/39 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor …
9. Hukuk Dairesi 2025/9978 E. , 2026/819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1274 E., 2025/2414 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/180 E., 2023/39 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.12.2002 tarihinden itibaren davalıya ait isyerinde proje tasarım sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, almış olduğu son ücretin asgari geçim indirimi dâhil aylık net 8.258,31 TL olduğunu, işyerinde aylık 440,00 TL yemek ücreti (multinet olarak) verildiğini, ulaşımın servis aracılığıyla sağlandığını, ramazan aylarında gıda yardımı yapıldığını, işyerinde haftanın beş günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalışılmış olup cumartesi ve pazar günleri çalışma yapılmadığını, ancak buna rağmen davacının 06.06.2021 Pazar günü çalıştırıldığı hâlde, davacının tüm uyarılarına rağmen çalışmış olduğu 06.06.2021 Pazar gününe ait hafta tatili ücretinin ödenmediğini, çalışma süresince hak kazandığı yıllık izinlerinin 150 günü kullandırılmadığı gibi ücretinin de ödenmediğini, davacının 06.06.2021 Pazar gününe ait hafta tatili ücretinin ödenmemesi, hak kazandığı yıllık izinlerinin 150 gününün kullandırılmaması nedenleriyle iş sözleşmesini ... Noterliğinin 02.08.2021 tarihli ve ... no.lu ihtarmamesiyle haklı nedenlerle feshedildiğini, davalı işveren fesih tarihinden sonra (17.08.2021 tarihinde) toplam 46 günlük yıllık izin ücretini ödemiş ise de bakiyesinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin ve hafta tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının, davalı Firmada 01.12.2002 tarihinden itibaren çalıştığını iddia etmiş ise de davacı bu tarihler arasında askerlik görevini ifa etmiş olup kıdem süresi içerisinde sayılmasının mümkün olmadığını, nitekim askerlik vazifesi nedeniyle davacının girişi 03.11.2004 tarihi olarak yapılmış olup davacının askerlikte geçirdiği sürenin kıdem hesabına katılmasının hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, davacının03.08.2021, 04.08.20 21... .08.2021 tarihlerinde işe gelmeyerek devamsızlık yapması sonrası tutanaklar düzenlendiğini, davacıdan herhangi bir dönüş olmayınca ve davacı tarafından gönderilen 02.08.2021 tarihli fesih ihtarnamesinin müvekkiline ulaşmasının ardından davacının çıkışının (48) koduyla yapıldığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin devamı sırasında davacı taraf yönünden çalışmamayı gerektirecek ve iş sözleşmesinin feshine sebep verecek herhangi bir durum söz konusu olmadığı hâlde davacının eylemli olarak istifa ettiğini, davacının çalışmasının karşılığı olan ücret, fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin kendisine bugüne kadar eksiksiz olarak ödendiğini, davacı tarafın davalı Firmadan herhangi bir ücret vb. işçilik alacağı bulunmadığını, iş sözleşmesi feshini haklı nedene bağlama ve haksız kazanç sağlama saiki ile dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının belirli aralıklarla davalı işyeri tarafından giriş çıkışlarının yapıldığı, toplam hizmet süresinin 18... ay 3 gün olduğu, günlük brüt ücretinin 372,54 TL olduğu, davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak etmeyecek şekilde sona erdiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, bilirkişi raporunda yer alan kıdem süresinin tespitinin ve hesabının yerinde görüldüğü, yıllık ücretli izin hususuyla ilgili dosyaya sunulan banka dekontları incelendiğinde davacıya 2019 yılı için toplam 46 gün yıllık ücretli izin ödemesi yapıldığı, yapılan ödemelerin bilirkişi raporunda mahsup edildiği ve bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, davacının 06.06.2021 Pazar günü çalıştığını gösterir servis bilgi formu örneğinin dosyaya sunulduğu, dinlenen tanıkların cumartesi-pazar çalışma olmadığını beyan ettiği, tanıklardan A.Y'nin anlatımlarında ''06.06.2021 tarihinde ... firmasına ait fabrikada bir çalışma yapılacaktı. Normalde bu çalışmaya ben gidecektim. Ancak ben sağlık sorunlarından dolayı işten ayrıldığım için benim yerime bu işe davacı gitti.'' şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tarafça hafta tatili ücretinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı göz önüne alındığında davacının hafta tatili alacağına hak kazandığının kabul edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının kabul ve reddedilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle müvekkili tarafından sonlandırıldığını, 2. Davacının hafta sonu çalışmasının bulunmadığını, dosyaya sunulan servis formunun davacı tarafça temin edilmiş olup müvekkili Şirketin kaşe ve imzasının bulunmadığını, servis formunda yer alan ve kaşesi bulunan Şirket ile müvekkili Şirket arasında sözleşmesel ilişki bulunup bulunmadığının yeterince araştırılmadığını, 3. Tatile çıkarken Şirket aracını kullanmasına izin verilmeyen davacının kötüniyetli olarak kıdem tazminatı alabilmek için diğer işçilik alacaklarını talep ettiğini, dosyadaki yıllık izin formlarından davacının yılda bir iki defa uzun süreli izin kullandığının anlaşılacağını, fesih gerekçesi yaptığı bu hususun da gerçeği yansıtmadığını, 4. Ücretsiz izinlerinin kıdem süresinden mahsup edilmediğini, 5. Davacının haklı fesih hakkını 6 günlük hak düşürücü süre içerisinde kullanmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kıdeme esas sürenin belirlenmesi, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hafta tatili ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarını ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.