Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ankara’nın değişik yerlerinde ve başka şehirlerde lunapark işletmeciliğini yaptığını, davacının 01.04.1984 tarihinde Ulus Parkında açık takımlarda işçi olarak işe başladığını, sigortasının hiç yapılmadığını, 30.06.2018 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, sezonluk çalışan davacının asgari ücretle çalıştığını, ücret ödemelerinin elden makbuz karşılığı yapıldığını, davacının son iki aylık ücretinin ödenmediğini, davacının sezon dönemle
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Ankara’nın değişik yerlerinde ve başka şehirlerde lunapark işletmeciliğini yaptığını, davacının 01.04.1984 tarihinde Ulus Parkında açık takımlarda işçi olarak işe başladığını, sigortasının hiç yapılmadığını, 30.06.2018 tarihinde iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, sezonluk çalışan davacının asgari ücretle çalıştığını, ücret ödemelerinin elden makbuz karşılığı yapıldığını, davacının son iki aylık ücretinin ödenmediğini, davacının sezon dönemlerinde bahar-yaz aylarında haftanın 7 günü sabah saat 09.00'dan gece yarılarına kadar çalıştığını, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, bu fazla çalışma ve tatil günlerinde yapılan çalışma karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile eksik ödenen ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının davalının işçisi olarak çalışıp çalışmadığı ile buna bağlı olarak dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.