İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/04/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:10/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kurumsal abonelik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının adına düzenlenen faturaları ödememesi sebebiyle aleyhine Antalya Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü’nün .…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/06/2023 DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEP TARİHİ:13/09/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/04/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:10/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kurumsal abonelik sözleşmesinin akdedildiğini, davalının adına düzenlenen faturaları ödememesi sebebiyle aleyhine Antalya Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü’nün ... MTS sayılı dosyası ile yasal takibe geçildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ve takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı, davaya cevap vermemiştir. YEREL MAHKEME KARARI: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı 13/06/2023 tarihli kararı ile; "davanın kabulü ile; davalının, Antalya Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi’nin ... MTS numaralı dosyasına yaptığı İtirazın iptali ile; takibin 41.108,93-TL asıl alacak, 5.521,08-TL işlemiş faiz, 412,27-TL faizsiz alacak, 4,24-TL masraf olmak üzere 47.046,52-TL toplam alacak üzerinden takibin aynen devamına, hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki 8.304,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; davacı şirketçe,davalı bilgilerinin yasa dışı kullanılarak davalının bilgi ve rızası dışında adına 25/08/2020 ve 10/09/2020 tarihlerinde toplam 149 adet vodafone faturalı hat açıldığını, davalı şirketin bu durumdan 15/09/2020 tarihinde e- fatura geldiğinde haberdar olduğunu, davaya konu dosyaya sunulmuş 25/08/2020 ve 10/09/2020 tarihli sözleşmelerin dava dışı ... isimli firma tarafından düzenlendiğini, yetkilisinin de ... olduğunu, bu hususla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı hazırlık soruşturmasının yapıldığını ve bahse konu şahsa ön ödeme teklif edildiğini, şüphelinin ön ödemeyi yapması sonucunda da dosyanın kapatıldığını, 149 adet faturalı hattın ödenmeyen iki yıllık fatura bedelleri için davacının icra takibi ikame ettiğini, her ay yeni bir fatura tahakkuk ettiği için yapılan icra takiplerinin ardı arkasının kesilmediğini, bahse konu Savcılık dosyasının içeriğindeki belgeler ve aldırılan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere anılan 149 adet faturalı hattın davalı şirketin bilgi ve rızası dışında başka şahıslar tarafından açıldığını, gelinen noktada dava konusu aboneliklerin gerçek anlamda davalıya ait olup olmadığı, sözleşmelerdeki imzaların davalıya ait bulunup bulunmadığı hususlarının yerel mahkemece incelenmediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355. Maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; Dava; telefon aboneliğinden kaynaklı fatura alacaklarının tahsili için başlatılmış icra takibine yönelik davalının itirazının iptali istemlidir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; " davalının abonelik sözleşmesinden ve dolayısıyla fatura bedelinden sorumlu olduğu, davalının tacir olması sebebiyle basiretli işadamı gibi davranma ödevi mevcut olup, bu kapsamda davacı şirket ile aralarında düzenlenen 10/09/2020 tarihli sözleşme hükümlerinin davalıyı bağladığı, protokolde hüküm altına alınan borç miktarının davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığı, hüküm kurmaya elverişli yeterlilikte ve mahiyette olan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davanın kabulüne ve Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı doğrultusunda davacı yararına hükmolunan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerektiği" yönündeki gerekçeyle; "davanın kabulü ile; davalının, Antalya Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi’nin ... MTS numaralı dosyasına yaptığı İtirazın iptali ile; takibin 41.108,93-TL asıl alacak, 5.521,08-TL işlemiş faiz, 412,27-TL faizsiz alacak, 4,24-TL masraf olmak üzere 47.046,52-TL toplam alacak üzerinden takibin aynen devamına, hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki 8.304,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiş, karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili;taraflar arasında telefon aboneliğine ilişkin kurumsal sözleşmenin akdedildiğini ve abonelikten kaynaklı fatura borçlarının davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek fatura alacağının tahsili amaçlı başlatılmış icra takibine yönelik davalının itirazının iptalini istemiştir. Davalı; davaya cevap vermeyerek davayı inkar etmiş sayılmıştır. Davacının ilamsız takibe konu alacağını ispatla yükümlü olduğu her türlü tartışmadan uzaktır.Davacı tarafın, takip konusu alacağını dosyaya sunduğu belgelere göre davalı şirketin yetkilisi olduğundan bahisle ... tarafından imzalandığı söylenen 10/09/2020 tarihli kurumsal tip abonelik sözleşmesi ve aynı tarihli toplu aktivasyon bilgi formu ile Kasım 2020-Mart 2021 dönemini kapsar 5 adet faturaya dayandırdığı görülmüştür. Davacının abonelik sözleşmesi ile toplu aktivasyon bilgi formuna dayanması ve davanın davalı tarafından inkar edilmiş olmasına göre davalı şirket yetkilisinin abonelik sözleşmesi ve bahsi geçen belgeye karşı isticvabının sağlanarak belge altındaki imzanın tarafına ait olup olmadığı hususunda beyanları alınması gerekirken mahkemece bu yönde işlem yapılmadığı ,eksik tahkikata dayalı hatalı karar verildiği anlaşılmıştır. Gelinen aşamada istinaf dilekçesi ile birlikte davalı taraf, sözleşme altındaki imzaları inkar ederek aboneliklerin davacı şirket bayisince sahte olarak oluşturulduğunu bildirmiş, dava konusu aboneliklerle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca ... sayılı hazırlık soruşturmasının yürütüldüğünü ifade etmiştir. Bahsi geçen hazırlık soruşturmasının dairemizce inceleme izni istenerek tetkiki neticesinde ; davalı şirket yetkilisinin Savcılık nezdinde şikayetçi olması üzerine başlatılan hazırlık soruşturması nedeniyle taraflar arasında akdedildiği söylenen 25/08/2020 tarihli kurumsal tip abonelik sözleşmesi ve ekinde 73 adet GSM hattı için düzenlenmiş toplu aktivasyon bilgi formu ile 10/09/2020 tarihli kurumsal tip abonelik sözleşmesi ve ekinde 76 adet GSM hattı için düzenlenmiş aynı tarihli toplu aktivasyon bilgi formu üzerinde Jandarma Genel Komutanlığı Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği marifetiyle imza incelemesi yaptırıldığı, alınan uzmanlık raporunda bahsi geçen abonelik sözleşmeleri ile aktivasyon bilgi formları altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, bu nedenle sözleşmeleri düzenleyen davacı şirketin bayisi olan firma yetkilisine şüpheli sıfatıyla ön öneme tebliğ yapıldığı, şüphelinin ön ödeme önerisine uyması sebebiyle de hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davalının itirazının Ankara 5.Sulh Ceza Hakimliğince reddedildiği anlaşılmaktadır. Buna göre; takip konusu fatura alacaklarına esas alınan telefon aboneliğine ilişkin sözleşme ve ilgili aktivasyon belgesi altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının belirlenmesi karşısında davacının davasını ispatlayamadığı ,bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır, Bu yapılan açıklamalar ışığında;mahkemenin yanılgısının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nun 353/1.b-2.maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak " davanın reddine " şeklinde yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; I-Davalı vekilinin İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜNE, II-HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2023 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILARAK, ESAS HAKKINDA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 803,44 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 71,44 TL'nin davacıya talep halinde iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı yargılama aşamasında kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.560,00 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 11/11/2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile davalı adına yazılan 3.970,30 TL harç tahsil müzekkeresinin işlem yapılmaksızın ilk derece mahkemesince geri istenmesine, tahsili durumunda makbuz ibraz edildiğinde yatıran tarafa iadesine, III-İstinaf yargılaması yönünden 1-İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde davalıya ilk derece mahkemesince iadesine , 2-İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad kaydedilmesine, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 350,00 TL yargılama giderinin ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 1.519,40 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 10/04/2026 ...