T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/172 - 2026/565 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/172 KARAR NO : 2026/565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :05/11/2024 NUMARASI :2024/139 Esas - 2024/626 Karar DAVACI :.. VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR :1-... 2-... VEKİ…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/172 - 2026/565 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/172 KARAR NO : 2026/565 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :05/11/2024 NUMARASI :2024/139 Esas - 2024/626 Karar DAVACI :.. VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR :1-... 2-... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Rücuen Tazminat DAVA TARİHİ :29/02/2024 KARAR TARİHİ :17/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ :17/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale ile hizmet alımı yaptığını, davacı Genel Müdürlüğe bağlı, Adapazarı 5. Bölge Müdürlüğü ile davalı CMG Özel Güvenlik-Bakartaş Özel Güvenlik Hizmetleri İş Ortaklığı arasında muhtelif tarihlerde hizmet alımına dair imzalanan sözleşmeler ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında Güvenlik Hizmetleri işlerinin anılan firmaya verildiğini, davalı firma tarafından yatırılan damga vergisinin Vergi Dairesinden talep edildiğini, Vergi Dairesi tarafından dava konusu damga vergileri davalı şirkete iade edildiğini, sonrasında Vergi Dairesi tarafından davacıya vergi/ceza ihbarnamesi gönderilerek iade ettikleri damga vergisi tutarlarını davacıdan istendiğini ancak davalı şirket ile imzalanan hizmet alımı sözleşmelerinin hükümleri gereğince karar pulu damga vergisi yükümlülüğü davalı şirkete ait olduğunu, nitekim davalı şirket ile imzalanan sözleşmelerin 7. maddesinde her türlü vergiden davalı şirketin sorumlu olduğunun açıkça belirlendiğini, davacının ödenmek zorunda kalınan damga vergilerinin davalı şirkete rücu edilerek davacıya ödenmesi gerektiğini, sözleşme gereğince damga vergisi yükümlüğünün davalı şirkete ait olduğu açık olduğundan sözleşme gereği bu bedelin davacıya ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 92.525,17-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere yasal mevzuat kapsamında mükerrer ödenen vergiler sebebiyle vergi dairesine yersiz ödenen mükerrer paranın vergi dairesinden iadesi yönünde davalı firmalarca yapılan başvuru üzerine dava dışı vergi dairesi davalı firmaları haklı bularak fazladan yapılan ödemelerin iadesine karar verdiğini, akabinde dava dışı vergi dairesince davacı kurum aleyhine uygulanan vergi ziyası cezaları neticesinde taraflar arasında görülen davaların neticesi davalı firmaları ilgilendirmediği gibi kesinleşen mahkeme kararları davalı firmaların hukuki sorumluluğunu işaret eden bir mahiyette olmadığını, bu nedenlerden de anlaşılacağı üzere açık sözleşme ve kanun hükümleri karşısında ikame edilen haksız dava ve taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Açılan davanın arabuluculuk dava şartından kaynaklı usulden REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin arabuluculuğun taraf ehliyeti olmayan iş ortaklığına karşı yapılmış olması gerekçesiyle iş bu davayı dava şartı yokluğundan red etmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira iş ortaklığının ortakları olan şöz konusu şirketlerin ayrı ayrı Avukat ... tarafından temsil edildiğini, tarafların hak ve menfaatlerinin korunduğunu, diğer yandan yerel mahkemenin bu kararının usul ekonomisine de uygun bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2024 tarih, 2024/139 Esas - 2024/626 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; rücuen tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK 620/1. madde). Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı belirtilmişse çoğunluk, ortak sayısına göre belirlenir (TBK 624. madde). Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar (TBK 638. madde). Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK 701. madde). Elbirliği mülkiyetinde, ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz. Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir. Bu korumadan bütün ortaklar yararlanır (TMK 702. madde). Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder (HMK 60/1). Somut olayda; davacı tarafça davanın “CMG Özel Güvenlik-Bakartaş Özel Güvenlik Hizmetleri İş Ortaklığı” aleyhine açıldığı, dosyaya adi ortaklığı oluşturan CMG Özel Güvenlik ve Koruma Hiz. A.Ş vekili ve Bakartaş Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili olarak Av. ... tarafından ayrı ayrı vekaletname sunulduğu görülmüştür. Davacı tarafça davadan önce dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunda da davalı adi ortaklığı temsilen aynı avukat Av. ...'ın arabuluculuk görüşmelerine katıldığı görülmekle arabuluculuğun amacının hasıl olduğu anlaşılmıştır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği ve dolayısıyla taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Adi ortaklığı oluşturan gerçek kişi ve tüzel kişilerin ayrı ayrı davalı olarak gösterilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gereklidir. Eldeki davada, davalı tarafın yanlış gösterilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/4. maddesi uyarınca, kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmakta olup davadan önce arabuluculuğa ilişkin dava şartı da tamamlandığı anlaşıldığından Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesi ve duruşma gününün iş ortaklığını oluşturan gerçek kişi ve tüzel kişiye tebliğ edilmek suretiyle husumetin yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması ve tarafların bildireceği deliller toplandıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmesidir.(Yargıtay 22 HD'nin 2016/30144 Esas ve 2020/3450 Karar sayılı kararı) Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4-6 maddelri gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2024 tarih, 2024/139 Esas ve 2024/626 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.17/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*