9. Hukuk Dairesi 2026/556 E. , 2026/1182 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/133 E., 2025/414 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava …
9. Hukuk Dairesi 2026/556 E. , 2026/1182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/133 E., 2025/414 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.2018-07.05.2020 tarihleri arasında demirci ustası olarak davalıya ait Kuveyt'te bulunan şantiyesinde çalıştığını, son ücretinin net 473,00 Kuveyt dinarı olduğunu, aylık ücretle çalışmasına rağmen, raporlu olduğu günler, tatil günleri ve çalışılmayan hafta tatili günleri ücretlerinin ödenmediğini, davacının iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, yol ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Kuveyt mahkemelerinin yetkili olduğunu, iş sözleşmesinin istifa nedeniyle sona erdiğini, davacının kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazanmadığını, fazla çalışmaların bordroya yansıtılarak ödendiğini, davacının haftada bir gün izin kullandığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması hâlinde bordrolarda gösterilerek ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli kararıyla; iş sözleşmesinin işverence haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğinin kabul edildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının ispat edildiği, rapordaki hesaplama uyarınca %30 oranında uygun indirim yapılarak söz konusu alacakların kabulüne karar verildiği, davacının hak kazandığı yıllık ücretli izin alacağına karşılık işveren tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye yıllık ücretli izin alacağı kalmadığı anlaşıldığından yıllık ücretli izin alacağının reddi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.07.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacıya ait dilekçe içeriği ile dinlenen tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacının, pandemi dönemi koşullarında davalıya ait Kuveyt'te bulunan işyerinde çalışmayı sürdürmesinin sağlığını tehlikeye atacak boyutlara ulaşması sebebiyle çalıştığı ülke mevzuatı uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin anlaşıldığı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği sabit olan davacı lehine kıdem tazminatı alacağına hükmedilmesinin isabetli olduğu, diğer taraftan haklı olsa da iş sözleşmesini fesheden taraf ihbar tazminatı talep edemeyeceğinden davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda beyanlarına dayanılan davacı tanıklarının, davalı aleyhine açtıkları davalarının olması ve davacının Kuveyt işyerinde çalıştığı hususları dikkate alındığında; davacının Kuveyt İş Kanunu'na göre ulusal bayram ve genel tatil olarak kabul edilen günlerde çalışmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddi gerektiği, belirlenen fazla çalışma miktarından önce uygun bir indirim yapılıp ardından ödenen miktarın mahsup işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılamada;Yargıtay bozma kararında açıklanan ilkelere uyulmak suretiyle rapor hazırlanması için bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi ek raporundaki fazla çalışma ücreti alacağı hesabının bozma kararında açıklanan hususlar dikkate alınarak yapılması sebebiyle ek rapor doğrultusunda fazla çalışma ücreti alacağının kabulüne karar verildiği, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma kararında açıklandığı şekilde ihbar tazminatı talebinin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddine karar verildiği gerekçeleriyle hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleşen kısımları tekrar edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Matbu ve işçinin gerçek iradesini ihtiva etmeyen istifa dilekçesi doğrultusunda ihbar tazminatının reddinin hukuka aykırı olduğunu, b. Fazla çalışma alacağı Kuveyt İş Kanunu'na göre hesaplandığından indirim uygulanamayacağını, c. Davalı lehine vekâlet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu, d. Davacının ücretinin tespitinde istinaf içtihatlarının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, b. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, c. Davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığını d. Davacının bakiye ücret alacağının bulunmadığını, e. Davacının yol ücreti alacağı olduğunu ispatlayamadığını, f. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığına ve fazla çalışma ücreti alacağının hesabına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.