T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1414 KARAR NO : 2026/419 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...../.... Esas -....../..... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (.... İcra Müdürlüğü ..../..... Esas sayılı icra takibine vaki) DAVA TARİHİ : KARA…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1414 KARAR NO : 2026/419 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...../.... Esas -....../..... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (.... İcra Müdürlüğü ..../..... Esas sayılı icra takibine vaki) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen "davanın usûlden reddine" dair karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ: Davacı vekili .......... tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; Davalı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, ........ İcra Dairesinin ......./.... esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı cari hesap alacağı uyarınca davalı şirkete icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak ......... tarihinde borca ve fer'ilerine itiraz edilerek takip durdurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, muavin defter ve cari hesap kaydından görüleceği üzere davalı şirkete ..........TL tutarlı, ....... tarihli ......... numaralı fatura kesildiğini, davalı şirket fatura ödenmeyerek faturadaki fiyatların hatalı yazıldığı iddiasıyla .......... numaralı iade faturası kesildiğini, davacı tarafından ....... tarihinde ......... numaralı .......... numaralı faturanın aynısı yeniden kesilerek davalıya gönderildiğini, faturaya konu malların teslimi için varan koçum kargo .......... tarihinde siparişe konu malları ambara verdiğine ilişkin evraklar sunulduğunu, malların tesliminden aylar sonra ......... tarihinde ....... TL bedelli Fiyat Farkı adı altında .......... numaralı bir alış faturası gönderildiğini, neye dayalı olarak kesildiğini bilmediklerinden fiyat farkına ilişkin bir anlaşma olmaması nedeniyle faturaya karşı ............. tarihinde alış iade faturası kesildiğini, ticari defterler incelendiğinde davalı takip borçlusunu haksız ve kötü niyetli olarak süreci uzattığı görüleceğini ileri sürerek, davalının ........... İcra Müdürlüğünün ....../...... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. B) DAVALININ SAVUNMASI: Davalı vekili cevabında; dava konusu icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, yetkili icra dairesinin Karşıyaka icra dairesi olduğunu, takipte yetkiye de itiraz ettiklerini, davalı müvekkili şirket, dava konusu edilen faturalarda belirtilen dönemlerde davacıdan fatura tutarında herhangi bir hizmet almadığını, tarafların belirli bir mal satışı üzerinde anlaştıklarını ancak davacı bedelin çok üstünde fatura düzenlediğini, davalıdan iade faturası kesilmesi gerektiğini söylediğini, iade faturası düzenlendikten sonra kötü niyetli bir şekilde alacaklı oldunu iddia ederek icra takibi başlattığını, borca dayanak gösterilen faturalarda davalının imzası bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş ve davalının takip konusu alacağın^%20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep etmiştir. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... tarih ve E...../......, K..../...... sayılı kararı ile; 'taraflar arasındaki uyuşmazlığın fatura alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkara tazminatı istemine ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta genel yetki kurallarının uygulama alanı bulacağı, davalının ticaret sicilinde kayıtlı adresinin "..........." adresi olduğu ve yetkili icra müdürlüğünün ............ İcra Müdürlükleri olduğu, yetkili icra dairesinde yapılan bir takip bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usûlden reddi gerektiği' gerekçesi ile, "Dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine" dair karar verilmiştir. D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; Taraflar arasında akdi ilişkinin mevcut olduğunun, bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, uyuşmazlığın para alacağına ilişkin olduğundan TBK 89 gereği para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden davacının şirket merkezinin bulunduğu Hayrabolu icra daireleri ve ....... mahkemelerinin yetkili olduğunu, mahkemenin usûlden ret kararına gerekçe olarak gösterdiği yargıtay kararları ile gerekçesi uyuşmadığını, mahkemenin ön inceleme duruşmasında kendisini yetkili kabul ederek yargılamaya sonuna kadar devam ederek bilirkişi raporları aldırılmış iken, karar aşamasında usûl ekonomisi ilkesini göz ardı ederek verdiği usûlden ret kararının yerinde olmaıdğını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. E) DELİLLER: ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E......./....., K.../..... sayılı dosyası kapsamı F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, cari hesaba ve faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın (icra dairesinin ve yetkisine ve borca yönelik itirazın) iptali talebine ilişkindir. Mahkemece, 'taraflar arasındaki uyuşmazlığın fatura alacağına ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkara tazminatı istemine ilişkin olduğu, somut uyuşmazlıkta genel yetki kurallarının uygulama alanı bulacağı, davalının ticaret sicilinde kayıtlı adresinin "............" adresi olduğu, buna göre yetkili icra müdürlüğünün ........ İcra Müdürlükleri olduğu, yetkili icra dairesinde yapılan bir takip bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usûlden reddi gerektiği' gerekçesi ile, "Dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usûlden reddine" karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında tarafların adreslerinin ve davacı vekilinin adresinin yazılmaması, yine dava "itirazın iptali"ne ilişkin olduğu hâlde karar başlığında dava konusunun itirazın iptali davası olduğunun belirtilmemiş olması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. Eldeki itirazın iptali davasının konusu .......... İcra Müdürlüğünün ....../....... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, Takip alacaklısı davacı tarafından, takip borçlusu davalı aleyhine ......... TL (.......... tarihli fatura asıl alacağı) ile .......... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam .......... TL alacağın tahsili istemi ile ....... tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, örn 7 ödeme emrinin takip borçlusu davalıya .......... tarihinde tebliğ edildiği, takip borçlusu adına vekilinin ......... tarihinde sunduğu itiraz dilekeçsinde; 'yetkili icra müdürlüğünün müvekkili şirketin ikamet adresi "........." olması nedeniyle .......... İcra Müdürlükleri olduğunu, müvekkilinin alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını' belirterek, icra dairesinin yetkisine, borca, faize, ferilere itirazlarını ifade ettiği, takip borçlusunun itiraz dilekçesi takip alacaklısı davacıya tebliğ edilmediğinden İİK 67/1 de öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde olmak üzere .......... tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun (İİK) 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir.(........, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223) Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Öte yandan, itirazın iptali davasının görülebilmesi için usûlüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usûlen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hâllerde, öncelikle, bu itiraz usûlünce incelenerek sonuçlandırılması gerekmektedir. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi, 2004 sayılı İİK'nin 50. maddesinin yollaması ile HMK'nun genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nin 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı Kanun’un 10. maddesinde ise; sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Yine takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 89. maddesi uyarınca kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir (Yargıtay HGK, 25/04/2018, E. 2017/19-902, K. 2018/973) Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemenin (icra dairesinin) hangi yer mahkemesi (icra dairesi) olduğunu açıklamak zorundadır. Yetki itirazının incelemesi neticesi mahkeme yetkili olduğuna karar verirse borçlunun icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilerek uyuşmazlığın esastan incelenmesine geçilecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceleme neticesi takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise “Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın usûlden reddine” karar verecektir. Somut olayda, davacı takip alacaklısı takip konusu alacağını cari hesap ilişkisinden doğan faturaya dayandırmıştır. Davacı takip alacaklısı takipte borç sebebini açıkça ".......... tarihli cari hesaba dayalı fatura alacağı" olarak ifade etmiş ve dayanak belge olarak da davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna hitaben düzenlenen ........ tarih ve .......... nolu, .......... TL tutarlı faturaya dayanmıştır. Davalı takip borçlusu aradaki cari ilişkiyi inkâr etmemiş, davacının düzenlemiş olduğu fatura miktarı kadar mal alımının söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Buna göre, taraflar arasındaki cari ilişki kapsamında düzenlenen faturaya dayalı alacak talebi söz konusu olduğundan TBK'nin 89 maddesi kapsamında davacı takip alacaklısının yerleşim yeri olan ............. İcra Dairesi olup, davalı takip borçlusunun ........ icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir. Buna göre, Mahkemece, takip davalı takip boçlusunun icra dairesinin yetkisine itirazının reddi ile, boca ve ferilere itirazının esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davacı yanın istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, kamu düzenine ilişkin açıklanan nedenle kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-) Kaldırma nedenine göre, davacı yanın sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-) İstinaf eden davacıdan peşin olarak alınan istinaf karar ilam harcının talebi hâlinde iadesine, 4-) İstinaf eden davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-) Dairemiz kararının taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan E-İmza Üye E-İmza Üye E-İmza Katip E-İmza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*