9. Hukuk Dairesi 2009/49887 E. , 2010/2697 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünü…
**9. Hukuk Dairesi 2009/49887 E. , 2010/2697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendika üyesi olması ve greve katılması nedeni ile feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. Maddesi uyarınca belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin “bir süredir işyerinde huzursuzluk çıkarmaya yönelik kasdi davranışlarda bulunması, şirket yöneticilerinin ıslıkla protesto edilmesi, yöneticiler aleyhine slogan atılması, yemekhanede bildiri dağıtılması, servis araçlarının önünün kesilmesi eylemleri içine girdiğinin tespit edilmesi nedeni ile haklı olarak feshedildiğini, davacının tutanaklara göre diğer sendika üyeleri ile birlikte eylem yaptığı konusunda, tutanak ve kamera kayıtlarının bulunduğunu davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece haklı ve geçerli nedenle feshi ispat yükü kendisinde olan davalı işverenin davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini kanıtlayamadığı, aksine tüm dosya kapsamına göre feshin davacının sendikaya üye olması nedeni ile yapıldığının anlaşıldığı, bu nedenle herhangi bir araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Önemle belirtmek gerekir ki, Anayasanın 141. maddesinde, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı açıklanmış, aynı zorunluluk HUMK.nun 388. maddesinde de düzenleme altına alınmıştır. Anılan yasal düzenlemede yargıcın, uyuşmazlık konusu olan olay hakkında tüm kanıtları toplaması, tartışması, bu kanıtlardan hangilerine değer vermediğinin nedeni, hangilerini üstün tuttuğunun dayanaklarını değerlendirdikten sonra bir sonuca varmasının zorunlu ve gerekli olduğu vurgulanmıştır. Böyle bir yöntemin izlenmesi durumunda ancak kararın gerekçeli olduğunun kabul edilebileceği sonucuna varılabilir. Hükmü kuran yargıcın böyle bir yöntemi izlemesi halinde maddi olgularla hüküm fıkrası arasında bir bağlantı kurulmuş olabilecektir. Ayrıca gerekçe sayesinde kararın doğruluğu denetlenmiş ve davanın yanları tatmin ve inandırılmış olacaktır. Tüm bunlardan başka ve en önemlisi adil bir yargılamanın yapıldığı sonucuna varılacaktır. (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).