Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendikanın başvurusu üzerine 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 42. maddesi gereğince müvekkili Şirkette çalışanların yarısından fazlasının davalı Sendikaya üye olduğu ve çoğunluk sağlandığı gerekçesi ile davalı Bakanlıkça işyeri toplu iş sözleşmesi için olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, bu yazının müvekkili Şirket tarafından 10.04.2023 tarihinde tebellüğ edildiğini, ancak işyerinde davalı Sendikanın yarıdan
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendikanın başvurusu üzerine 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 42. maddesi gereğince müvekkili Şirkette çalışanların yarısından fazlasının davalı Sendikaya üye olduğu ve çoğunluk sağlandığı gerekçesi ile davalı Bakanlıkça işyeri toplu iş sözleşmesi için olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, bu yazının müvekkili Şirket tarafından 10.04.2023 tarihinde tebellüğ edildiğini, ancak işyerinde davalı Sendikanın yarıdan fazla çoğunluğu bulunmadığını, işyerinde 2023 yılı Mart ayında 2 işçinin istifa ettiğini, 4 işçinin emeklilik nedeniyle ile işten çıkışının yapıldığını, 8 işçinin sendika üyeliğinden çekildiğini, 5 işçinin işe başladığını, bu nedenle işyerinde çalışan işçi sayısının davalı Bakanlığın tespitinin aksine 110 olduğunu, yine üyelikten çekilen işçiler dikkate alındığında davalı Sendikanın üye sayısının 49 olduğunu ileri sürerek Bakanlığın 04.04.2023 tarihli ve 238377 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.