T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/859 KARAR NO : 2026/282 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkilinin Tasfiye Halinde ---- Şirketini hasım göstererek ----. Asiye Hukuk Mahkemesinde ----- esas sayılı dosyasında devre mülk satış vaadi sözleşmesi kapsamında hizmetlerin yerin…
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/859 KARAR NO : 2026/282 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; müvekkilinin Tasfiye Halinde ---- Şirketini hasım göstererek ----. Asiye Hukuk Mahkemesinde ----- esas sayılı dosyasında devre mülk satış vaadi sözleşmesi kapsamında hizmetlerin yerine getirilememesi sebebiyle sözleşmenin iptali, sözleşmenin devamı niteliğindeki tapunun iptali ve sözleşme nedeniyle ödemiş olduğu bedellerin iadesi istemiyle dava açtığını, yapılan yargılama sürecinde tapunun ...nden devralındığını ve bu devir nedeniyle şirkete ödemeler yapıldığının tespit edildiğini, ancak şirket tasfiye halinde olduğu için Ticaret Sicil Müdürlüğünden kaydının silindiğini belirterek ...nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi özetle ; müvekkili müdürlüğün tescil taleplerini ilgili Yasa'nın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, bu hususun T.T.K.'nun 32. maddesinde ifade edildiğini,Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle müvekkili yönünden davanın reddini, aksi halde müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Memuru ... dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap sunulmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava; hukuki niteliği itibari ile ticaret sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ---- Şirketi' 'nin yeniden tüzel kişilik kazandırılmak suretiyle sicile ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı olarak --- Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... hasım gösterilmek suretiyle, Tasfiye halinde ----Şirketini----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı dava dosyasından aleyhinde tapu iptal ve sözleşme nedeniyle ödenmiş bulunan bedellerin iadesi konusunda dava açıldığını, şirketin terkin edilmiş bulunması nedeniyle ihya kararı verilmesi isteğinde bulunulduğu, Mahkememizce verilen 25.09.2025 tarihli tensip ara kararı gereğince ----.Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı dava dosyasının celp ve incelenmesinde, davacısının ..., davalısının Tasfiye Halinde ------ Şirketi bulunduğu, Mahkememizce verilen 04.02.2026 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekiline , dava dilekçesini açıklaması, ihyasını talep ettiği şirket ile -----Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkiyi açıklamak için iki haftalık kesin süre verildiği, Davacı vekili tarafından sunulan 16.02.2026 tarihli dilekçesi ile -----Asliye Hukuk Mahkemesi ---- esas sayılı dosyasında davalı taraf olarak ----- gösterildiğini, ancak ----- şirketi taraf olarak bulunmasa da dosya kapsamında , tapu devrini yapan ve müvekkilinin bu nedenle ödemeler yaptığı şirket olduğundan, halihazırda terkin edilmiş , tasfiye halinde ------- Şirketi ne karşı birleştirme talepli dava açabilmemiz için öncelikle ihya davası açmış bulunduklarının ifade edildiği, HMK.nun 115 nci madde hükümlerinde, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.HMK.nun 114/h madde hükümlerinde , davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak belirtilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.02.2012 gün ve ---- Esas, ------ Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere,uyuşmazlığın çözümü için öncelikle hukuk yargılamasının amacı ve davada menfaat (hukuki yarar) kavramları hakkında açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır.Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemeden hukuksal korunma istemi ile bir davanın açılabilmesi için davacının bu davayı açmakta (veya mahkemeden hukuksal korunma istemekte) bir çıkarının bulunmasıdır.Davacının dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalı ve davacı mahkemeyi gereksiz yere uğraştırmamalıdır. -----Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez ----- Davacı tarafından ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı dava dosyasında, ihyası istenilen şirketin taraf bulunmadığı, davacının iş bu davada ileride açılacak dava yönünden ihya kararı verilmesi talebinde bulunduğu, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesinin ---- esas, ---- karar sayılı olup, Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin --- esas, ----- karar sayılı ilamı ile onanan kararı uyarınca ileride açılacak soyut ve belirsiz davalar için ihya kararı verilemeyeceğinden, davacının dava tarihi itibariyle iş bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığı belirlendiğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştınr. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : 1-Hukuki yarar yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HARÇLAR Alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının 615,40 TL'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan geriye kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ... Sicil Memurluğu vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, b-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.