9. Hukuk Dairesi 2018/5470 E. , 2018/20239 K. MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi : A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; HMK’nın 353/1-b-2.…
**9. Hukuk Dairesi 2018/5470 E. , 2018/20239 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi : A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ... 15. İş Mahkemesinin 2016/564 E. - 2017/323 K. sayılı kararının kaldırılmasına, B- Davanın kabulü ile; feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar vermiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A)Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 2014 yılından beri Kaptan Pilot olarak görev aldığını, müvekkilinin davalı işyerinde çalışmakta iken, 14-16 Temmuz aralığında ...’dan başlayıp, ...’da bitmek üzere, birden fazla layover ve deadhead (pilot olarak görevli olmadan, sadece yolcu olarak uçtuğu uçuş anlamındadır) uçuşlardan oluşan bir uçuş programında görevlendirildiğini, müvekkilinin 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği gece Cidde havaalanından havalandığı ve Konya Havaalanına indiğini, müvekkilinin uçağı Konya Havaalanına indirerek görevini başarı ile tamamladığını, ancak uçak Konya Havaalanına inmeden önce darbe girişimi başlamış olup, ... Havaalanının birtakım kişiler tarafından ele geçirildiğini ve uçuşların durdurulduğunu, görevini tamamlayıp dinlenmek üzere uçuş ekibi ile otele gitmek üzere iken, eşinden telefon alan müvekkilinin, eşinden Türkiye’de darbe girişimi olduğunu öğrendiğini, aslen Yunanistan vatandaşı olan müvekkilinin, eşi ve çocuklarının Yunanistan’da yaşadığını, müvekkilinin eşi panik halinde müvekkiline, televizyonda gördüğü kadarı ile Türkiye’de darbe olduğunu, ülkenin karıştığını, insanların birbirini vurduğunu ifade ederek ivedi bir şekilde Yunanistan’a dönmesini istediğini, müvekkilinin Türkiye’nin durumu hakkında esaslı bilgiye sahip olmaması, tüm ailesinin Yunanistan’da olması, programındaki uçuş görevini de tamamlamış olması neticesinde ertesi günkü gerçekleşmesi planlanan (yani müvekkilin görevli olmaksızın, yolcu olarak katılacağı ve esasen yalnızca müvekkilin izinli olduğu dönem öncesinde ...’a dönmesini sağlayacak olan) uçuşa katılmayarak 15 Temmuz gecesi Yunanistan’a geri döndüğünü, söz konusu olaya ilişkin davalı işverenin müvekkiline 26 Temmuz günü e-posta göndererek, 15 Temmuz gecesi Konya’da kalıp dinlenmesi ve ertesi gün “deadhead” olarak tabir edilen pilot olarak görevli olmadan sadece yolcu olarak ...’a dönmesi gerekirken dönmemesi sebebi ile konuya ilişkin açıklamalarını talep ettiğini, müvekkilinin savunmasında 15 Temmuz 2016 gecesi Konya Havaalanına gerçekleşen uçuşu tamamladıktan sonra, kötü bir psikolojik durumda olan eşinin aradığını, Türkiye’de askeri güçler tarafından darbe yapıldığını, sınırların kapatıldığını ve CNN ile BBC haber kanallarına göre ... Havaalanlarından uçuş gerçekleştirilmediğini ifade ettiğini, ağlayarak ...’da sokaklarda insanların vurulduğunu söylediğini belirttiğini, eşinin psikolojik durumundan ve anlattıklarından etkilenen müvekkilinin, savunmasında da belirttiği üzere kendi can güvenliğinden ve sürecin devamında neler olacağını bilmemesinin verdiği korku, ... Havaalanının kapalı olması ve bir daha ne zaman açılacağının belli olmaması gerekçeleri ile bir an önce ülkesine dönmek için yollar aradığını, 15 Temmuz 2016 gecesi zor da olsa ülkesine dönmeyi başaran müvekkilini davalı işverenin “görevini yerine getirmediği” iddia edilerek Disiplin Kuruluna sevk ettiğini ve Disiplin Kurulunda karar doğrultusunda iş akdinin feshedildiğini, müvekkilinin iş akdi, İş Kanunu ve 25. Dönem toplu iş sözleşmesine aykırı olarak alınan disiplin kurulu kararı ile feshedildiğini, müvekkiline tebliğ edilen fesih bildiriminde, iş akdinin 25/II-h maddesi uyarınca alınan Disiplin Kurulu kararının genel müdürlük tarafından onaylanması neticesinde feshedildiğinin ileri sürüldüğünü, ancak asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile u disiplin kurulu kararının, İş Kanunu ve Toplu İş Sözleşmesinin ilgili maddelerine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin iş akdi feshedilirken feshe dayanak gösterilen Disiplin Kurulu kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin iş akdinin süresi içerisinde feshedilmediğini, 15.07.2015 tarihinde gerçekleşen olay sebebi ile müvekkilden 26 Temmuz 2016 tarihinde açıklama talep edildiği, daha sonra müvekkilin iş akdinin 15 Ağustos 2016 tarihinde feshedildiğini, davalı işverenin, tamamen kötü niyetli ve mesnetsiz bir şekilde yaşanan olağanüstü durumu, koruması ve özen göstermesi gereken çalışanının psikolojik durumunu göz ardı ederek ve müvekkilinin zaten Konya’ya inmesini takiben aktif bir görevinin bulunmadığını dikkate almayarak müvekkilinin iş akdini feshettiğini, davalı işverenin, müvekkilinin iş akdini Konya’da dinlendikten sonra 16 Temmuz 2016 günü deadhead olarak planlanan Konya Havaalanından ... Havaalanına gerçekleşmesi planlanan uçuşa katılmayarak görevini yerine getirmediğini ileri sürerek feshettiğini, her ne kadar aybaşında belirlenen programda ...’a ilişkin söz konusu deadflight uçuş yer alsa da, yaşanan olağanüstü durum sebebi ile ...’a geri dönmesi planlanan ekip 16 Temmuz 2016 günü ...’a uçuş gerçekleştiremediğini, daha sonraki bir zaman geri döndüğünü, davalı işveren, çalışanın can güvenliğinden endişe etmesi gerekirken zaten yaşanan olağanüstü durum sebebi ile önceden belirlenen tarihte gerçekleşmeyen uçuşa katılmadığı için iş akdini feshettiğini, müvekkiline tebliğ edilen fesih bildiriminde, müvekkilin iş akdinin İş Kanunu madde 25/II-h uyarınca feshedildiği ifade edildiğini, söz konusu madde işçinin ısrarlı bir şekilde kendisine hatırlatıldığı halde görevini yapmaması halinde işverene tek taraflı olarak iş akdini feshetme imkanı veren bir madde olduğunu, ancak dava konusu olayda, davalı işyerinde iki yıldır çalışan bir pilot olan müvekkilinin, görevini yerine getirmemesi gibi bir durum hiçbir zaman söz konusu olmadığını, ülkemizde yaşanan olağanüstü bir durum sebebi ile müvekkilinin, pilot olarak görevli olmadığı, sadece ...’a döneceği uçuşa katılmadığını, davalı işverenin müvekkilinin iş akdini feshetmesinin müvekkilin davranışına orantısız bir ceza olup müvekkiline daha hafif bir ceza verilebilecekken iş akdinin feshedilmesinin feshin son çare olması ilkesine aykırılık teşkil ettiğini iddia ederek; feshin geçersizliğinin tespitini, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının 8 aylık ücreti tutarında belirlenmesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının teminat göstermesi gerektiğini, davacının Yunan uyruklu olup, dava dilekçesinde gösterilen adresin mutad meskeni olmadığı gibi vatandaşı bulunduğu Yunanistan ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasında teminat muafiyetine ilişkin yürürlükte olan bir anlaşmanın olup, olmadığının da belirsiz olduğunu, davalı ortaklıkça davacının hizmet akdinin iş yasasının 25/II-h maddesi ve 25. dönem toplu iş sözleşmesi gereğince haklı nedenle bildirimsiz olarak feshedildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, 20/10/2014 tarihinden itibaren uçaklarında kaptan pilot olarak görev yapan davacının 15/07/2016 tarihinde Cidde-Konya seferini tamamladıktan sonra Konya’da 24 saatlik istirahat ve 16/07/2017 tarihinde yani ertesi gün görevli pass yolcu olarak dönüşünün planlandığını, davacının Konya’da istirahatı başladıktan bir saat sonra bağlı bulunduğu davalı, müvekkil ortaklık A/330-340 TİP Müdürlüğüne haber vermeksizin ve izin almaksızın, kendi imkanı ile Konya’yı terk ettiği ve Marmaris’e gittiği, Marmaris’ten de bir şekilde Yunan Adalarına geçtiğinin tespit edildiğini, davacının bu şekilde 16/07/2016 tarihindeki uçuşuna katılmadığını ve izin almadan görev yerini terk etmesi sonucunda operasyonel aksaklığa neden olduğunu, görevli olduğu uçuşun bir başka ortaklık pilotu tarafından icra edildiğini, davalı ortaklığın 1000 civarında muhtelif ülke vatandaşı olan yabancı pilotları istihdam ettiğini, 15/07/2016 tarihinde ... ve ...’da yaşanan olaylara rağmen davacı haricinde hiçbirinin görev yerini, ikametgahlarını daha açık bir ifade ile Türkiye’yi terk etmediğini, zaman zaman bir takım operasyonel aksaklıklar olsa dahi davalı ortaklık nezdinde pilot olmanın verdiği bilinç ve sorumluluk duygusu ile göreve hazır beklediklerini, davacının daha önce de ortaklıkça planlanmış ve kendisine en az bir aydan önceden tebliğ edilmiş görevini yerine getirmemesinin, daha açık bir şekilde görevinden ve Türkiye’den kaçmasının İş Kanununun 25/II-h maddesi hükmü gereğince işveren bakımından hizmet sözleşmesinin haklı nedenle feshinin gerektiğini, bu nedenlerle davacının savunması talep edilerek konu disiplin kuruluna sevk edildiğini, davacının savunmasında pişman olduğunu, ikinci pilota haber vererek oteli terk ettiğini ikrar ettiğini, davacının görev yerini haber vermeksizin terk edip, başka bir ülkeye gitmesi eyleminin İş Kanununun 25/II-h maddesi hükmüne aykırı olduğundan disiplin kurulunun 05/08/2016 tarih ve 2016/34 sayılı kararı ile davacının işten çıkarılmasına karar verdiğini, bu kararın genel müdürlükçe 11/08/2016 tarihinde kesinleştiğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenlerle, HMK M. 84/1 mad. 88 gereğince davacının uygun teminat yatırmasını aksi takdirde davanın usulden reddini savunmuştur. C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince, davacı kendisine verilen Cidde- Konya seferinden sonra istirahata çekilip ertesi gün ...’a hareket etmesi gerekirken, hiç kimseye haber vermeksizin istirahat etmesi gereken oteli terk ederek Konya’dan Marmaris’e gittiği, oradan da Yunanistan’a geçtiği anlaşılmakta olup, davacının ertesi gün yolcu olarak Konya- ... uçağında bulunacak olması, 15 Temmuz olayları nedeni ile Konya havaalanının bir müddet kapalı kalması ve diğer olayların davacının görev yerini terk etmesini gerektirmeyeceği, her ne kadar davacının savunmalarında iş akdinin feshinin ağır bir sonuç olduğunu, davacının eyleminin herhangi bir aksaklığa neden olmadığını ileri sürmüş ise de; davacının izinli olmadığı bir zamanda işyerini terk etmesi nedeni ile davacının bu yöndeki savunmalarına bir değer verilmesinin mümkün olmadığı, dolayısı ile davacının izinsiz olarak Konya’da bulunduğu oteli terk etmesi ve Konya’dan Marmaris’e. Oradan da Yunanistan’a geçmesi nedeni ile iş akdinin Disiplin Kurulu kararı ile feshedilmesinin İş Yasasının 25/II-h maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D)İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E)İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf başvurusu sebeplerini; “ Davacının Konya'ya inmesinden sonra görevli olduğu bir sefer bulunmamaktadır. O gece eşinin Yunanistan'dan arayıp olayları haber vermesi ve derhal Yunanistan'a dönmesini istemesi üzerine kendi imkanları ile önce Marmaris'e oradan Yunanistan'a geçmiş olup, müvekkilin yaşadığı korku nedeniyle bu şekilde davrandığı göz ardı edilmiştir. Müvekkilin bir kez görevini yapmaması İş Kanununun 25/II-h maddesine uymamaktadır. Bu madde gereğince haklı fesih yapılması için görevi yapmamanın devamlılık arz etmesi gerekmektedir. Davalı işveren feshin son çare olması ilkesine uygun davranmamıştır. Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davamızın kabulüne karar verilmesi ” şeklinde belirtmiştir. F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, davacı işçi kendi durumunu değerlendirerek ciddi ve yakın bir tehlike içinde olduğunu düşünmüş ve buna uygun olarak madde hükmünde belirtilen usule uymaksızın işyerini ve tehlikeli bölgeyi terk ettiği, bu davranışı nedeniyle davacının iş akdinin feshi yasal çerçevede geçerli veya haklı bir fesih olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. G)Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur. H)Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut uyuşmazlıkta; dosyada yer alan 05.08.2016 tarihli toplantıda davalı işverenliğin disiplin kurulu tarafından 2016/ 34 numaralı kararda; Uçuş İşletme Başkanlığında sorumlu kaptan pilot olarak görev yapan ...’in 15 Temmuz 2016 tarihinde Konya’da istirahat süresinde iken istirahat başlamasını takiben bir saat sonra kendi imkanları ile Konya’yı terk ettiği ve Marmaris üzerinden Yunanistan’a geçtiği ünitesi tarafından tespit edilmiştir. Kaptan Pilot’un 15 Temmuz 2016 tarihli ...’a görev passı olarak uçuşu bulunmasına rağmen görev yerini terk etmesi ve operasyonel aksaklığa sebep olduğu ünitesi tarafından bildirildiği, üst makamlara ve amirlerine haber vermeksizin istirahat süresi içinde dahi olsa görev yerini terk etmesinin “ işten çıkarma cezası” ile tecziyesinin uygun olacağına karar verilmiştir. Davacı işçinin şahsi sicil dosyasında yer alan belgelerin incelenmesinde; davacının ...-Cidde-Konya-... uçuş planı doğrultusunda, Cidde’den Konya’ya uçuşunu tamamladıktan sonra uçuş ekibi ile birlikte istirahat etmek üzere otele yerleştiği, 15 Temmuz akşamı başlayan kalkışmayı öğrenmesinin ardından kendi amirlerine ve Uçuş İşletme Başkanlığına haber vermeksizin, izin almaksızın kendi isteği ile otelden ayrılarak önce Marmaris’e, buradan da Yunanistan’a geçiş yaptığı, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesindeki açıklamalarında Konya- ... uçuşunda davacı işçinin pilot olarak değil, yolcu olarak uçuş yapacağını ( dead-head uçuşu) ve ... Havayolu trafiğinin 1 hafta süreyle ulaşıma kapatıldığını belirtmiş ise de; davacı işçinin işverene olan bağlılığı gereği amirlerine haber verip, izin almak suretiyle görev yerini terk etmesi gerekirken, habersiz şekilde görev yerini olağan üstü şartlar dahi olsa terk etmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 25/ 2- e maddesi uyarınca haklı neden fesih nedeni olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1-... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi' nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davacının davalı aleyhine açtığı davanın REDDİNE, 3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 148 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi'’ne gönderilmesine, Kesin olarak 12/11/2018 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. (M) K A R Ş I OY Davacı, davalı ... Uçuş İşletme Başkanlığına bağlı sorumlu kaptan pilot olarak görev yapmakta olup, Yunan uyrukludur ve ailesi Yunanistan'da ikamet etmektedir. Davacının pilot olarak bulunduğu uçak ülkemizde yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gece Cidde Havaalanından havalanarak Konya Havaalanına inmiş ve davacı dinlenmek üzere otele geçmiştir. Yunanistanda yaşayan eşinin darbe girişimini duyduktan sonra kendisini panik ile arayarak olayı haber vermesi ve televizyon yayınlarından darbe, karışıklık ve ölüm olaylarının yaşandığını öğrenmiştir. Ailesinin ısrarlı davranışları ve ülkedeki gerilim ve yaşananlar karşısında hayatın olağan akışına uygun olarak can güvenliği kalmadığını düşünen davacı kendi imkanları ile ülkesine dönmüştür. Darbe gecesi yaşananlar davacının Yunan uyruklu oluşu ve ailesinin ısrarlı çağırmaları karşısında can güvenliği korkusu yaşayan davacının korunma içgüdüsü ile işveren davalıya haber vermeden ülkeyi terketmesi olağan olup, ciddi ve yakın tehlike içinde bulunduğunu düşünen davacının yasal prosedüre uymaksızın işyerini terketmesi geçerli ve haklı fesih nedeni sayılmaz. Bölge Adliye Mahkemesi'nin davacının işe iadesine ilişkin kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan dairemiz sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 12.11.2018