9. Hukuk Dairesi 2025/9640 E. , 2026/227 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/726 E., 2025/2198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/166 E., 2024/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor din…
9. Hukuk Dairesi 2025/9640 E. , 2026/227 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/726 E., 2025/2198 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/166 E., 2024/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... Devlet Hastanesinde ihale ile hizmet satın alınan değişen alt işverenler bünyesinde 12.09.2000 tarihinden itibaren mutfak personeli olarak çalışmakta iken 31.03.2023 tarihinde emeklilik sebebi ile iş sözleşmesini sona erdirdiğini, buna karşın asıl işveren Sağlık Bakanlığının davacının kıdem tazminatı ödenmesi talebini teknik şartnamede asıl işverenin kıdem tazminatından sorumlu olmayacağına yönelik hüküm bulunduğu gerekçesiyle reddettiğini, teknik şartnamelerde asıl işverenin kıdem tazminatı ödemelerinden sorumlu olmadığı, sadece alt yüklenicinin sorumlu tutulduğu belirtilmişse de 4857 sayılı İş Kanunu'nda kıdem tazminatı borcundan asıl işveren ve alt işverenin birlikte müteselsilen sorumlu olduklarının düzenlenmiş olduğundan Kanuna aykırı düzenlemenin geçerli sayılamayacağını, davacının kıdem tazminatına esas hizmet süresinin dönemlere ayrılmasının hatalı olduğunu ve eksik hesaplamaya neden olduğunu ileri sürerek davacının kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın kısmi veya belirsiz alacak davası türünde açılamayacağını, davalı İdare ile davacı arasında iş sözleşmesi kabul edilebilecek herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, bu nedenle Sağlık Bakanlığına husumet tevcih edilemeyeceğini, davacının ... Devlet Hastanesi personeli olmayıp ihale yolu ile yemekhane hizmetleri alımı yapılan yüklenici firmaların işçisi olduğunu, Bakanlığın ihale makamı olmakla asıl işveren sorumluluğunun bulunmadığını, davanın yüklenici firmalara ihbarı gerektiğini, davacıya bir kısım kıdem tazminatının dava dışı yükleniciler tarafından ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 12.09.2000-07.09.2004, 05.07.2005-30.08.2005, 03.07.2006-31.08.20 18... .04.2022-29.03.2023 tarihleri arasında olmak üzere toplamda 17... ay 25 gün asıl işveren olan davalı Bakanlığın ihale yolu ile hizmet satın aldığı alt işveren Şirketler nezdinde çalıştığı, davalı Bakanlığın asıl işveren olarak davacı taleplerinden sorumlu olduğu, davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacıya alt işveren Şirketler tarafından 24.06.2022 tarihinde "Kıdem Tazminatı Nisan-Mayıs" açıklaması 1.051,84 TL, 16.12.2022 tarihinde "Kıdem Tazminatı Aralık" açıklaması 2.475,10 TL, 27.04.2023 tarihinde "kıdem tazminatı" açıklaması ile 6.483,41- TL’nin ödenmiş olduğu, ödenen tutarların fesih tarihine dek işletilen faizleriyle birlikte toplam 10.144,44-TL tutarında olduğu belirlenerek son ücrete göre yapılan hesaplamadan mahsup edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle dava dışı ...Gıda Ltd Şti (...Şirketi) ile yapılan 26.04.2022 tarihli uzlaşma tutanağı çerçevesinde yapılan ödeme sebebiyle bu dönemin dışlanarak hesap yapılan bilirkişi raporuna göre hüküm verilmesine ve davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurmamış olmasının da gözetilmesine göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalı Bakanlığın harç muafiyetinin gözetilmediğini, 2. İhbar olunan ...Şirketi tarafından davacıya çalıştığı dönem olan 01.09.2018-31.03.2022 tarihleri arası için 14.241,34 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığının, bu dönemin dışlanarak hesaplama yapılması gerekmesine karşın mahsup edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, 3. Davalı Bakanlığın ihale makamı olmakla,asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, 4. Belirsiz alacak davası türünde açılan davanın usulden reddi gerektiğini, 5. Davanın süresinde açılmadığını, 6. Uygulanan faiz oranları ve faiz başlangıç tarihlerinin de hukuka aykırı olduğunu, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı alacağından davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatıyla sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile kıdem tazminatının hesaplanma yöntemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün kapsamı" başlıklı 297/1-(c) hükmünde; "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" kapsaması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme kararında hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, Kanun'un aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların Mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Gerekçe ile hüküm çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararına aykırı olup salt bu aykırılık bozma sebebidir. Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi kök raporunda davacının davalı Bakanlığa bağlı ... Devlet Hastanesinde geçen hizmet süresi 20... ay 23 gün olarak belirlenerek, fesihten önce davacıya kıdem tazminatı adı altında yapılan bir kısım ödemeler avans gibi kabul edilerek, son ücret üzerinden tespit edilen kıdem tazminatı tutarından faiziyle birlikte mahsup edilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Davalı vekilinin rapora yönelik itirazları üzerine alınan ek raporda ise ; Mahkemenin ara kararı gereğince davacı taraf ile ...Gıda Şirketi arasında dava tarihinden önce 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 35/A maddesi kapsamında düzenlenen 26.04.2022 tarihli uzlaşma tutanağı doğrultusunda bu firma nezdinde geçen 01.09.2018-31.03.2022 tarihleri arasındaki hizmet döneminin tasfiye edildiği kabulüyle hizmet süresinden dışlanarak 17... ay 25 gün üzerinden hesaplama yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar içeriğinde ek rapordaki belirleme doğrultusunda hizmet süresinin 17... ay 25 gün olduğunun kabul edildiği belirtilmesine karşın, hüküm kısmında uzlaşmaya konu dönem dışlanmaksızın hesaplama yapılan kök rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Buna göre; İlk Derece Mahkemesince tesis edilen kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunmakta olup kanun hükümlerine aykırı şekilde gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması hatalı olduğundan yazılı şekilde verilen karar bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.