TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2782 KARAR NO : 2025/1405 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : ..../...... Esas - ..../..... Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi NUMARASI : ..../... Esas -..../...Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :…
TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2782 KARAR NO : 2025/1405 KARAR TARİHİ : 26/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : ..../...... Esas - ..../..... Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi NUMARASI : ..../... Esas -..../...Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ile ..... Asliye Ticaret Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgelerin incelenmesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ...... 4. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince; "Dava konusu uyuşmazlığın satış vaadi sözleşmesi ile satın alınan dairelerin geç tesliminden kaynaklı kira kaybı ve ayıplı ve eksik iş nedeniyle tazminat talebi olduğu, uyuşmazlığın taraflarının tacir/ticari şirket oldukları anlaşılmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından alınan 07/07/2021 tarih ve 608 numaralı karar ile yeni kurulan ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi, ...... İlinin mülki sınırları olarak belirlenmiş, akabinde yine Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarih ve 568 numaralı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihinden itibaren faaliyete geçirilmesine karar verilmiştir. 01/09/2021 tarihinden itibaren mahkememiz yargı çevresinde, ticari davalar yönünden görevli mahkeme ...... Asliye Ticaret Mahkemesidir. Davanın her ne kadar Tüketici Mahkemesi sıfatıyla açılmış ise de davaya bakmakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, HSK' nın 07/07/2021 tarih ve 608 numaralı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi yönünden ..... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin görevinin ... İli' nin mülki sınırları olarak belirlenmesi davacının ve davalının tacir olduğu, davacının Uyap üzerinden alınan GİB sorgusunda " kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi (kendine ait binalar, devre mülkler, araziler, müstakil evler vb.)" işi ile uğraştığı, ticaret sicil gazatesinin internet sayfasından yapılan sorgulamada davacının tacir olduğunun anlaşıldığı, tacir ve tüzel kişilerin yaptıkları işin ticari olduğu, taşınmaz ediniminin ve davacının ticari unvanı gözetildiğinde davacının mesleki ve/veya ticari amaçla hareket etmediğinden bahsedilemeyeceği ve bu hali ile 6502 Saylı TKHK 3/1-K-L bendleri kapsamında tüketici sıfatı ve tüketici işlemi bulunmayan uyuşmazlık kapsamında mahkememizin görevsiz olduğu iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş olup, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (Emsal İstanbul BAM 18 HD 2023/1097 esas 2023/951 karar , İstanbul BAM 37. HD 2023/2279 esas 2024/237 karar sayılı ilamları) gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek..." dosyanın görevli ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. ...... Asliye Ticaret Mahkemesince ise; "...dava davacının davalı firmadan .... İli, .... İlçesi, .... Mah. ... Ada, ... Parselde yer alan .... Giriş K: ... BB ... da yer alan bir adet taşınmaz satın aldığını, sözleşmeye göre taşınmazı geç teslim ettiğini, bu nedenle kira kaybı zararına uğradığını, kira kaybı zararının şimdilik 50.000TL talep ettiğini, teslim alınan dairelerin eksik ve ayıplı olarak teslim alındığını, eksik ve ayıptan dolayı tazminatı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık bakımından mutlak ticari dava olmadığından, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için davalı tacir olmakla birlikte davacının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmakla, gelen müzekkere cevapları ile dava tarihi itibari ile davacının tacir olmadığı anlaşılmakla, somut olayda nispi ticari dava da bu nedenlerle söz konusu olmadığından mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilerek olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın ...... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, Kanunun 83. maddesinde de, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.”, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanununun 11/1.maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.", Aynı Yasanın 12/1.maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.", 2 ve 3.fıkrasında ise, "Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." Aynı Yasanın 39. maddesinde, "Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Vergi Usûl Kanununun 176. maddesinde, birinci sınıf tüccarların bilanço esasına göre defter tutacakları ve 178. maddesine göre de, birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanların ikinci sınıf tacir sayılacağı ve ikinci sınıf tacirlerin ticari işletme hesabına göre defter tutacakları düzenlemiştir. Tarafların ticaret siciline kaydı veyahut vergi mükellefiyet kaydı olmaması, tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Tarafların esnaf sayılabilmesi için kazanç unsuru yanında, iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayanması, kazançlarının ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olması ve esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Somut olayda davacı, gayrimenkul satışı vaadi uyarınca taşınmazın geç tesliminden kaynaklanan tazminat talebinde bulunmuş olup, dairemizce yapılan UYAP sorgusunda davacının 4/ b (5510 sayılı kanun öncesi Bağ-Kur) sigorta kolunda sigortalı olduğu, kendine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi meslek bilgisi ile faal vergi mükellefi olduğu, üzerine kayıtlı aktif 16 tane gayrimenkul kaydı bulunduğu, dikkate alındığında davacının tüketici vasfında olmadığı yatırım amacıyla hareket ettiği anlaşılmıştır. Tarafların yaptığı anlaşma içeriği, davalıların müteahhit kişi ve davacının iş sahibi şahıs olması, sözleşmedeki edimlerin miktarı, tarafların nakdi sermayeye dayalı edimleri de dikkate alınarak, tarafların tacir sıfatını haiz olduğunun kabulü gerekmekte olup, dava konusu sözleşmedeki edimler her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiğine göre, tacirler arasındaki nisbi nitelikteki ticari davaya bakmak görevi ...... Asliye Ticaret Mahkemesine ait bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle, ..... Asliye Ticaret mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır