T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:17/12/2021 DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:15/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:17/12/2021 DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:15/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirketin ... Yatırım ve Pazarlama A.Ş'den 15/08/2018 tarihli fatura ile ... model araç satın aldığını, dava konusu aracın alındıktan ve kullanılmaya başlandıktan 12 gün sonra motor arızası bildirdiğini, bunun üzerine 27/08/2018 tarihinde ... servisine gidildiğini, serviste yapılan bakım ve onarım neticesinde motor arıza ışığının söndüğünü ancak aracın teknik sorunlarının devam ettiğini, aracın üç kez yolda kaldığını, çekici marifetiyle aynı servise götürüldüğünü, yapılan onarımlardan sonra aracın arızasının giderildiğinin söylendiğini ancak aracın aynı arızaları vermeye devam ettiğini, arızanın üretim hatasından kaynaklı olduğunu, müvekkilinin seçimlik hakkını kullanarak malın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiğini, ancak talebinin reddedildiğini, Keçiborlu Noterliği'nin 29/03/2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete ihtar edildiğini, ihtar gereğinin yerine getirilmediğini, müvekkilin mağduriyetinin giderilmediğini belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin satın aldığı otomobilin ücretsiz olarak aynı marka ve aynı tipte yenisi ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde fatura bedelinin işleyecek ticari faiziyle taraflarına iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı .... Yat. Ve Paz. A.Ş. vekili; dava konusu aracın davacı tarafından tüm kontrollerinin yapılarak ve onaylanarak ayıpsız bir şekilde teslim alındığını, dava konusu aracın servis tarihçesinin incelendiğinde davacı tarafın iddia ettiği şekilde dava konusu aracın satın alındıktan 12 gün sonra herhangi bir yetkili servise giriş kaydının bulunmadığını, dava konusu aracın 24/07/2019 tarihinde 17.512 km'de iken 15.000 km bakımı için servise giriş yapıldığını, bu tarihten itibaren herhangi bir arıza meydana gelmediğini, aracın sorunsuz olduğunu, dava konusu araçta donanımdan kaynaklanan, sürüş emniyetini ve güvenliğini etkileyen, araçtan beklenen faydayı ortadan kaldıran ve sözleşmenin feshini gerektiren herhangi bir ayıbın bulunmadığını, araçta bulunan arızaların servis sunumunda giderildiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili; açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu araçta gizli ayıp olmadığını, araç üzerinde mülkiyet hakkını sınırlayan her türlü rehin ve takyidattan ari olarak teslim edilmesi gerektiğini, davacının aracında bulunduğunu iddia ettiği ayıbı yasal süresi içerisinde usulüne uygun bir şekilde ihbar etmediğini, davacının huzurdaki davayı makul süresinde açmadığını, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığını, yenilik doğuran bu hakkın kullanıldıktan sonra değiştirilemeyeceğini, dava konusu aracın arızalandıktan sonra her seferinde serviste davacının onayı ile garanti kapsamında ücretsiz olarak onarım işlemi gördüğünü, araçta ki şikayetin esaslı nitelikte olmadığını, sürüş güvenliğini etkilemediğini, can veya mal kaybı tehlikesine yol açmadığını, ücretsiz olarak onarımlarının yapıldığını, davacının aracı uzun süre boyunca sorun yaşamadan kullandığını belirterek davanın reddine, zaman aşımı itirazının kabulüne, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davacı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Dava konusu olan ... plakalı araç davacı şirket tarafından davalı ... AŞ den 15/08/2018 tarihinde fatura ile satın alınmıştır. Satın alındığı tarihten 12 gün sonra arıza vermiş ve 27/08/2018 tarihinde yetkili servise müracaat edilmiştir. Yapılan bakım sonrası araç 3 kez yolda kalmış ve yine yetkili servisten arıza giderilmiş fakat sonrasında da yeniden arıza çıkarmıştır. Araç dava tarihi itibariyle garanti süresi dolmamış ve davacı tarafça bütün servis ve bakımları yetkili ... servisinde yaptırılmıştır. Buna rağmen halen araç arıza vermiş ve eldeki dava açılmıştır. Mahkememizce araç üzerinde teknik bilirkişi vasıtası ile yaptırılan inceleme sonucunda araçtaki arızanın üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, kullanım hatasından kaynaklanmadığı, araçtaki arızanın araçtan beklenen faydalanmayı engellediği, bu hali ile kabul ve kullanımının mümkün olmadığı, davacı tarafça sıfır olarak alnan aracın kendisinden beklenen faydayı sağlamadığı, araçtaki gizli ayıptan aracı satan davalı ... Aş ve üreticisi olarak ... AŞ nin sorumlu oldukları anlaşılmakla davanın kabulüne ve ... plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... A.Ş. vekili ve davalı .... Yat. Ve Paz. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin bu davadaki sıfatı ve hukuki sorumluluğunun eksik inceleme dolayısıyla hatalı takdir edildiğini, müvekkilinin bu dosyada "üretici" sıfatı ile sorumlu tutulduğu ve aleyhinde hüküm kurulduğunu, halbuki, dosyada yer alan tüm belgelerden de kolaylıkla anlaşılacağı üzere, müvekkili ... A.Ş'nin dava konusu aracın üreticisi değil, ithalatçısı olduğunu, her iki hukuki sıfatın, özellikle uygulanacak hükümler ve sorumluluk bakımından son derece farklı olduğunu, yerel mahkemenin, müvekkili firmanın, sıfatını son derece hatalı ifade etmiş olmasının, dosyada gerçekleştirilen incelemenin eksik olduğunu kolaylıkla gösterdiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, ayıbın yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun şekilde ihbar edilmediğini, dolayısıyla buna bağlanan haklardan vazgeçmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davanın hem zamanaşımı hem de dava açma hakkının makul sürede kullanılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından verilen kararın açıkça yasalara aykırı olduğunu, ücretsiz onarım hakkı, yenilik doğuran ve seçimlik nitelikte bir hak olup kullanılmakla tükeneceğini, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullanıldığını, bu hakkın tükendiğini, bu nedenle davacının aracın ayıpsız misli ile değişimini isteyemeyeceğini, bedel iadesi ve değişim koşullarının oluşmadığını, teknik açıklamadan yoksun, kendi içinde çelişen ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre kurulan hükmün usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, dava konusu aracın serviste yapılan onarımında şikayetin giderildiği ve sonrasında, gerek TBK yasa gerekse Garanti Belgesi Esasları Uygulama Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek şekilde esaslı bir arıza meydana gelmediğini, bir yenilik doğuran hak niteliğinde olan ve kullanılmakla tükenen onarım hakkının dava öncesinde kullanılması ve sorunun tamamen giderilmesi, onarım sonrasında ilgili yönetmelikte belirtilen şekilde hiçbir arızanın meydana gelmemesi nedenleriyle davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporunu kök ve ek raporunu kabul etmediklerini, araçta davacının iddia ettiği arızaya keşif esnasında rastlanmadığının açık olduğunu, araçta meydana gelen akü boşalma arızasının tahrik aksamındaki kumanda cihazlarının yazılım uyuşmazlığından meydana geldiğinin yapılan incelemeler sonucunda tespit edildiğini, buna istinaden ilgili kumanda cihazlarının yazılımları güncellenerek Nisan 2019 tarihlerinde arızanın giderildiğini, sonrasında servis tarafından yapılan kontroller esnasında motor kumanda cihazının fiziksel olarak hasar gördüğünden bu parçanın değişiminin de yapıldığını, değişim masrafının servis tarafından üslenildiğini, araç teslim edildikten sonra araç geçmişinden de görüldüğü gibi araçta tekrar bir arıza meydana gelmediğini, araçtan alınan 27 Ocak 2021 tarihli giriş testinde gerilim beslemenin araç şebekesi ile ilgili bir kayıt olmadığını, araçta tüm sistemlerin tam olarak ve sorunsuz şekilde çalıştığını, araç üzerinde kurulu olup da çalışmayan hiçbir donanım ya da araç parçası olmadığını, davacının, aracı satın aldığı günden bu yana aktif kullandığını, bu hususun davacının araçtan beklediği tüm faydayı elde ettiğini gösterdiği gibi aracı herhangi bir güvenlik kaygısı taşımadan kullandığı anlamına geldiğini, araçta şu anda güncel bir arıza olmadığının bilirkişi kök ve ek raporunda açıkça belirtildiğini, davacının şikayetlerinin dava öncesinde yapılan ücretsiz onarım ile ortadan kaldırıldığını, bu nedenle yerel mahkeme tarafından verilen değişim kararının açıkça usul ve yasalara aykırı olduğundan istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yeniden inceleme yapıldıktan sonra davanın usul ve esastan reddine, davanın kabulüne karar verilmesi durumunda, ayıpsız misli ile değişim yerine, ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Yat. Ve Paz. A.Ş. vekili istinaf dilekçesine özetle; Yerel Mahkemenin kararında gerekçe bulunmadığını, gerekçesiz karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu iddialar kapsamında ayıbın yasal süresi içerisinde usulüne uygun şekilde ihbar edilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekir iken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava hakkının da makul süre içerisinde kullanılmadığını, davanın bu kapsamda hem zamanaşımı hem de dava açma hakkının makul sürede kullanılmaması nedenleriyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporlarından da tespit edildiği üzere araçta dava açıldığı sırada bulunan ve halen devam eden bir arıza / ayıp bulunmadığını, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullandığı ve bu hakkın tükendiğini, ayıplı olmayan, arızası bulunmayan bir araç için misli ile değişim kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığından huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu aracın yapılan onarımında şikayetin giderildiğini ve sonrasında, gerek TBK yasa gerekse Garanti Belgesi Esasları Uygulama Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek şekilde esaslı bir arızanın meydana gelmediğini, netice olarak yenilik doğuran hak niteliğinde olan ve kullanılmakla tükenen onarım hakkının dava öncesinde kullanılması ve sorunun tamamen giderilmesi, onarım sonrasında ilgili yönetmelikte belirtilen şekilde hiçbir arızanın meydana gelmemesi nedenleriyle davanın reddine karar verilmesi gerekir iken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi raporunun açık hatalı olduğunu, hükme elverişli olmadığını, dava konusu aracın hali hazırda sorunsuz bir şekilde davacı tarafça kullanılmaya devam ettiğini, bilirkişiler tarafından gerekli inceleme ve tespitlerin yapılamadığı yani raporlarının denetime elverişli olmadığı ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığı açık olarak belirtilmiş iken huzurdaki davada maddi gerçeğe ulaşılmaksızın gerekli ve yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu araçta donanımdan kaynaklanan, sürüş emniyetini ve güvenliğini etkileyen, araçtan beklenen faydayı ortadan kaldıran ve sözleşmenin feshini gerektiren herhangi bir ayıp bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı müvekkili şirketin dava dilekçesinde bahsi geçen taleplerin yerine getirilmesi konusunda muhatap olmadığını, davacı yanın aracın misli ile değişimini talep etmekte ise de müvekkili şirketin araç üreticisi olmadığından bunun hukuken kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin acente/ bayi konumunda olup, davaya konu aracın üreticisi ve ithalatçısı olmadığından davanın bu yönüyle müvekkil şirket açısından husumetten reddi gerekmekte iken kabulüne karar verilmesinin usule ve yasalara aykırı olduğunu, araçta gizli ayıp bulunmadığını, davacının aracı yıllardır sorunsuz olarak kullanmaya devam ettiğini, araçta meydana gelen arızaların onarılarak giderildiğini, davacı tarafça davada yer alan iddiaların ispat edilemediğini, bu nedenlerle ayıpsız bir benzeri ile değişim seçimlik hakkının huzurdaki davada kullandırılmasının yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, araç alım satım sözleşmesinden kaynaklı ayıp sebebiyle aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde sözleşmeden dönülerek araç bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne, ... plakalı ... marka aracın davalılarca ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 15.08.2018 tarihli faturaya göre davalı ... Yat. Ve Paz. A.Ş.nin aracın satıcısı olması, davalı ... A.Ş.nin aracın ithalatçısı olması nedeniyle sorumluluklarının bulunmasına, davaya konu araç davacı alıcı tarafından 15.08.2018 tarihinde satın alınmış olup, davanın da 6098 sayılı TBK m.231 vd gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 02.11.2019 tarihinde açılmış olmasına, aracın davacı tarafından satın alınma tarihi, servis fişleri, bilirkişi kök ve ek raporundaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında, araçta meydana gelen arızaların sebebinin kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının aracı servise çektirmesi ve arıza bildirimi yapmasının ihbar niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu nitelikte ve sayıda arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, aracın satış bedeli ve lüks sayılan üst segment bir araç olması, davacının ayıplı bir aracı kullanmaya zorlanmasının kendisinden beklenemeyeceğinin anlaşılmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 59.435,91 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 14.859,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 44.576,91 TL istinaf karar harcının davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.15/10/2025 ...