9. Hukuk Dairesi 2025/9150 E. , 2026/481 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/660 E., 2025/2048 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/583 E., 2025/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır…
9. Hukuk Dairesi 2025/9150 E. , 2026/481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/660 E., 2025/2048 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/583 E., 2025/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.06.2012-10.03.2015 tarihleri arasında davalıya ait ... ... şubesinde müdür olarak çalıştığını, davacının sigorta bildiriminin yapılmadığını, aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izinlerinin ödenmediğini, defalarca talep edilmesine rağmen işverence bu hususların gözardı edilmesi nedeniyle iş sözleşmesinin 10.03.2015 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, görev ve yetki itirazında bulunulduğunu, davacının ... Şirkette işçi olarak çalışmadığını, davacının şube müdürü olarak atandığına ilişkin imza sirkülerlerini sunduğunu, davacının aslında ... Şirketin acenteliğini yaptığını, aralarındaki acentelik anlaşması gereğince davacının ... Şirkete teminat olarak 10.000,00 TL’lik teminat senedi verdiğini, davacının yaptığı acentelik faaliyetlerinin kendi nam ve hesabına olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Dâhili davalı ... ... ve ... AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve hukuki yarar yokluğu itirazında bulunulduğunu, ... Şirket ile davalı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalı aleyhine açılan hizmet tespit davasında davacının davalı Şirket nezdinde 16.06.2012-10.03.2015 tarihleri arasında iş sözleşmesiyle ve asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verildiği ancak davacı tarafından verilen feragat dilekçesi neticesinde ek karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve hükmün istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiği, hizmet tespit davasında feragat beyanında bulunulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince yapılan tespit, eldeki dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, tüm bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı yanında 16.06.2012-10.03.2015 tarihleri arasında toplam 2 yıl 8 ay 22 gün çalışması bulunduğunun kabulü gerektiği, davacının asgari ücretle çalıştığı, davacının çalışmasının sigorta bildirilmediği, ücret ve hüküm altına alınan sair işçilik alacaklarının da ödenmediği anlaşılmakla davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacının davalıya bağlı olarak iş sözleşmesi ile çalıştığı, davacı tanıklarının davacının mesaisinin otobüs seferleri devam ettiği sürece devam ettiği yönündeki davacının iddiası ile uyumlu beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği, bilirkişi raporunda asgari ücrete göre hesap edilen tutarda fazla çalışma alacağı bulunduğu, tanık beyanları ile davacının hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen kişinin dava açıldıktan sonra dâhili dava dilekçesi ile davada taraf sıfatını kazanamayacağı gibi ıslah yoluyla dahi davada taraf değişikliğinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı Şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, dâhili davalı ... Şirketi yönünden aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirket nezdinde 16.06.2012-10.03.2015 tarihleri arasında iş sözleşmesiyle ve asgari ücret ile çalıştığına yönelik tespitin isabetli olduğu, hüküm fıkrasında yıllık ücretli izin, ücret, asgari geçim indirimi ve fazla çalışma ücreti alacakları yönünden taleple bağlı kalınarak karar verildiği belirtildiği hâlde karar gerekçesinde ve hüküm kısmında tespit edilen alacak miktarının ne kadar olduğunun belirtilmemesinin hatalı olduğu, davacı işçi iş sözleşmesini sigortaya çalışmalarının bildirilmemesi ve geniş anlamda ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, ancak hüküm altına alınan tutarın hatalı olduğu, fazla çalışmaya ilişkin belirlemeler tanık beyanlarına dayandığından bu miktar üzerinden %30 oranında indirim yapılarak 15.949,20 TL brüt fazla çalışma alacağı tespit edilmiş olup taleple bağlı kalınarak karar verildiği, davacı tanıklarının beyanları ve davacının yaptığı işin niteliği dikkate alındığında hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu, davalının istinaf başvurusunun kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı Şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, dâhili davalı ... Şirketi yönünden aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Görev, yetki ve husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, 2. Hizmet süresi tespitinin yerinde olmadığını, 3. Davacının kendi hesabına ve namına müvekkil Şirketin ... ilçesinde acentalığını yaptığını, 4. Davacı yönetici ve sorumlu müdür olarak görev aldığından davacının fazla çalışma ve diğer alacak kalemlerini talep etmesinin mümkün olmadığını, 5. Hükmedilen alacak kalem miktarlarının yerinde olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; görev, yetki, husumet, hizmet süresi, taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı, dava konusu alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.