9. Hukuk Dairesi 2025/9612 E. , 2026/377 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1780 E., 2025/2430 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 49. İş Mahkemesi SAYISI: 2021/1558 E., 2024/281 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendi…
9. Hukuk Dairesi 2025/9612 E. , 2026/377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1780 E., 2025/2430 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 49. İş Mahkemesi SAYISI: 2021/1558 E., 2024/281 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... Havalimanı projesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlığın ... hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, davacının kendi isteğiyle istifa ettiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait ... havalimanı inşaatı işyerinde çalıştığı, mutad işyerinin işçinin işini fiilen yaptığı ... ülkesi olduğu, 2010 tarihli ve 6 sayılı ...Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesinde mahkemeye başvuru için öngörülen sürenin iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir yıl olarak belirlendiği, davacının iş sözleşmesinin 02.05.2020 tarihinde sona erdiği, davanın ise 17.09.2021 tarihinde yani bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. ... hukukuna göre davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını kabul etmenin mümkün olmadığını, b. Müvekkilinin anlamasının mümkün olmadığı bir sözleşmeden yola çıkılarak yabancı hukukta yer alan zamanaşımı hükmünün uygulanmasının açıkça kanuna aykırılık teşkil ettiğini, c. ... hukukundaki mahkemeye başvuru süresinin hatalı yorumlandığını, d. Emsal kararlar uyarınca dava konusu olaya yabancı hukuktaki zamanaşımı hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini, e. Yargıtay tarafından içtihat değişikliğine gidilmesinin olağan bir durum olmakla birlikte bu değişikliğin Yargıtay dergisinde veya başka yolla yayınından sonra açılacak davalara uygulanması gerektiğini, f. İşçilik alacaklarının hak düşürücü süreden dolayı reddedilmesinin kamu düzenine ve hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, g. Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, h. Arabulucu masrafının taraflarına yükletilmesinin kabul edilemez nitelikte olduğunu, ayrıca taraflarınca yapılan yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda davanın 2021 yılında açıldığı ve 2021 yılı itibarıyla yabancı hukuk hususunda içtihatların halihazırda oluşmaya başladığı gözetildiğinde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davanın reddine karar verilmesine rağmen tarafları lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (..., ... Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; ..., ...Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre ...Sektör İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı ... Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir. ...Sektör İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma süresinin düzenlendiği 144. maddesinde belirtilen sürenin Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede, bu sürenin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihi itibarıyla Kanun'da yer alan zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmıştır. Öte yandan somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Yargıtayın görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi nedeni ile davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı değerlendirmesi ile davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Davalı tarafın, davanın reddi kararı nedeniyle lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi Bölge Adliye Mahkemesince yerinde görülmeyerek davalının vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Ancak eldeki dava, 17.09.2021 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde İlk Derece Mahkemesince karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine göre reddedilen miktar üzerinden davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin tamamen çıkartılarak yerine "3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 41.027,30 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.