16. Hukuk Dairesi 2016/147 E. , 2016/6005 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında... Köyü çalışma alanında bulunan 327 ada 3 parsel sayılı 3.612,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, …
**16. Hukuk Dairesi 2016/147 E. , 2016/6005 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında... Köyü çalışma alanında bulunan 327 ada 3 parsel sayılı 3.612,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer paylarla davalılar ... ve ... adına tarla vasfıyla tespit edilmiştir. Davacı... vekili, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak davalılar adına yapılan tespitin iptali ve taşınmazın... adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli 327 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 05.02.2015 tarihli fen bilirkişisi raporu doğrultusunda tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacının 20 yılı aşkın süredir ekonomik amaca uygun olarak taşınmazı kullandığı ve zilyetliğinde bulundurduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, uygulama ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece taşınmazın kadastro tespiti Kadastro Kanunu'nun Geçici Ek-8 maddesi uyarınca yapıldığı halde, ilk tesis kadastrosu sırasında hangi vasıfla tespit harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulmamış; yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarca dava konusu taşınmazın evveliyatından beri davalılardan ...'un babasının kullanımında iken oğlu davalı ...'a bıraktığı ve ... ile diğer davalı ...'nın 20 yılı aşkın süredir tavuk çiftliği kurmak ve meyve ağacı dikmek suretiyle kullanımlarında bulunduğu beyan edilmiş ise de 13.02.2015 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın tavuk çiftliği ve hali arazi vasfında olduğu, keşif tarihi itibariyle 10-15 yıldan fazla süredir tarım yapılmadığının tespit edildiği; yine orman bilirkişi ve fen memuru bilirkişinin müştereken düzenledikleri 05.02.2015 tarihli raporda ise 1987 tarihli hava fotoğrafında büyük bölümü tarla olarak görünmekle birlikte taşınmazın orta kısmında sıra halinde çalılık bir bölüm olduğu belirtildiği halde mahalli bilirkişi ve tanık sözleriyle bilimsel verilere göre düzenlenen teknik raporlar arasındaki çelişkiye rağmen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına üstünlük tanınarak hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, öncelikle Kadastro