TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1153 KARAR NO : 2025/1444 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/02/2021 NUMARASI : 2019/533 (E) - 2021/294 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1153 KARAR NO : 2025/1444 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 23/02/2021 NUMARASI : 2019/533 (E) - 2021/294 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların annesi ...'in yolcu olarak bulunduğu, babaları ...'in idaresindeki, davalı ... Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı motosikletin davalılardan ...'in eşi, ...'ın babası olan muris yaya ...'ya çarpması sonucu davacıların annesi ...'in vefat ettiğini, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/16 Esas - 2013/312 Karar sayılı kesinleşen kararı ile motosiklet sürücüsü ...'in kazada tali kusurlu, diğer davalıların murisi ...'nın ise kazada asli kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 1.000 TL olmak 4.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 28/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13/11/2020 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle tazminat talebini ... için 49.630,46 TL, ... 2.203,88 TL, ... için 9.066,99 TL, ... ... için 14.283,60 TL olmak üzere toplam 75.184,93 TL olarak belirlemiş ve 03/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... ... ile davalı ... AŞ vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde özetle davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince; "Davanın kabulü ile davacı ... yönünden 49.630,46 TL, davacı ... ... yönünden 14.283,60 TL, davacı ... yönünden 9.066,99 TL, davacı ... yönünden 2.203,88 TL olmak üzere toplam 75.184,93 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 05/04/2013 tarihinden, davalı ... mirasçıları yönünden talep gibi 03/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yönünden %100 kusur üzerinden tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, kusuru kabul etmemekle birlikte tazminata hükmedilmesi halinde sigortalı araç sürücüsünün %15 kusur oranı üzerinden tazminat sorumluluğu bulunduğunu, bununla birlikte bilirkişi raporunda kusur oranına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün %15 kusurlu olduğuna ilişkin raporun somut verilere dayanmadığını ve denetime açık olmadığını, davacının, müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve zararını kanıtlaması gerektiğini, müteveffanın ölüm raporunda ölüm nedeninin kafa travmasına bağlı beyin kanaması olduğunun belirtildiğini, ayrıca ceza dosyasında sigortalı araç sürücüsü ...'in savunmasında eşinde kask olmadığını beyan ettiğini, bu halde müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmadığını, raporda tespit edilen deştekten yoksun kalma tazminatı miktarlarının fahiş olduğunu, davacı taraf sayısı kadar taraflarına arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, arabuluculuk ücretini kabul etmemekle beraber aleyhlerine arabuluculuk ücretine hükmedilecekse de birden fazla taraf sayısı olması durumunda asgari tarife dikkate alınarak ücretin belirlenmesi gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; 28/06/2012 tarihinde, davacıların babası dava dışı ...’in idaresindeki ...plakalı motosikleti ile motosiklette yolcu olan eşi (davacıların annesi) ... olduğu halde seyir halindeyken yolun karşısına geçmekte olan davalılardan ...'in eşi, ...'ın babası yaya ...’ya çarpması sonucu davacıların annesi ... ile davalıların eşi ve babası yaya ...’nın öldüğü anlaşılmıştır.1-Davacı ... yönünden verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi;HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca HMK'nın ek 1. maddesinin 1. fıkrasında: "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında: "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.080 TL olacaktır.Somut uyuşmazlıkta, davacı ... için hükmedilen 2.203,88 TL tazminat miktarı kararın verildiği 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı ... AŞ vekilinin İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel Mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davalı vekilinin davacı ... yönünden istinaf başvurusunun 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.2-Davacılar ..., ... ve ... yönünden verilen hükme yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi;İlk derece mahkemesince alınan 23/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; olayda müteveffa yaya ...’nın % 85 oranında, davalı dışı sürücü ...'in alt düzeyde tali ve %15 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ...’in yolcu olarak bulunduğu ...plakalı motosikletin kullanımına herhangi bir müdahalesi olmadığı için ölümlü kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Raporun dosya kapsamına ve oluşa uygun, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'in 2013/16 E. 2013/312 K. sayılı kesinleşmiş kararının dayanağı ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile uyumlu olmasına, kaldı ki davacıların annesi olan müteveffa ... motosiklette yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmasına göre kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 23/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant yöntemine göre ve ev hanımı olan desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek rapor tarihindeki veriler esas alınmak ve dava dışı hak sahiplerine (desteğin eşi ve annesi) de pay ayrılmak suretiyle davacı ...'nun 49.630,46 TL, ...'nin 14.283,60 TL, ...'nın 9.066,99 TL, ...'nun 2.203,88 TL destek zararı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda tespit edilen destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının fahiş olduğu, gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmüş ise de bu yönde somut istinaf itirazı belirtilmediğinden değerlendirmeye alınmamıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. 62. maddesi uyarınca ise tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.Dava dilekçesinde davalı sigorta şirketine sigortalı motosiklet sürücüsünün kusuru oranında değil, müteselsil sorumluluk kapsamında, yolcu olan müteveffanın yakınları için destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiştir. Mahkemece TBK'nın 61. maddesi dikkate alınarak davalılar hakkında müteselsilen sorumluluk hükümlerine göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Kaza sırasında motosiklette yolcu olan davacıların desteği ...'in seyahat sırasında kask takıp takmadığının kaza tespit tutanağı ile tespit edilmediği, dosya içeriği itibarıyla da desteğin müterafik kusur olarak değerlendirilebilecek nitelikte eylemi kanıtlanmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır.İhtiyari dava arkadaşı olan her bir davacının ayrı ayrı arabuluculuk başvurusunda bulunduğu gözetilerek davacı sayısı kadar yazılı şekilde arabuluculuk ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davalı ... AŞ vekilinin davacı ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi uyarınca reddine, B-Davalı ... AŞ vekilinin davacılar ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,1-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 5.135,88 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.284 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.851,88 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,2-Davalı ... AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/10/2025