T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2026/449 Karar No : 2026/681 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : ... Üye : ... Üye : ... Katip : ... İncelenen Kararın Mahkemesi : ... Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : ... Numarası : ... Esas - ... Karar Davacı : ... Vekili : Av. ... Davalı : ... Vekili : Av. ... Talep : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İstinaf Talep Tarihi : ... İstinaf Karar …
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2026/449 Karar No : 2026/681 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : ... Üye : ... Üye : ... Katip : ... İncelenen Kararın Mahkemesi : ... Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi : ... Numarası : ... Esas - ... Karar Davacı : ... Vekili : Av. ... Davalı : ... Vekili : Av. ... Talep : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İstinaf Talep Tarihi : ... İstinaf Karar Tarihi : 23/03/2026 Kararın Yazım Tarihi : 23/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı ... ile müvekkili şirket Arasında ... tarihinde imzalanan taşeron sözleşmesinde belirtilen işlerin davalı tarafından yapılmaması ve işi bırakması sebebi ile oluşan sözleşmeye aykırılık sonucu müvekkilinin uğramış olduğu zararlardan ( bilirkişi marifeti ile hesaplanacak değerler ve bedeller üzerinden bedel artırım hakları saklı kalmak kaydı ile ), sözleşmede belirtilen, ancak davalı taşeron tarafından yapılmayan ve eksik kalan İşlerin başka bir firmaya daha yüksek bedel ile yaptırılmasından kaynaklanan zararın fazlaya ilişkin hak, dava, talep, ıslah, bedel artırım hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL'nin borca aykırılık ve işi bırakma tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi, sözleşmede belirtilen ancak davalı taşeron tarafından yapılmayan ve eksik kalan işlere rağmen davalıya fazlaca ödenen ve delil tespiti ile tespit edilmiş elan 428.000,00 TL bedelin ( davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaması kaydı ile alınacak bilirkişi raporundaki bedelin fazlaya ilişkin hak, dava, talep, ıslah, bedel artırım hakları saklı kalmak kaydı ile ) şimdilik 200.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi, bu kapsamda davalıya ait taşınmazlara, davalı adına olan banka hesaplarına ve taşınır mallara ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilesini dava ve talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkiline yapılan tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğunu, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, müvekkili davacının işçisi olmasına rağmen davacı taraf resmi kurumlarda kendisini alt taşeron olarak göstermek için sözleşme imzalattığını, davacı tarafça müvekkiline herhangi bir ücret veya bedel ödenmediğini, delil tespiti dosyasında alınan raporun hükme esas alınamayacağını, davacı tarafça sözleşme ile edimlenen işin ücretinin ödenmemesi , işin yapılacağı yere ait ruhsat ve izinlerin alınmaması, taahhüt edilen yükümlülüklere davacı tarafça uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: 1-Davacının davasının 6100 sayılı HMK.'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2. maddesi gereğince; GÖREVSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Dosya kapsamına göre HMK'nın 20. Maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karara süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep etmesi halinde dosyanın görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapılamadı) 3-Aynı dava dosyasına ilişkin daha önce ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle mahkememizce verilen görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde ... Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan görevli Mahkemenin belirlenmesi amacıyla 6100 sayılı HMK nun 20 ve 22 maddeleri gereğince Adana Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE; Taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olduğunu, yerel mahkemece müvekkilinin SGK kayıtları celp edilip bu hususun netleştirilmediğini, davacı tarafça da müvekkiline gönderilen ihtarnamede açıkça işe devam edilmemesi nedeniyle işten çıkışının yapıldığının belli olduğunu, bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın İş Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, davada ne Asliye Ticaret nede Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali isteğidir. TTK'nin 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veya açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'de düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nin 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nin 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Esnaf ve tacir ayrımı, esnaf faaliyetinin türüne göre 213 sayılı VUK’nin 177. maddesindeki parasal sınırlar esas alınarak belirlenir. 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, sadece ikinci sınıf tacirlerin esnaf olarak kabulü söz konusu olabilir. Yani birinci sınıf tacirler hiç bir koşulda esnaf olarak kabul edilemez. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 176. maddesine göre tüccarlar, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre defter tutanlardır. İkinci sınıf tüccarların ise işletme hesabına göre defter tutanlardır. Sorgun Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında, davacının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2. Sınıf tacir olduğu, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde Gelir Vergi Beyannameleri ile eki performans bilgileri tablosu ve işletme hesap özetlerine göre VUK 177/1-3 madde hükümleri uyarınca 2. Sınıf Tacir olduğu ve İşletme Esasına tabi olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. VUK 177/1-2 uyarınca 2024 yılı gayri safi iş hasılatı 690.000,00 TL'nin altında kalanlan esnaf sayılmaktadır. Dava tarihinin ... olduğu, bu nedenle 2024 yılına ait değerlere bakılarak davacının tacir olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Vergi dairesinden gelen belgelerden davacının 2024 yılı hasılatının 336.630,56 TL olduğu, 2024 yılı için belirlenen 690.000,00 TL'nin altında kaldığı, buna göre davacının tacir değil, esnaf olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında eser sözleşmesi olduğu tarafların kabulündedir. Davalı vekili, davacı ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi olduğu, görevli Mahkemenin İş Mahkemesi olduğu istinafında bulunmuş ise de, eldeki davanın işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanmadığı, eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından görevli mahkeme iş mahkemesi değildir. İlk derece Mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerindedir. Davalı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-Alınması gereken istinaf karar harcı 732,00 TL olmakla, peşin alınan harç karar ve ilam harcını karşıladığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4.maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/03/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanununa göre elektronik olarak imzalanmıştır.