9. Hukuk Dairesi 2016/36143 E. , 2020/19005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 29.06.2009 tarihinden iş sözle
**9. Hukuk Dairesi 2016/36143 E. , 2020/19005 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 29.06.2009 tarihinden iş sözleşmesini sona erdirdiği 10.02.2015 tarihine kadar davalı şirkette kalite kontrol işçisi olarak çalıştığını, davacının 23.06.2014 tarihinde iş yerinde örgütlü olan Türk Metal Sendikasından istifa ettiğini, Birleşik Metal İş Sendikasına üye olduğunu, davalı işverenin bunu öğrendiği tarihten itibaren davacıya yönelik ayrımcılık, baskı ve psikolojik taciz uygulamaya başladığını, bu baskılara dayanamayan davacının Kocaeli 5. Noterliğinin 10.02.2015 tarihli ihtarnamesi ile iş sözleşmesini haklı nedenlerle sona erdirdiğini, davalı iş yerinin davacının iş yerinde yürürlükte olan Toplu iş sözleşmesinden yararlanma isteğini kabul etmediğini, gerçek olmayan iddialarla davacıdan sürekli olarak savunma istendiğini, davacının vardiyalarda tek çalışmaya zorlandığını, üstün performans göstermesinin istendiğini ve performansının düşük olarak nitelendirildiğini, davacının kendisine baskı uygulayan kişileri de belirterek Kocaeli 6. Noterliğinin 11.12.2014 tarihli ihtarnamesi ile işverene bildirdiğini, ancak baskıların daha da artarak davacının Türk Metal İş Sendikası iş yeri baş temsilcisinin kardeşi Hasan Ünal ve onlarla samimi olan ... ile aynı vardiyada çalışmaya zorlandığını, davacının Kalite Kontrol Bölümü Son Kontrolcü olmasına karşın yapabilirlik matriksinde olmayan pim kontrolü, çöp dökülmesi, palet çekilmesi, ıslak kutuların temizlenmesi, pistonların paketlenmesi, ikici kontroller gibi işler verilerek yıldırılmaya çalışıldığını, davacının Kasım 2014 ayına ait ücretinden hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden bir günlük yevmiyesinin kesildiğini, davacının psikolojik tedavi almak zorunda kaldığını, davalı işverenliğin, iş yerinde örgütlü olan sendikadan yana taraf olarak davacıyı feshe zorladığını, davacının sendika seçme özgürlüğüne müdahale ettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin alacağı ve sendikal tazminat alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının bordrolarının kendisinde olduğunu, belirsiz alacak olarak açılamayacağını, sendikal tazminat hakkı doğmadığını, davalı iş yerinde işletme bazında toplu iş sözleşmesi yapıldığını, o tarihte çalışan sayısının 1100 kişi olduğunu, Türk Metal Sendikası yapma yetkisini aldığını, yetkinin alınmasından sonra davacının sendika değiştirdiğini, davacının bu eyleminin sendikanın yetkisine etki edecek nitelikte olmadığını, davacının Haziran 2014 ayından itibaren tazminatının ödenerek işten ayrılma talebini başta personel müdürü olmak üzere yetkili kişilere ilettiğini, bu talebin reddinden sonra çalışma tarzında değişiklik yarattığını, öncelikle performansını düşürdüğünü, piston son kontrol sorumlusunun kendisini uyarması sonucu ona tehditte bulunduğunu, amirlerinin uyarılarına aykırı davrandığını, şirket verimliliğini bilinçli olarak düşürdüğünü, huzur bozucu hareketlerde bulunduğunu, personelin düşük performansla çalışmasına ve savunmalarının alınmasına neden olduğu, bu kişilere bu davranışları işten çıkarılmak için yaptığını beyan ettiğini, aslında davacının amirlerine ve çalışma arkadaşlarına baskı uyguladığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasında feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağı da yasada öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır. Sözü edilen hükümlerden “fesih dışında” olanlara aykırılık halinde işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminata tabi olduğu Yasada açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2014 tarihli oturumunda verilen 2013/ 1 E sayılı kararında, maddede yer alan “…fesih dışında…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yürürlüğün durdurulması isteminin koşulları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir. Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür. Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür. Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir. Somut olayda, davacı işçiye görevi dışında iş yaptırılmak istendiği sabit olmakla birlikte bunun salt davacı işçinin iş yerinde örgütlü bulunan sendikadan istifa ederek başka sendikaya üye olması ve sendikal faaliyetleri nedeniyle yapıldığını ispata yeterli olmadığı ve tanık anlatımları dışında sendikal nedeni ortaya koyacak bir olgu veya durumun da ortaya konulup ispat edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, sendikal tazminat talebinin reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulü hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.