9. Hukuk Dairesi 2012/30792 E. , 2014/29311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ANKARA 10. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2012 NUMARASI : 2009/519-2012/344 DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, bakiye süre ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra do
**9. Hukuk Dairesi 2012/30792 E. , 2014/29311 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 10. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2012 NUMARASI : 2009/519-2012/344 DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, bakiye süre ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve bakiye süre ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının iş akdinin zam talebinin kabul edilmemesi üzerine işe devam etmemesi nedeni ile haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş akdini feshinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı, kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir. Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Somut olayda; davacının silindir operatörü olarak çalıştığı tartışmasızdır. Davalı tanık beyanlarına göre Libya Hükümeti ile yapılan sözleşmelerde günlük ortalama 1.500 ton asfalt dökülmesi gerekirken, asfalt ithalindeki sıkıntılar ve benzer nedenlerden dolayı sınırın altında asfalt döktüklerini, işçilerin günlük çalışması gereken süre kadar dahi çalışma yapmadıklarını bildirmişlerdir. Libya'daki iklim koşullarına göre her gün 07.30-21.30 saatleri arasında kesintisiz olarak çalışmanın mümkün olup olmadığı, silindir operatörü olarak çalışan davacının yaz aylarındaki çalışması ile kış aylarındaki çalışmanın aynı olup olmadığı belirlenmeli, Yargıtay 22. Hukuk Dairesince incelenen 2012/ 7080 esas- 2012/ 7081 esas sayılı dosyalarda genel olarak Libya şantiyelerinde çalışan işçilerin firmalar tarafından ihale makamlarına çalışma yapılmayan günlere ilişkin bildirimlerde bulunulduğu bu tarihlerde işçilerin fazla çalışma yapmadığı kabul edildiğinden, davalı şirketin ihale makamına çalışma yapmadığı ya da yapamadığına ilişkin her hangi bir bildirimde bulunup bulunmadığı, işyeri ile ilgili bilgi ve belgeler getirtilerek, varsa bu belgeler davacıya gösterilip diyecekleri ve tanıklardan da bu belgelerdeki sürelerde çalışma olup olmadığı sorularak tüm bu bilgi ve belgeler toplandıktan sonra deliller birlikte değerlendirmeye tabi tutularak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.