TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/429 KARAR NO: 2026/361 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/10/2021 NUMARASI : 2016/984 (E) - 2021/934 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 24/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/429 KARAR NO: 2026/361 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/10/2021 NUMARASI : 2016/984 (E) - 2021/934 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 24/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin desteği ...'nın geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak taleplerinin karşılanmadığını, meydana gelen trafik kazasında müteveffanın yolcu konumunda olduğunu ve kusuru bulunmadığını, müvekkilinin tüm maddi desteğini yitirdiğini ve desteğinden yoksun kaldığını belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 15/10/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talep ettiği tutarı 129.508,52 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat talebinin (destekten yoksun kalma tazminatı) kısmen kabulü ile 129.508,52 TL destekten yoksul kalma tazminatının 24/07/2012 temerrüt tarihinden (kısmi ödeme tarihi) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden (davalı sigorta şirketinden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) tahsil ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; gönderilen tebligatların taraflarına usulüne uygun biçimde tebliğ edilmeyip davacının talep artırım talebine beyanda bulunmak için taraflarına süre verilmeden dosyanın karara çıkarıldığını, müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan ödeme ile davaya konu maddi tazminat talepleri yönünden taraflar arasında uzlaşmaya gidilmiş, davacı vekili tarafından da iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde ibranamenin iptali istemli bir dava açılmadığını, davacıya yapılan ödemenin güncellenerek poliçe limitinden tenzili gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama yönteminin 09/06/2021 tarihli Kanun değişikliğine aykırı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kask takılmamış ve ehliyetsiz olma nedenleriyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faiz işletilmesine hükmolunamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde ... tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi ek raporunda ... yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. 1,65 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, davalının bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte tarafların istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, belirsiz alacak davasında talep artırım dilekçesinin karşı tarafa tebliğinin zorunlu olmamasına, davalı tarafından dava açılmadan önce yapılan ödemenin nitelendirilmesi ve güncellenmiş tutarının hesaplanan tazminat tutarından tenzil edilerek, hesaplamaya esas alınan verilerin belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, hatır taşıması indirimi yapılmış olup, desteğin ölümünün genel beden travması olarak tespit edilmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılamayacağına, faiz başlangıç tarihinin doğru olmasının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 8.846,73 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.211,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.635,04 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/03/2026