16. Hukuk Dairesi 2012/8444 E. , 2012/11426 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi …
**16. Hukuk Dairesi 2012/8444 E. , 2012/11426 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında Aktepe Köyü 153 ada 91 parsel sayılı 1924.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilerek ... oğlu... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kızı ... yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın dedesi ... mirasçıları adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli parselin ... oğlu ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; davacının dayanığın oluşturan tapu kaydının kapsamında kalan çekişmeli taşınmazın taksim sonucu davacının babasına kaldığı kabul edilerek karar verilmiştir. Ancak, Mahkemece yapılan tapu kaydı uygulaması ve taksim araştırması karar vermeye yeterli olmadğı gibi, tespite aykırı sonuçlara ulaşıldığı halde tüm tespit bilirkişileri dinlenilmeden karar verilmesinde de isabet bulunmamaktadır. Mahallinde dinelenen yerel bilirkişi ve tanıklar; çekişmeli taşımazın ... ait olduğunu bildiklerini, çekişmeli taşınmazın uzun yıllarından beri ... tarafından kullanıldığı, davacının da çekişmeli taşınmazda hakkının olduğunu; taraflar arasında taksim veya pay satışı olduğunu duymadıklarını bildirmişler; sadece tanık ..., tapu kaydı kapsamındaki yerin davacının babasına düştüğünü söylemiştir. Bu beyanlar taraflar arasında taksim veya pay satışı olduğunu belirlemeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya içine getirtilen tapu kaydının incelenmesinden de; Ağustos 1288 tarih 148 numarada ... oğlu ... evlattan ...; ... adlarına kayıtlı iken, ... payının intikal gördüğü, ... ve ... paylarının intikal görmediği anlaşılmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte; tapu kaydının hudutlarında okunan "yol"un krokide görülen Şebinkarahisar-Alucra yolu olduğu, "dere"nin aynı ada 199 parsel sayılı taşınmaz ile 92 ve 93 parsel sayılı taşınmazlar arasından