TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/311 KARAR NO: 2026/426 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/11/2025 NUMARASI : 2024/535 (E) - 2025/872 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/04/2023…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/311 KARAR NO: 2026/426 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/11/2025 NUMARASI : 2024/535 (E) - 2025/872 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/04/2023 günü sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken davalı ...'ın idaresinde olan ... plakalı araç ile müvekkilinin aracına çarpmasıyla çift taraflı maddi hasarlı tarafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın gerekli özveriyi gösteremediğini, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle tam ve tek kusurlu bulunduğunu, ... plakalı aracın sahibi ...AŞ ile davacı arasında alacağın temliği sözleşmesi imzalanmış olup bu kapsamda alacağın davacıya devredildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 2.000 TL araç hasar bedeli, 1.000 TL araç mahrumiyet zararı, 500 TL araç değer kaybı olmak üzere toplam 3.500 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; 26/06/2025 havale tarihli ıslah dilekçesiyle hak mahrumiyet bedelini 3.300 TL olarak belirleyerek 3.300 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan en yüksek faiz oranı işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Tic. Ltd. Şirketi vekili ve davalı ... vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; "6100 sayılı HMK'nin 114/1-h maddesi gereğince davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK'nin 115/2. maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada talep miktarının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, ayrıca söz konusu alacağın haksız fiilden yani trafik kazasından kaynaklanan alacak olduğunu, ilk derece mahkemesinin araçta oluşan hasar miktarını, değer kaybını ve hak mahrumiyet alacağını hesaplamalarını beklemesinin abesle iştigal olduğunu, işbu hesaplamaların ve incelemelerin özel uzmanlık alanları gerektirdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava trafik kazasından kaynaklanan hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nin kısmi davayı düzenleyen 109. maddesine göre, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. Somut olayda, dava maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine dayanmaktadır. Maddi tazminat talebinin niteliği gereği, dava tarihi itibariyle tam olarak bilinebilir olmadığından HMK'nin 107.maddesi gereğince başvurunun belirsiz alacak davası olarak açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026