9. Hukuk Dairesi 2008/23084 E. , 2010/8849 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı ve karşı davalı ihbar kıdem tazminatı, şua izni ücreti, fazla mesai, hafta ve bayram ücretinin , davalı ve karşı davacı ihbar tazminatının alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, iki davayıda kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendik…
**9. Hukuk Dairesi 2008/23084 E. , 2010/8849 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı ve karşı davalı ihbar kıdem tazminatı, şua izni ücreti, fazla mesai, hafta ve bayram ücretinin , davalı ve karşı davacı ihbar tazminatının alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, iki davayıda kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1)Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2)Davacı, davalıya ait işyerine radyoloji teknisyeni olarak çalıştığını, mr ve tomografi çekimi yaptığını, 3153 sayılı nizamnameye aykırı olarak günde 5 saatin üzerinde 8-9 saat çalıştırıldığını, mesleki yıpranma için 15 ay için prim yatırılması gerekirken 12 aylık yatırıldığını, bu nedenle sözleşmesini 29.9.2005 tarihinde haklı olarak sona erdirdiğini belirterek yasal haklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı, işçinin mr teknisyeni olduğunu, radyasyon çalışanı sayılamayacağını, bu nedenle genel düzenlemelere tabi olacağını ve feshin haklı nedene dayanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı karşı dava ile ihbar tazminatı talep etmiştir. Mahkemece işçi feshi haklı bulunarak, bilirkişi raporuna göre hesaplanan haklarının davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir. Ancak işçinin ihbar önellerine uymadan fesih yapması gerekçesiyle davalı tarafından ihbar tazminatı talep edilebileceği değerlendirilerek karşı davanın kabulü ile işveren lehine ihbar tazminatı da hüküm altına alınmıştır. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir nedeni olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25. madde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve Kanunun 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı söz konusu olacaktır. Yine haklı fesih nedenine rağmen işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre içinde fesih yoluna gitmemeleri halinde sonraki fesihlerde karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğacaktır. İhbar tazminatı iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olduğu için, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. Yine, işçinin 1475 sayılı yasanın 14. maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.