Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 2013 yılının Mart ayında kulak burun boğaz uzmanı olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin işverence 02.11.2015 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, açılan işe iade davası neticesinde feshin geçersizliğine karar verildiğini, kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin süresi içinde işe başlatılma talebinde bulunduğunu, işverenin 16.02.2017 tarihinde müvekkilini aynı sözleşme şartları ve görevde işe başlaması içi
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 2013 yılının Mart ayında kulak burun boğaz uzmanı olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin işverence 02.11.2015 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, açılan işe iade davası neticesinde feshin geçersizliğine karar verildiğini, kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin süresi içinde işe başlatılma talebinde bulunduğunu, işverenin 16.02.2017 tarihinde müvekkilini aynı sözleşme şartları ve görevde işe başlaması için hastaneye davet ettiğini, müvekkili davacının işe yeni başladığı işyeri olan ... Hastanesinden 15.02.2017 tarihinde istifa ederek davalı işyerinde 16.02.2017 tarihinde hazır bulunmasına rağmen davalı işverenin davacının 17.02.2017 tarihinde dava dışı ... Hastanesinde çalışıyor göründüğü söylenerek işe başlatmayı kabul etmediklerini, müvekkili davacının başka bir yerde çalışmadığını, çalıştığı yerden istifa ettiğini bildirmesine rağmen Adana İl Sağlık Müdürlüğüne durum sorulmadan işe başlatılmadığını, işverenin müvekkilini samimi ve dürüst bir şekilde işe başlatma iradesini ortaya koymadığını, davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte 9.000,00 TL net ücretle çalışmakta olduğunu, ancak işe başlatılmama tarihi itibarıyla emsali işçinin aldığı ücret ortalamasının net 15.000,00 TL olduğunu, işçilik alacakları hesabının buna göre yapılması gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile iş güvencesi tazminatı, yıllık izin ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yıllık izin ücreti alacağının ödenip ödenmediği hususuna ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.