16. Hukuk Dairesi 2020/10504 E. , 2021/75 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1967 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık olarak tespit harici bırakılan taşınmaz ha…
**16. Hukuk Dairesi 2020/10504 E. , 2021/75 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1967 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık olarak tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı Hazine, çekişmeli taşınmazın kendi adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 19.11.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.881,94 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 2.862,68 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 270,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın ayrı ayrı reddine, (A) ve (B) bölümlerinin mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.12.2019 tarih 2016/17529-2019/8440 Esas, Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş, bu kez iş bu onama ilamına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve çekişmeli (C) bölümünün davada taraf olmayan kişiler adına tapuda kayıtlı 365 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı anlaşıldığına göre, davacının bu bölüme yönelik karar düzeltme talepleri yerinde değildir. Ancak; Mahkemece, fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.881,94 metrekare ve (B) harfiyle gösterilen 2.862,68 metrekare yüzölçümündeki birbirine bitişik taşınmazların mera niteliğinde bulunduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de karar vermeye yeterli değildir. Dava, TMK’nın 713 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. ... İlçesi ... Köyünde 1967 yılında ve 766 sayılı Kanun uyarınca kadastro çalışmalarının yapıldığı, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ile dosya arasında bulunan geniş harita birlikte değerlendirildiğinde, tescile konu birbirine bitişik konumdaki (A) ve (B) harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin köy yerleşim yeri içinde olup, yakın çevrelerinde kişiler adına ev ve avlusu niteliğiyle tespit ve tescil edilen 217, 218, 219 ve 220 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu, batı tarafından sınır olacak şekilde kişiler adına tespit ve hükmen tescil edilen 365 ve 366 parsel sayılı taşınmazların olduğu, kadastro paftasında köy içinde kalan ev ve avlusu niteliğiyle tespit edilen taşınmazların aralarında bulunan boşluklara “tapulama harici taşlık” ibaresinin yazıldığı anlaşılmaktadır.