T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/150 - 2026/226 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/150 KARAR NO : 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2025 NUMARASI : 2025/658 Esas - 2025/791 Karar DAVACI : METAFOR İNŞAAT TAAHHÜT MADENCİLİK TEMİZ…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/150 - 2026/226 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/150 KARAR NO : 2026/226 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2025 NUMARASI : 2025/658 Esas - 2025/791 Karar DAVACI : METAFOR İNŞAAT TAAHHÜT MADENCİLİK TEMİZLİK NAKLİYAT OTOMOTİV TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : İZAYDAŞ İZMİT ATIK VE ARTIKLARI ARITMA YAKMA VE DEĞERLENDİRME ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 12/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 16/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A.Ş. arasında 18.04.2023 tarihli “iş Makinesi Kiralama Hizmeti Temini İşi Sözleşmesi” imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Sözleşmenin konusu işin tanımı” başlıklı 4. maddesine göre ayrıntısı dilekçelerinde belirtildiği üzere toplam 59.860 saat iş makinalarının çalıştırılması (temini) karşılığında 30.988.792,00 TL bedelin ilgili idare yani İZAYDAŞ tarafından davacıya ödeneceğini, sözleşmenin 8. maddesi “Sözleşmenin Süresi” başlığını taşımakta olduğunu ve ilgili maddeye göre sözleşmenin süresinin, işe başlama tarihinden itibaren 24 (yirmi dört) ay olduğunu, sözleşmenin 9. maddesin de “İZAYDAŞ merkez yerleşkesinde bulunan düzenli depolama sahasında, İZAYDAŞ’ın diğer tüm tesislerinde/işletmelerinde ve İdarenin uygun gördüğü iç ve dış alanlarda (Genel İşler) kullanılmak üzere ihtiyaç olan iş makineleri 24 (yirmi dört) ay süre ile kiralanacaktır.” ifadesi yer almakta olduğunu, bu maddeye göre iş makinalarının idare tarafından istenilen tüm saha ve sahalarda her an hazır olacağını, sözleşmenin 15.1.1 maddesinde de bu şarta uyma zorunluluğu getirilmiş olduğunu ve “İZAYDAŞ yetkilileri tarafından belirlenen çalışma saatlerine Yüklenici Operatörleri uymak zorundadır. Operatörlerin belirlenen saatte iş başı yapmaması durumunda Kontrol Teşkilatı tarafından tutulan tutanağa istinaden çalışılmayan gün başına o iş makinesinin günlük çalışma saati toplam tutarının %50’si tutarında ceza bedeli yüklenici hakkedişinden tahsil edilecektir.” şartı ile cezai şarta yer verildiğini, ilgili maddelere göre müvekkili METAFOR'un sözleşme süresi boyunca tüm makineleri hazır bulunduracağını, hazır bulundurmamasının sonucunun cezai şart ve hakkedişten mahsup edileceğini, sözleşmenin süresi olan 24 ay tamamlandığında, sözleşmenin 4. maddesinde belirlenmiş olan 59.860 saatlik 30.988.792,00 TL’lık kullanım bedeli anlaşmasına rağmen davalı idare İZAYDAŞ'ın 18.819.204,97 TL tutarında kullanım gerçekleştirmiş, geri kalan 12.169.588,00 TL’lık kısmı ifa etmemiş olduğunu, kısaca idarenin eksik kullanımının söz konusu olduğunu, her ne kadar sözleşmede asgari kullanım garantisi açıkça öngörülmemiş olsa da, sözleşmenin niteliği gereği davalı tarafın edimini kanun koyucunun TMK. Madde 2’de düzenlediği dürüstük kuralına uygun şekilde ifa etmesi, makul seviyede kullanım gerçekleştirmesi ve davacıyı zarara uğratmaması gerektiğini, davalının ise söz konusu ilkeleri ve sözleşmeyi tamamen göz ardı ederek makul seviyenin çok çok altına inerek 59.860 saatlik çalışma yerine davacı davacının makinelerini sadece 36.352 saat kullanmış, yani öngörülen saatten 23.508 saat eksik kullanmış olduğunu ve bunun 12.169.588,00 TL’lik bedele tekabül etmekte olduğunu, bu saat ve karşılığı bedelin makul seviyenin altında ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayan bir süre ve kullanım olduğunu, açıklanan nedenle eksik ifa bedeli 12.169.588,00TL bedel için taraflarınca dava açma zarureti doğduğunu, davacının sözleşme gereği makineleri 24 ay sahada hazır bulundurmuş olduğunu, hazır bulundurmak zorunda olduğunu, makineleri hazır bulundurması nedeniyle omuzladığı amortisman, bakım, sigorta, personel bekletme gibi külfetler nedeniyle fiili zarara uğradığını, makinelerin çöp toplama alanında çalıştığı için sık sık arıza yaptığını, daha fazla bakım ve onarım gerektiğini, davacı için ihale masraflarının tahmin ettiğinin çok daha üzerine çıktığını, müvekkilinin bu nedenle fiilen zarara da uğradığını, davacı şirketin iş bu sözleşme nedeniyle yaptığı harcama listesini Ek 2 nolu belgeler olarak dilekçelerine eklediklerini, bu belgeler üzerinden 24 ay boyunca hem makinelerin hem de personelin hazır bulundurulması nedeniyle uğranılan zararımızın da hesaplanması taleplerinin de mevcut olduğunu, davacı şirketin hem fiilen zarara uğradığını, hem de eksik kullanım nedeniyle beklediği kardan mahrum kaldığını, yukarıda kısaca açıkladıkları nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm hak ve alacak hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmenin sona erme tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faizi ile birlikte; sözleşmenin eksik ifasından doğan alacakları ve makinelerin hazır bulundurulması nedeniyle amortisman, bakım, sigorta, personel bekletme gibi külfetler nedeniyle uğranılan fiili zararı olmak üzere şimdilik toplam 50.000,00-TL’nın davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği görevsizlik kararı üzerine davacı tarafça süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edildiğini, karar kesinleşmeden bu yönde talepte bulunabilmesinin zaten kanunen mümkün olmadığını, karar kesinleşince gönderme talebiyle ilgili yerel mahkemeye iletildiğini, bu esnada davacı taraf ayrıca arabulucu başvurusunu yaparak, bu konudaki eksikliği tamamladığını, bu arada yapılan arabulucu görüşme ve tutanaklarını kabul etmeyerek, davanın dava şartı yoksunluğu nedeniyle reddedilmesinin, kanunun tanığı hakkın ve buna bağlı bir çok hakkın kullanılmasını engellemek ve kanunun üstüne çıkmak anlamına geldiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermesi hukuka uygun olup; davacının istinaf dilekçesindeki hukuka aykırı dayanaklarını kabul etmediklerini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2025 Tarih - 2025/658 Esas - 2025/791 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı ile davalı İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendİrme A.Ş. arasında 18/04/2023 tarihli iş makinesi kiralama hizmeti teminine ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 4. maddesinde ayrıntıları belirtildiği üzere, toplam 59.860 saat iş makinesi çalıştırılması karşılığında 30.988,792 TL bedelin davalı idare tarafından davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 8. maddesinde sözleşme süresinin işe başlama tarihinden itibaren 24 ay olduğu, 9. maddesinde ise davacıya ait iş makinelerinin davalı idarenin merkez yerleşkesinde bulunan düzenli depolama sahasında ve davalı şirketin diğer tesislerinde idarenin uygun gördüğü alanlarda kullanılmak üzere 24 ay süreyle hazır bulundurulacağının düzenlendiği, yine, sözleşmenin 15/1 maddesinde de iş makinelerinin idarenin talep edeceği her an kullanıma hazır bulundurması yükümlülüğü nün getirildiği, davacının, sözleşme kapsamında kararlaştırılan 59.860 saatlik kullanım ve 30.988,792 TL sözleşme bedeline rağmen davalı idare tarafından fiilen 18.819.204,97 TL tutarında kullanım gerçekleştirildiğini, geri kalan 12.169.588 TL'lik kısmın ise eksik kullanım nedeniyle ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsili istemiyle eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-A maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine kararı verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince verilen karar eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince, tarafların iddia ve savunmaları ortaya konulmadan, ön inceleme duruşması yapılmadan, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kapsamı ve hukuki niteliği belirlenmeden doğrudan doğruya davanın zorunlu ara buluculuğa tabi olduğu kabul edilerek dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, mahkemece; öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve uyuşmazlığın hukuki mahiyetinin belirlenmesinin gerektiği anlaşılmaktadır. Özellikle davacı tarafından kiralanan iş makinelerinin şoförlü mü yoksa şoförsüz mü kiralandığı, dolayısıyla ilişkinin salt bir kira sözleşmesi mi yoksa hizmet unsuru içeren bir sözleşme mi olduğu hususunun ortaya konulmasının gerektiği değerlendirilmiştir. Bu belirleme yapılmadan uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve zorunlu arabuluculuğa tabi bulunup bulunmadığı konusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, zorunlu arabuluculuğa ilişkin değerlendirime yapılabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın hukuki niteliğinin açıklığa kavuşturulmasının gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca araç kiralama sözleşmeleri şoförlü olduğu taktirde hizmet alım sözleşmesi, şoförsüz olduğu taktirde kira sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlık kira sözleşmesi kapsamında kaldığında da görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Sözleşmenin niteliği ve mahkemenin görevi belirlenmeden, bu kapsamda tarafların iddia ve savunmaları alınmadan verilen kararın bu haliyle usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince yapılması gereken işin; tarafların iddia ve savunmalarının ortaya konulmasından sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca usulüne uygun bir ön inceleme duruşması yapmak ve bu aşamada taraflar arasındaki uyuşmazlık konularını açıkça belirlemek, sözleşmenin niteliği belirlenerek görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğu belirlemek ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirlenir ise davanın zorunlu ara buluculuğa tabi olup olmadığı hususu değerlendirmek, mahkemenin görevli olmadığı belirlenirse sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2025 Tarih - 2025/658 Esas - 2025/791 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Kocaeli İcra Dairesi'nin 2025/127250 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*