T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1999 - 2026/543 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1999 KARAR NO : 2026/543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2024 NUMARASI : 2023/540 Esas - 2024/475 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DÖRTYIL…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1999 - 2026/543 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1999 KARAR NO : 2026/543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2024 NUMARASI : 2023/540 Esas - 2024/475 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : DÖRTYILDIZ HAFRİYAT TAŞOCAĞI NAKLİYAT TURİZM İNŞAAT PETROL VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/09/2023 KARAR TARİHİ : 17/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 17/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/05/2022 keşide tarihli, 400.000,00 TL bedelli, lehdarı BKY İnş. Gıda Hayvan San. Tic. Ltd. Şti. olan çekin beyaz ciro yoluyla müvekkiline verildiğini, aldıkları ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını beyan ederek; borçlu tarafından Körfez İcra Dairesinin 2023/104 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Körfez'de faaliyet gösteren yıllar önce kurulmuş ve araç ve gayrimenkulleri olan, iş hacmi yüksek ve borcu olmayan bir şirket olduğunu, davacı tarafından açılan haksız takipler dışında hiçbir takipleri olmadığını, borca batık olmadıklarını, ancak takibe konu edilen çekin çek vasfında olmadığını, çekte ciro silsilesinin eksik olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın KABULÜ ile; 1-Körfez İcra Müdürlüğünün 2023/104 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, 2-Takibin kaldığı yerden devamına, 3-Asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin borca batık olmasının söz konusu olmadığını, ayrıca icra takibine konu edilen çekin, çek vasfında olmadığını, çekte ciro silsilesinin olmadığını; davacı şirketin, BKY İnş. Gıda Hayvan San. Tic. Ltd. şirketine 2.700.000,00 TL değerinde çek keşide edip verdiği, bu çeklerin hepsini banka yoluyla ödediğini, 400.000,00 TL değerindeki çeki de elden ödediğini, fakat bu çekin davalı şirkete iade edilmediğini; davalı şirketin, davacı tarafla hiçbir ticaretinin ve borcunun olmadığını, Mahkeme tarafından delillerinin tam anlamıyla ve detaylı bir şekilde toplanmış olsa idi ve hem davalı şirketin hem de BKY İnş. Gıda Hayvan San. Tic. Ltd. şirketinin ticari defterleri incelenmiş olsa idi haklılıklarının ortaya çıkacağını, Mahkemenin hiçbir delil toplamadan ve gerekli incelemeleri yapmadan haksız ve hukuka aykırı bir şekilde karar verdiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, aleyhine talepte bulunulan şirketten çekin bedelinin ödenmesini istediği, ancak ilgili şirketin ödeme yapacağını söyleyerek davacıyı bu zamana kadar oyaladığı ancak ödeme yapmadığını, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiğinde, icra takip işlemleri sonuçlanan kadar davacının alacak hakkına kavuşmasının telafi edilemez şekilde tehlikeye düşeceğini, davalı tarafın ihtiyati haciz kararına ilişkin dosyada sunduğu belgelerde ödemeye ilişkin herhangi bir ispat vasıtası ileri süremediği, isabetli ve hukuka uygun gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiş olduğunu, bu karara karşı istinafın yersiz olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2024 tarih, 2023/540 Esas - 2024/475 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava 6102 sayılı yasanın 732.maddesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; keşidecisi davalı olan Türkiye İş Bankası A.Ş. Körfez/Kocaeli Şubesine ait 3138252 nolu, 20.05.2022 keşide tarihli, 400.000,00 TL bedelli , lehdarı BKY İnş. Gıda Hayvan San. Tic. Ltd. Şti. olan çeke ilişkin olarak davacının yetkili hamil olduğundan bahisle davalı hakkında Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/104 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verildiği, yetki itirazı nedeniyle daha sonra kaldırıldığı, anılan çekin davacının yetkili hamili olduğu, davalının oyalamaları nedeniyle çekin süresi içinde bankaya ibraz edilemediği, davalının ödemeye dair bir delil de sunamadığından bahisle davaya konu takibin başlatıldığı, davalı tarafça takibe konu çekin kambiyo vasfı olmadığı, ciro silsilesinin bulunmadığından bahisle davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Bilindiği üzere; çek 6102 sayılı TTK'nın 2. kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğler ile düzenlenen bir kıymetli evraktır. Çek, emre yazılı kıymetli evrak olmasının yanında nama veya hamiline yazılı olarak da düzenlenebilir. Yargıtay içtihatlarında da belirtilmiş olduğu şekilde çek, yasal süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmediğinde TTK'nın 796 ve 808.maddeleri gereğince alacaklı müracaat hakkını kaybettiğinden borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus özel yol ile takip yapılamayacağı gibi, dayanak belge bu hali ile adi havale vasfını taşımakta olup, imzası inkar edilmemiş olduğunda aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gereklidir. Bu hali ile çek, çeki elinde bulunduran lehine yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Yani çekin süresinde bankaya ibraz edilmemesi halinde kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ancak, arada temel ilişki varsa çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın varlığı tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir. Süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle çekin kambiyo senedi vasfını yitirmesi durumunda hâmil, 6102 sayılı TTK m. 732 (mülga 6762 sayılı TTK m. 644) hükmüne dayalı olarak ya hakkında sebepsiz zenginleşme nedeniyle keşideci aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak kendi cirantası aleyhine alacak davası açabilir. Somut olayda hamil davacı ile keşideci davalı arasında temel ilişki söz konusu olmadığından, hâmil, arada temel ilişki bulunmayan keşideciye karşı dava açma yolunu tercih etmiştir. Bu nedenle eldeki dava TTK m. 732 hükmüne dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminat davası olup, yerel Mahkemenin nitelendirmesi de doğru olarak bu yöndedir. Keşide ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın “Sebepsiz zenginleşme” başlıklı 732. maddesinde; "(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. (2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. (3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir." hükmü yer almaktadır. Sebepsiz zenginleşme talebi hukuki nitelikçe, poliçeden doğan hakkı, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması nedeniyle düştüğü veya zamanaşımına uğradığı hâllerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu nedenle mal varlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hâmile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan yeni bir haktır. Sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hâmilin müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir (Bozgeyik, H.: Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, Cilt: VII, Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Haziran 2003, s. 589 vd.). Davacı tarafça sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak keşideci hakkında alacak talebinde bulunması durumunda ispat külfeti keşidecinin olup keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı keşideci keşide ettiği çekin ödendiğini veya bedelsiz olarak düzenlendiğini usule uygun delillerle kanıtlamalıdır (Yargıtay 19. HD'nin 2014/7009 E., 2014/10412 K.,2015/9503 E.-2016/1489 K. sayılı kararları). Somut olayda; davalı taraf takibe konu kambiyo senedinin çek vasfı olmadığını savunmuş olup, 6102 sayılı yasanın 780.maddesinde çekin unsurları sayılmış, 781/1.maddesinde de 780. maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senedin, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda yazılı hâller dışında çek sayılmayacağı düzenlenmiştir. Dosyaya sunulan çek örneğinin incelenmesinde anılan çekin yasanın 780.maddesinde belirtilen zorunlu unsurları içerdiği görülmüş olup davalının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yine davalı taraf çekteki ciro silsilesinin bulunmadığını beyan etmiş ise de, çekin keşidecisinin davalı olduğu, lehtarının BKY İnş. Gıda Hayvan San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, çekin arkasındaki ilk cironun lehtara ait olduğu, 2. Cironun Erenler Un-İrmik Ltd. Şti’ne ait olduğu, son cironun ise İbrahim Adıgüzel’e ait olduğu ve çekin davacının elinde olduğu, davacı tarafından dosyaya aslının ibraz edildiğinin görüldüğü, 6102 sayılı yasanın 790.maddesine göre davacının hak sahibi hamil olduğunu ispat ettiği görülmüştür. Dava ve takip konusu çekin bankaya ibraz edilmediği ve kambiyo senedi vasfını kaybettiği, bu durumda çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hâmilin 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi uyarınca keşideciye karşı sebepsiz iktisap kuralları gereğince dava açabileceği, keşideci aleyhine m. 732 hükmüne göre dava açılabilmesi için, senedin hâmilinin yetkili (meşru) hâmil olması gerektiği, takip konusu çekin keşide tarihine göre uygulanması gereken 6102 sayılı TTK m. 788/1 hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çekin, ciro ve teslim yolu ile devredilebileceği, yukarıda detaylandırıldığı üzere davacının düzgün ciro silsilesine göre yetkili (meşru) hâmil olduğunun ispatlandığı, bu durumda davalı borçlunun TTK’nun 732.maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini dosya kapsamıyla ispat etmesinin gerektiği, ancak dosyaya buna ilişkin bir delil sunamadığı, yine istinaf dilekçesinde çek bedelini elden lehtara ödediğini iddia etmiş ise de, anılan hususun ilk derece mahkemesinde ileri sürülmediği anlaşılmakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.02.2016 Tarih, 2014/22-735 Esas, 2016/166 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, borcu söndüren belgenin her aşamada sunulabileceği, ancak davalının bu yönde bir ödeme belgesi de sunmadığı anlaşıldığından davalının üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 27.324,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 6.831,00-TL'nin mahsubu ile kalan 20.493,00-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*