Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacakl…
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece zammı ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta .... Kaymakamlığı .... Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğünün 09.08.2023 tarihli yazı içeriği ve işyeri kayıtları dikkate alındığında; çocuk evinde bakım elemanı olarak çalışan davacının, ev tipi sosyal hizmet biriminde 24 saat çalışma (09.00-09.00) 48 saat dinlenme esasına göre çalıştığı hususu sabittir. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun (2828 sayılı Kanun) “Tanımlar” kenar başlıklı 3/1-(13) hükmüne göre ev tipi sosyal hizmet birimleri; “Çocuk, kadın, engelli ve yaşlılar ile bakım veya barınma ihtiyacı olan kişilere hizmet verilen mesken niteliğindeki yatılı sosyal hizmet birimlerini” ifade eder. 2828 sayılı Kanun'un“Personel Statüsü” başlığını taşıyan 16/son hükmüne göre ise “Ev tipi sosyal hizmet birimleri, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü kapsamındadır.” İlgili yasal düzenlemeler ve İzmit Kaymakamlığının 09.08.2023 tarihli yazı içeriği dikkate alındığında somut uyuşmazlık bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin dikkate alınması gerekir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 29.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda yerinde olacak şekilde uyuşmazlığa 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu sebeple 6098 sayılı Kanun'un 402. maddesi uyarınca fazla çalışma ücreti alacağının %50 zamlı hesaplanması gerektiği ifade edilmiş ise de, davacının 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerden olduğu, bu sebeple sürekli işçi kadrosuna geçtiği tarihten 31.10.2020 tarihine kadar Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Hakların Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'ne tâbi olduğu hususunun göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. 29.12.2023 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınan haftalık 3 saat fazla çalışma bulunduğu kabulüne göre hesaplamaların yapıldığı (b) seçeneğindeki hesaplama tablosu incelendiğinde, 15.06.2020 tarihine kadar söz konusu Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükmü esas alınarak fazla çalışma ücreti alacağının yerinde olacak şekilde %60 zamlı hesaplandığı; ancak bu tarihten sonra yapılan hesaplamalarda ise 6098 sayılı Kanun hükümlerine göre %50 zamlı ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Hesap konusu dönem dikkate alındığında, 15.06.2020 tarihinden sonra (31.10.2020 tarihine kadar) yapılacak hesaplamaların da Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre %60 zamlı ücret üzerinden yapılması gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Diğer yandan, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde ulusal bayram ve genel tatil ücreti bakımından; "Kanunda belirtilen ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılacak çalışmalar, önceden işçiye duyurulur. Ulusal bayram, genel tatil günlerinde çalıştırılan işçilere çalıştıkları her bir gün için toplam 3 (üç) yevmiye ödenir." hükmüne yer verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 29.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda, önceki tarihli ek raporda yapılan değerlendirmelerin geçerli olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında yer alan önceki tarihli (06.10.2023) bilirkişi raporunun ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına ilişkin hesaplamaların yer aldığı hesap tablosu incelendiğinde, 15.06.2020 tarihine kadar söz konusu Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükmü esas alınarak ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ilave iki yevmiye üzerinden hesaplandığı, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu 15.06.2020 tarihinden sonraki hesap döneminde ise hataen ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükmüne aykırı olacak şekilde ilave tek yevmiye üzerinden hesaplandığı anlaşılmakta ise de işveren tarafından ilgili alacağa ilişkin olarak yapılan ödemelerin miktarı dikkate alındığında söz konusu hatanın sonuca etkisi bulunmadığı değerlendirildiğinden bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.