(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/3894 E. , 2013/4462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVACILAR : ..., ... MİRASÇILARI DAVALILAR : HAZİNE, ... KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan dava ve
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/3894 E. , 2013/4462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVACILAR : ..., ... MİRASÇILARI DAVALILAR : HAZİNE, ... KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 115 ada 178 parsel sayılı 1.515.339,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı ... adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ... mirasçıları, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava ve temyize konu 115 ada 178 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın kabulüne, 835/100000 pay oranında tapu kaydının iptali ile eşit paylarla ad ve payları belirtilmeksizin ... ve ... mirasçıları adına tapuya tesciline, geriye kalan 99165/100000 payın tapu maliki üzerinde bırakılmasına; ... Köyü Tüzel Kişiliği'ne yönelik açılan davanın ise husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine yöneliktir. Dava ve temyize konu 115 ada 178 parsel sayılı taşınmaz, 20.06.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına ham toprak niteliği ile tespit edilmiştir. Taşınmaza ait kadastro tutanağı, İmranlı Kadastro Mahkemesi'nin 10.09.2008 tarih ve 2006/38 Esas - 2008/28 Karar sayılı dava dosyasında dava dışı ... isimli kişinin açtığı davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmesi üzerine 25.08.2009 tarihinde temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Mahkemece, dava ve temyize konu 115 ada 178 parsel sayılı taşınmazın, yukarıda sözü edilen İmranlı Kadastro Mahkemesi'ne fen bilirkişi ... tarafından düzenlenerek sunulan 02.10.2007 tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 10.501,596 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 2.153,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümleri üzerinde davacı taraf yararına zilyetlik yolu ile mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece toplanan deliller karar vermeye yeterli değildir. Mahkemece hükme esas alınan İmranlı Kadastro Mahkemesi'nde icra edilen 28.09.2007 tarihli keşifte ve 13.07.2010 ve 12.04.2011 tarihli celselerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar; temyize konu taşınmazın niza konusu bölümleri üzerinde davacı ... ve... .../.... 2013/3894 - 2013/4462 Sayfa :2 ... mirasçıları yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu bildirmiş iseler de, bahsi geçen Kadastro Mahkemesi dosyasına uzman ziraat mühendisi ... tarafından sunulan 02.10.2007 havale tarihli raporda; 115 ada 178 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümün %15-30 eğimli, (C) harfi ile gösterilen bölümün %2-18 arası eğimli olduğu ve taşınmaz bölümleri üzerinde 35-40 yıl önce tarım yapıldığı, daha sonra niza konusu bölümlerin terk edilip hiç kullanılmadığı belirtilmiştir. Mahkemece zilyetliğe ve terke dayalı yeterli araştırma yapılmadığı gibi taşınmazın niteliğini belirlemede hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği belirlenirken hava ve var ise uydu fotoğraflarından yararlanılması zorunludur. Hava fotoğraflarının kadastrodan önceki yıllara ait beşer yıllık periyotlara ilişkin olması gerekir. Hava fotoğrafları, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın sınırlarının belirlenebilmesi ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi olanaklıdır. O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılması için; ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi ve fotoğrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle kadastro tespitinin yapıldığı 20.06.2006 tarihine göre 20-25 yıl öncesine ait (1980–2000 yılları arası) ve farklı tarihlerlerde çekilmiş hava fotoğraflarının merciinden getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak taşınmazın tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin, niteliğinin ve taşınmaz üzerindeki kullanım süresinin ve sürdürülüş biçiminin belirlenmesine çalışılmalı, imar ve ihyaya muhtaç yerlerden ise, davacı tarafın hangi tarihte imar ve ihyaya başladığı, imar ve ihyayı ne şekilde sürdürdükleri ve hangi tarihle tamamladıkları, hangi tarihten itibaren niza konusu bölümlerin ekilmemeye ve kullanılmamaya başlandığı, bu durumun iradi terk niteliğinde bulunup bulunmadığı hususları yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle belirlenmeli, tanık ve bilirkişi sözleri bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazın çekişmeli bölümlerini sınırlarıyla birlikte gösterir fotoğrafları çektirilmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu 115 ada 178 parsel sayılı taşınmazın niza konusu bölümlerine yönelik davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi ''çoğun içinde azı da vardır'' kuralı gereği davalı Hazinenin temyizinin taşınmazın paylı olarak tesciline karar verilmesine de yönelik olduğu kabul edildiğinde, davacı tarafın niza konusu bölümler dışında taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı ve 5403 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile belirlenen parsel büyüklüğünden daha küçük parsellere ifrazın mümkün olmadığına yönelik kısıtlamanın davanın hak düşürücü süre içerisinde açılan ve tespit günü itibariyle mülkiyet hakkını tespit edici ve sicil oluşturucu niteliği gözetildiğinde somut olayda uygulama yeri bulunmadığı düşünülmeden davacı taraf yararına zilyetlik koşulları oluştuğu kabul edilen bölümlerin ifraz edilmesi yerine, taşınmazın tamamının paylı olarak ve de veraset ilamına atıf ile tapuya tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...