T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2153 - 2026/197 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2153 KARAR NO : 2026/197 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :27/06/2025 NUMARASI :2024/357 Esas - 2025/417 Karar DAVACILAR :1-BAYKAR ENDÜSTRİYEL VE FİLTRE SANAYİ …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2153 - 2026/197 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2153 KARAR NO : 2026/197 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :27/06/2025 NUMARASI :2024/357 Esas - 2025/417 Karar DAVACILAR :1-BAYKAR ENDÜSTRİYEL VE FİLTRE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... :2-BAYKAR FİLTRE SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... FERİ MÜDAHİLLER :1-DENİZBANK ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :2-DİNAMİK MOTOR REDÜKTÖR SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :3-HASELLER ÇELİK SANAYİİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :4-HİSAR OTOMASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :5-ORMETSAN METAL SANAYİ VE İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :6-TÜRKİYE HALK BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :7-TÜRKİYE İŞ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... :8-TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI - ... VEKİLİ :Av. ... :9-DEK RULMAN HIRDAVAT VE ENDÜSTRİ ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ :26/07/2024 KARAR TARİHİ :05/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ :05/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dünya ekonomisindeki duraksama, pandemi sonrası zorunlu ekonomik uygulamaların uzun süreli etkileri, ülkenin ekonomik yapısındaki kendine özgü yapısal sorunlar ve kırılganlık nedeniyle yaşanan derin ekonomik kriz ile kur dalgalanmalarının davacı firmanın finansal durumunu olumsuz etkilediğini ve nakit dengesinin bozulduğunu, tahsilat ve borçlanma sorunları ve ödeme acziyetinin ortaya çıktığını, stratejik yolun temel amacının, şirketin tasfiyesi veya iflası halinde alacaklıların alacaklarının ancak belli bir kısmını tahsil edebilecek olması karşısında, konkordato sürecinin etkin yönetimi ve mali disiplinle şirketin sürdürülebilirliğinin sağlanarak alacaklıların mağduriyet yaşamadan alacaklarının tamamını tahsil edebilme potansiyelinin yükseltilmesi ve firmanın ekonomik değer üretme kabiliyetinin devam ettirilmesi olduğunu, bu kapsamda öncelikle üç aylık geçici mühlet kararı verilmesi ile birlikte, borçlu aleyhine yeni icra takiplerinin yapılmaması, evvelce başlayanların durdurulması, haciz ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmaması, banka hesaplarındaki blokajların kaldırılması, çek ve senetlerin karşılıksız yazılmasının önlenmesi gibi geniş kapsamlı ihtiyati tedbir kararları verilmesini, geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı ve alacaklı haklarındaki sınırlamaların borçlunun rahat hareket edebilmesi ve konkordato projesini hayata geçirebilmesi için gerekli olduğunu, geçici mühlet sonrası, bir yıllık kesin mühlet ve yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Derince/3395 numaralı sicilinde kayıtlı BAYKAR ENDÜSTRİYEL VE FİLTRE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No: ... / Vergi no:...) ile Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numaralı sicilinde kayıtlı BAYKAR FİLTRE SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ( Mersis No: ... / Vergi no: ...) hakkında yürütülen konkordato davalarının İİK’nın 292/b maddeleri uyarınca REDDİNE, bu kapsamda, borçlular hakkında mahkememizce verilen mühlet kararının ve bu kararlarla birlikte verilen tedbirlerin kaldırılmasına, komiserlerin görevlerinin sonlandırılmasına, 2-Davacı borçlular Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Derince/... numaralı sicilinde kayıtlı BAYKAR ENDÜSTRİYEL VE FİLTRE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No: ... / Vergi no:...) ile Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numaralı sicilinde kayıtlı BAYKAR FİLTRE SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin ( Mersis No: ... / Vergi no: ...) İİK’nın 292/b maddeleri uyarınca İFLASINA, borçlu şirketler hakkında iflasın 27/06/2025 günü ve saat 11:50 itibari ile açılmasına, 3-Davacıların konkordato taleplerinin reddedildiğinin, mühlet kararları ile komiser görevlendirmesi dahil tüm tedbirlerin kaldırıldığının ve davacı şirketlerin iflasına karar verildiğinin İİK’nın 288. maddesi gereğince mahkememiz tarafından ilan ettirilmesine ve ilgili kurumlara bildirilmesine, 4-İflas kararının derhal Kocaeli İflas Müdürlüğüne bildirilmesine, iflas kararının İİK’nın 166. maddesi uyarınca iflas müdürlüğü tarafından ayrıca, resen ve derhal ilanına, iflas tasfiyelerinin adi usulde yapılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin Kocaeli İflas Müdürlüğünün ilgili dosyasına gönderilmesine, 6-Davacı şirketlerin makul güvence raporunu onaylayıp ön projenin uygulanabilir olduğuna yönelik gerçeğe aykırı rapor düzenleyen Capital Bağımsız Denetim Anonim Şirketi’nin Kamu Gözetim Kuruluna ihbar edilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; komiserin nihai raporunun tek başına hükme esas alındığını ancak raporun şirket yetkililerinin beyanlarıyla çeliştiğini, ekonomik kriz kaynaklı geçici daralmanın dikkate alınmadığını, raporun objektif piyasa koşullarını yansıtmadığını, komiser raporunun yetersiz olduğunu, sonuçlarının kesin ve teknik olmayan kabullere dayandığını, dosyaya sunulan nihai raporun piyasa verileri, sektör raporları ve alacaklı şirketlerin durumunun irdelenmediğini, çekişmeli ve ihtilaflı hususların değerlendirilmediğini, İİK'nın 287 ve 292 maddeleri uyarınca komiser raporunun hakimi bağlamayacağını, raporun asgari gerekçeyi dahi taşımaması nedeniyle hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, şirketlerin borca batık olduğu yönündeki tespitlerini esas alan hesaplamaların hatalı olduğunu, nihai raporda stok değerlerinin rayiç değerle değil, düşük ve reel dışı tutarlarla hesaplandığını, devam eden projelerin gelirlerinin hesaba katılmadığını, bu sebeplerle borca batıklık miktarının gerçeği yansıtmadığını, mahkemece iflasa karar verirken şirketlerin aslında faaliyetini sürdürüyor olmasını değerlendirmediğini, davacı şirketin üretime devam ettiğini, siparişlerin geçici olarak azaldığını, sektörde genel ekonomik daralma yaşandığını, bu durumda konkordatonun devamı mümkünken doğrudan iflasa karar verilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, mahkemenin İİK'nın 292/1-b kapsamında iflas kararı verirken takdir yetkisini hatalı kullandığını, bilirkişi incelemesi bulunmadığını, sektör koşullarının değerlendirilmediğini, alacaklıların menfaatlerinin karşılaştırılmadığını, bu nedenle erken, eksik incelemeye dayalı, hakkaniyete aykırı bir iflas kararı verildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/06/2025 tarih, 2024/357 Esas - 2025/417 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; konkordato istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince konkordato talebinin reddine, konkordato talep eden şirketlerin iflasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı talep eden davacılar vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacılar vekilinin dünya ekonomisindeki duraksama, pandemi sonrası zorunlu ekonomik uygulamaların uzun süreli etkileri, ülkenin ekonomik yapısındaki kendine özgü yapısal sorunlar ve kırılganlık nedeniyle yaşanan derin ekonomik kriz ile kur dalgalanmalarının müvekkili firmaların finansal durumunu olumsuz etkilediğini ve nakit dengesinin bozulduğunu, tahsilat ve borçlanma sorunları ve ödeme acziyetinin ortaya çıktığını, stratejik yolun temel amacının, şirketin tasfiyesi veya iflası halinde alacaklıların alacaklarının ancak belli bir kısmını tahsil edebilecek olması karşısında, konkordato sürecinin etkin yönetimi ve mali disiplinle şirketin sürdürülebilirliğinin sağlanarak alacaklıların mağduriyet yaşamadan alacaklarının tamamını tahsil edebilme potansiyelinin yükseltilmesi ve firmanın ekonomik değer üretme kabiliyetinin devam ettirilmesi olduğunu belirterek, sunulan konkordato projesi doğrultusunda müvekkilleri hakkında kesin mühlet kararı ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava ettiği, Mahkemece davacı tarafa 30.07.2024 tarihinde 3 ay geçici mühlet verildiği, davacılara 23.10.2024 tarihinden geçerli olmak üzere bir yıllık kesin mühlet verildiği, 27.06.2025 tarihli duruşmada, henüz alacaklılar toplantısı yapılıp konkordato projesi oylanmadan komiser raporu doğrultusunda konkordato projesinin ve revize projenin başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında konkordato talebinin reddine, davacı şirketlerin 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği iflasına karar verildiği, karara karşı davacılar vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 709). Konkordato İİK’da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimi şeklinde ifade edilmiştir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15). Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve İİK’nın 286'ncı maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesini ister (İİK md. 285-287). Asliye Ticaret Mahkemesi 286'ncı maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici mühlet (üç ay) verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (İİK. md. 287). Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (md. 289/2). Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir. Kesin mühlet içerisinde komiser, konkordatonun hazırlanmasına ilişkin işlemleri gerçekleştirir. Kısaca belirtmek gerekirse, bunlar aktif ve pasifin tespit edilerek aktif defterlerinin tutulması ve değerlerinin takdiri, alacakların bildirilmesi için İİK’nın 288'inci maddesine göre ilân yapılması, borçlunun yazdırılan alacaklara tamamen veya kısmen kabul veya ret şeklinde beyanlarının alınması (md. 299), çekişmeli alacaklar hakkında dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine sunularak bu alacaklar hakkında konkordato oylamasına katılıp katılmayacakları konusunda karar alınması, rehinli alacak müzakerelerinin yapılması, alacaklılar toplantısı ve oylamaların tutanakla tespiti (md. 302), alacakların geçerli ve sağlıklı olup olmadıklarının borçlunun ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle tespiti ve bu konuda oluşan kanaatin ticaret mahkemesine sunulan raporda belirtilmesi, konkordato mühleti içerisinde dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine konkordatonun tasdiki veya reddine karar verilmek üzere sunulması ve sonuçta Asliye Ticaret Mahkemesinin duruşma günü ilân ederek, komiseri de dinlemek suretiyle, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak tasdik veya ret kararı vermesidir. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, borçlu iflâsa tâbi ise, konkordatonun reddi ve doğrudan iflâs sebeplerinin varlığı hâlinde borçlunun iflâsının açılmasına da karar verilecektir. İcra ve İflas Kanunu’nun “Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması “ başlıklı 292 nci maddesi, “İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder” şeklinde düzenlenmiş olup, İİK’nın geçici mühleti düzenleyen 287/5 inci maddesinde de, İİK’nın 291 ve 292'nci maddelerinin, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. Konkordatonun tasdik edilmemesine ilişkin benzer düzenleme az yukarıda da ifade edildiği üzere İİK'nın 292'nci maddesinde yer almaktadır. İlgili madde uyarınca konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde mühlet kararı kaldırılarak iflâsa tâbi talep edenin iflâsına karar verilecektir, ancak belirtmek gerekir ki İİK'nın 292'nci maddesinde belirtilen iflâsın şartları ile 308'inci maddesi gereğince konkordatonun tasdik edilmemesi hâlinde mahkemece verilecek iflâs kararının şartları birbirinden farklıdır (Öztek, Budak, Tunç Yücel, Kale, Yeşilova, s. 308). İcra ve İflas Kanunu’nun 292'nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına; iflâsa tâbi olmayan borçlu bakımından ise resen konkordato talebinin reddine karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu, konkordatoyu bir alacaklı talep etmişse onu ve varsa alacaklılar kurulunu dinlemesi gerekir. Diğer alacaklıları ise gerek görürse dinler (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı). Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Baykar Endüstriyel ve Filtre Sanayi Ticaret Limited Şirketinin konkordato projesi ile bir defaya mahsus %25 faizle birlikte vade konkordatosu talep edildiği, tasdik tarihini takip eden 3 ay ödemesiz dönemden sonra başlanmak üzere aylık eşit taksitler halinde 36 ayda (tasdik tarihinden itibaren 39 ayda) ödemeyi teklif ettiği, komiserler heyetince projesinin başarıya ulaşma şansı olduğunun değerlendirilmesi üzerine davacı şirkete bir yıllık kesin mühlet verildiği, komiserler heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 04.06.2025 tarihli raporda tespit edilen güncel rayiç değerler dikkate alındığında 30.04.2025 tarihi itibariyle davacı şirketin borçlarının aktiflerinin 10.243.126,46-TL üzerinde olduğu diğer bir ifadeyle (-) 10.243.126,46-TL borca batık olduğu, bünyesinde istihdam edilen personeli kalmadığı, davacı şirketin konkordato projesinde öngörülen kaynakların kesin mühlet sürecinde oluşturulamadığı gibi önümüzdeki süreçte de konkordato borcunu ödeyecek kaynağın oluşturulmasının mümkün olamayacağı, şirketin siparişlerinin iptal olduğu, yeni sipariş alamadığı ve mühlet sonrası borçlarını dahi ödeyemediği, bu nedenlerle projenin başarıya ulaşma ihtimalinin kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklılar toplantısı yapılmadan kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında olayda İİK'nın 292/1-b maddesinin uygulanması gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 292'nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu dinlemesi gerekir. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı). Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmayacağının komiserler heyeti raporlarından anlaşılması karşısında davacı temsilcisi Evren Bayat’ın duruşmaya davet edildiği ve beyanının alındığı, davacının konkordato talebinin reddine ve davacının 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği iflasına karar verilmesi isabetlidir. Baykar Filtre Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin konkordato projesi ile bir defaya mahsus %25 faizle birlikte vade konkordatosu talep edildiği, tasdik tarihini takip eden 3 ay ödemesiz dönemden sonra başlanmak üzere aylık eşit taksitler halinde 36 ayda (tasdik tarihinden itibaren 39 ayda) ödemeyi teklif ettiği, komiserler heyetince projesinin başarıya ulaşma şansı olduğunun değerlendirilmesi üzerine davacı şirkete bir yıllık kesin mühlet verildiği, komiserler heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 04.06.2025 tarihli raporda tespit edilen güncel rayiç değerler dikkate alındığında 30.04.2025 tarihi itibariyle davacı şirketin borçlarının aktiflerinin 6.606.964,63-TL üzerinde olduğu diğer bir ifadeyle (-) 6.606.964,63-TL borca batık olduğu, bünyesinde istihdam edilen sadece 1 personeli kaldığı, davacı şirketin konkordato projesinde öngörülen kaynakların kesin mühlet sürecinde oluşturulamadığı gibi önümüzdeki süreçte de konkordato borcunu ödeyecek kaynağın oluşturulmasının mümkün olamayacağı, şirketin siparişlerinin iptal olduğu, yeni sipariş alamadığı ve mühlet sonrası borçlarını dahi ödeyemediği, bu nedenlerle projenin başarıya ulaşma ihtimalinin kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklılar toplantısı yapılmadan kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması karşısında olayda İİK'nın 292/1-b maddesinin uygulanması gerekmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 292'nci maddesinde, konkordato sürecinin devam ettirilmesinin artık hukuken temelinin kalmadığı, konkordato sürecinin kesilmesi ve iflâsın açılması gereken hâller düzenlenmiştir. Mahkeme bu hâllerden birinin gerçekleşmesi durumunda, herhangi bir talebe gerek olmaksızın, borçlu iflâsa tâbi ise resen iflâsın açılmasına karar verecektir. Ancak bu kararı vermeden önce bir duruşma açarak borçluyu dinlemesi gerekir. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku 7101 sayılı Kanunla Değişik İcra ve İflas Kanunu m. 285-309 Şerhi, Ankara 2018, s. 194, Hukuk Genel Kurulunun 18.5.2022 tarihli ve 2022/(15)6-387 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararı). Mahkemece konkordatonun başarıya ulaşmayacağının komiserler heyeti raporlarından anlaşılması karşısında davacı temsilcisi Evren Bayat’ın duruşmaya davet edildiği ve beyanının alındığı, davacının konkordato talebinin reddine ve davacının 2004 sayılı yasanın 292/1-b maddesi gereği iflasına karar verilmesi isabetlidir. Yukarıda detaylandırıldığı üzere; konkordato komiserinin yazılı raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağının komiserin yazılı raporu üzerine kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nın 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/6-603 esas 2023/1216 karar sayılı ilamı)İİK’nın 292. maddesi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. (Benzer yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/2690 Esas, 2021/117 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1817 esas 2023/2077 karar sayılı ilamı) Bu nedenlerle davacı tarafın borca batık olduğu yönündeki tespitleri esas alan hesaplamaların hatalı olduğu yönündeki istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, talep eden davacıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*