T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/794 - 2026/364 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/794 KARAR NO : 2026/364 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.02.2025 NUMARASI : 2024/102 Esas - 2025/159 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-... - ...…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/794 - 2026/364 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/794 KARAR NO : 2026/364 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.02.2025 NUMARASI : 2024/102 Esas - 2025/159 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-... - ... VEKİLİ : Av. İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 03.04.2025-10.04.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 12.05.2025 KARAR TARİHİ : 20.02.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 23.02.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.10.2022 tarihinde müvekkiline ait 41 ... 701 plakalı araç ile davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu 35 ... 1467 plakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunu, müvekkilin aracında gerçekleşen değer kaybı zararının tazmini amacıyla 35 ... 1467 plakalı aracın ZMM sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna açılan davada yapılan yargılamada STK Uyuşmazlık Hakeminin 27/07/2023 tarih, 2022.E.456219 — K-2023/238294 sayılı kararı ile, davalı şirket tarafından sigortalı 35 ... 1467 plakalı araç sürücüsünün, %75 oranında kusurunun bulunduğu, davacının aracındaki değer kaybının 50.000,00 TL olacağı, bu bedelden %25 kusur tenzili uygulandığında toplam değer kaybı bedelinin 37.500,00-TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 76.582,76-TL hasar ödemesinin dikkate alınması ile kaza tarihi itibariyle 100.000,00-TL olan poliçe limitlerinden 23.417,24-TL kaldığı anlaşıldığından, 23.417,24-TL değer kaybı tazminatının kabulüne karar verildiğini, sigorta şirketince 23.417,24-TL'nin ödenmesi sonrası bakiye 14.082,76-TL değer kaybının tazmini için davalı tarafa karşı işbu davanın açıldığını ifade ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 109. madde gereğince kısmi alacak olarak şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının 10.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacı tarafın arabuluculuk görüşmelerinde müvekkilini görüşemeye katmadığını, bu nedenle açılan davanın müvekkili yönünden ön şart yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacı tarafından açılan kısmi alacak davasını kabul etmediklerini, davacının bu alacak için icra takibi yaptığını ve bu dosyadan alacağını belirlediğini, bu nedenle açılan davanın kısmi alacak olarak açılmasının yanlış olduğunu, açılan davanın itirazın iptali niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacının dilekçesinde belirttiği 14.082,76 TL değer kaybı alacağı için eksik olan harcı yatırmasının gerekmekte olduğunu, davacı tarafın talep ettiği değer kaybı tazminatının sigorta şirketi tarafından ödenmiş olduğunu ve davacının başkaca bir alacağı bulunmadığını, yine araç kiralama şirketine ait olduğunu ve aracın kiralama nedeni ile ayrıca kasko poliçesi olması gerektiğini, talep edilen tazminattan bu nedenle kasko şirketinin de sorumlu olduğunu, . Bu nedenle açılan davanın reddinin gerekmekte olduğunu ifade ederek, davacı tarafından açılan haksız ve yersiz davanın öncelikle ön şart yokluğundan müvekkil yönünden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Şenbayrak Otomotiv Petrol Ürünleri İnşaat Malzemeleri Turizm Seyahat Ticaret ve Pazarlama A. Ş vekili cevap dilekçesinde; Davacı yan, dilekçesinde "10.10.2022 tarihinde müvekkiline ait 41 ... 701 plakalı araç ile davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu 35 ... 1467 plakalı araç arasında gerçekleşen kaza neticesinde müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, tam kusurlu bir şekilde müvekkilinin aracının hasarlanmasına neden olduğundan, haksız fiil sorumluluğu gereği müvekkilinin aracının 14.082,76-TL bakiye değer kaybı zararını karşılamak zorunda olduğunu" iddia ettiğini, Türk Borçlar Kanunu 49. maddesinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda en önemli kriterin illiyet bağı olduğunu, Haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için ortaya çıkan zararın haksız fiili meydana getiren fiil neticesinde olması gerekmekte olduğunu, Bir diğer ifade ile davranış ile zarar arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunması gerektiğini, Bazı durumlarda davranış ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının kesilmesinin mümkün olduğunu ve bu durumlarda davranış gerçekleştiren kişiyi haksız fiilden sorumlu tutmak mümkün olmadığını, Bu durumlardan birinin de davacının kusuru olduğunu, Davacı işbu davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, davacının kusuru illiyet bağını kesecek nitelikte olduğunu, Davacının iddiaları mesnetsiz olup, bir somut ve hukuki dayanağa bağlanmamıştır. Zira davacı yan, kazaya kendi kusuruyla sebebiyet vermiştir. Davaya konu kazaya ilişkin kusur oranlarını açıkça belli olmadığını. Davacı yanın, bu hususta bir rapor yahut tutanak da sunmadığını, Dava konusu kazada, müvekkiline herhangi bir kusur yükletilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle, dava konusu kazaya ilişkin kusur oranının tespitinin gerekmekte olduğunu, anılan sebeple, dosyanın kusur yönünde bilirkişiye tevdini talep ettiklerini, Davacı tarafından, 41 ... 701 plakalı aracın kaza neticesinde hasar görmüş olduğu ve hasar sonucunda araçta 14.082,76 TL tutarında değer kaybı meydana geldiği iddia araçta meydana gelen hasar ve sair hususlar, hiçbir fatura yahut makbuz ile Bu haliyle davacının iddiaları kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ayrıca davacı tarafından sigorta şirketine bir hasar bildiriminde bulunulmadığını, Bu nedenle davaya konusu kazaya ilişkin bir ekspertiz raporu da bulunmadığını, Yalnızca iddialar üzerinden, somut bir delile dayanılmadan talep edilen hususların kabulünün mümkün olmadığını, 35 ... 1467 plakalı aracın müvekkiline ait olduğunu, ancak davaya konu kaza tarihinde ... tarafından kullanmakta olduğunu, bu hususun araç teslim formu ve araç kira sözleşmesi ile de sabit olduğunu, davacı taraf, müvekkili şirketi aracın işleteni olarak göstermişse de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 3/8 Maddesinde "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı n veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak zere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." denilerek açıkça aracı uzun süreliğine kiralayanı araç işleteni olarak kabul ettiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında 3 günden fazla araç kiralamalarının uzun süreli araç kiralama olarak kabul edildiğini ifade ederek, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 51.482,76 TL daha arttırılarak, toplam 51.582,76 TL bakiye değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 10.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulüyle 51.582,76 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bu miktara 10/10/2022 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalı Şenbayrak ... Turizm Seyahat Ticaret ve Pazarlama A. Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Şenbayrak ... Turizm Seyahat Ticaret ve Pazarlama A. Ş vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu ve somut bir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi hasar sonucunda 14.082,76 TL tutarında değer kaybı meydana geldiğine dair dosyaya hiçbir fatura ve makbuz sunulmadığını, buna rağmen ispatlanamayan davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın arabuluculuk görüşmelerinde davalıyı görüşemeye katmadığını, dolayısıyla açılan davanın davalı Harun yönünden ön şart yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, mahkemece bu husus da bir karar verilmeden davanın esası yönünden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın talep ettiği değer kaybı tazminatının sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davacının başkaca bir alacağı bulunmadığını, aracın kiralama şirketine ait olduğunu ve kiralama nedeni ile ayrıca kasko poliçesinin olması gerektiğini, talep edilen tazminattan bu nedenle kasko şirketinin de sorumlu tutulması gerektiğini, buna karşın davanın davlaı yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın kısmi alacak olarak açılmasının da hatalı olduğunu, açılan davanın itirazın iptali niteliğinde olduğunu, hesaplanan değer kaybının da çok yüksek olduğunu ve her bilirkişi tarafından farklı farklı hesaplamalar yapıldığını, emsal araç fiyatlarının tespit edilmeden yalnızca beyan ile yetinildiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin de hatalı bir karar verilmesine neden olduğunu, bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir. HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkin olup; davaya konu olayda, 10.10.2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı aracının ön kısımlarından hasar görmüş olduğu anlaşılmaktadır. Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Yargıtay 17. HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15.03.2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Buna göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece, kazanın meydana geliş biçimine uygun ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu kusur raporunun hükme esas alınmasında ve davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenip dava dışı sigorta şirketince yapılan ödeme mahsup edilerek hesaplanmasında ve yanı sıra davalı Şenba A.Ş.'nin uzun süreli araç kiralama ilişkisini ispat edemediğinden; husumet itirazının yerinde görülmemesinde, bir isabetsizlik bulunmadığından; davalıların anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Öte yandan, davaya konu kazanın 10.10.2022 tarihinde meydana geldiği ve eldeki kısmi dava şeklinde açılan tazminat davasının ise 09.02.2024 tarihinde açıldığının anlaşılmasına göre 6098 sayılı TBK 72.maddesine göre davanın iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının kabulü gerekecek ise de ıslah edilen kısım yönünden ise ıslah tarihi olan 19.12.2024 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Ancak davalılar tarafından ıslah dilekçesine karşı ayrıca ve açıkça zamanaşımı itirazı bulunmadıklarından; davalı Şenbayrak Turizm Seyahat Ticaret ve Pazarlama A. Ş'nin ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı anlaşıldığından, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığından, davalıların istinaf istemlerinin H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.02.2025 tarih 2024/102 esas, 2025/159 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 3.523,62 TL nispi ilam harcından peşin alınan 881,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.642,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Şenbayrak Otomotivden alınması gereken 3.523,62 TL nispi ilam harcından peşin alınan 881,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.642,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalıların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23.02.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*