(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1213 E. , 2010/5406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 148 ada 10 parsel sayılı 109,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek cins ve
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1213 E. , 2010/5406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 148 ada 10 parsel sayılı 109,68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek cins ve malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalılar ... ve arkadaşları aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde yola vaki el atmanın önlenmesi davası açılmış; Kadastro Müdürlüğünce dava konusu taşınmaza ait tutanak aslı davalı olduğundan söz edilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiş olup, re'sen dosya açılarak yargılamaya başlanmıştır. Sulh Hukuk Mahkemesince kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava, bekletici mesele yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda malik hanesi ve nitelik tayin talebinin kabulü ile dava konusu taşınmazın hali arazi niteliğiyle Hazine adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalılar Duran ve ... ile ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın köy boşluğu niteliğinde hali arazi olduğu kabul edilmek suretiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tesçiline karar verilmiş ise de; verilen karar usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmıştır. Davacı ... tarafından 13.10.2005 tarihinde Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde davalılara karşı men'i müdahale ve kal davası açıldığı, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve kadastro mahkemesinde de dava konusu olması ve kadastro mahkemesinden verilecek kararın davanın sonucunu etkileyeceği gerekçeleri ile iş bu kadastro mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Yargılama sırasında toplanan delillere göre Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu yapılan taşınmazın Kadastro Mahkemesinde dava konusu edilen taşınmaz ile aynı taşınmaz olduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re'sen devrolunur. Kadastro hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 .maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur” şeklindeki yasal düzenlemeye göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davada men'i müdahaleye ilişkin istem yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği tartışmasızdır. Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde aynı taşınmaz hakkında görülmekte olan davada mahkemece görevsizlik kararı verilerek bu kararın kesinleşmesi beklenmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi hükmü uyarınca genel mahkemeden gelen dava dosyası ile kadastro tutanağını birleştirip aynı Kanun'un 11. maddesi hükmünce askı ilanını yaptırmalı, ilan süresi bittikten sonra da duruşmaya başlayarak davanın esası incelemelidir. Mahkemece sözü edilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurulmaksızın davanın esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekili ile davalılar Duran ve ... ile ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.