T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:21/12/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:21/12/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; davalı şirket ... Ltd. Şti. unvanıyla faaliyetlerine devam etmekte iken taraflarınca başlatılan icra takibi ve arabuluculuk süreci sonrasında 01/12/2021 tarihinde tür ve unvan değiştirerek ticari unvanını ... A.Ş. olarak değiştirdiklerini, bu durumda en baştan var olan tüzel kişiliğin devam ettiğini, nitekim 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 180-194. maddeleri arasında düzenlenen tür değiştirme hükümleri bağlamında 180. maddede yeni türe dönüşen şirketin eski şirket ile aynı olduğunun açıkça belirtildiğini, dolayısıyla uyuşmazlığa konu şirket bağlamında söz konusu tür değişikliğinin borçlar açısından bir önem arz etmediğini, davalı şirketin borçlardan sorumluluğunun devam ettiğini, bu bağlamda husumet yokluğundan bahsetmenin mümkün olmayacağını, davacılar ile davalı borçlu şirket arasında akdedilen 20/06/2011 tarihli protokolün 4. maddesi gereğince devir tarihinden önceki borçların ve alacakların tamamının paylarını devreden müvekkillerine ait olmasına rağmen davalı şirketin işbu alacakları tahsil ettiği halde davacılara bilgi vermekten ve gelen ödemeleri iletmekten imtina ederek davacılar tarafından başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili davacıların ... Limited Şirketi'nin eski hissedarları olup şirket hisselerini 20/06/2011 tarihinde Hisse Devir ve Bina Kiralama Protokolü ile devrettiklerini, taraflarca imzalanan ve kabul edilen protokolün "Protokol Şartları" başlığını taşıyan 4. maddesinde; "…Ltd. Şirketi'nin devir tarihine kadar olan yargılaması devam eden veya icra aşamasında olan alacaklarının veya borçlarının tamamı devir edenlere aittir. Devir tarihi öncesine ait olan, devir esnasında tespit edilmiş veya devir tarihinden sonra ortaya çıkabilecek devir tarihi öncesine ait tüm borç ve yükümlülükler devredenlere aittir" hükmünün yer aldığını, maddenin taraflarca konuluş amacının 2008 yılında ikame edilen ve devir tarihinde yargılaması devam eden Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Sosyal Güvenlik Kurumu ile ... Ltd. Şirketi'nin taraf olduğu ... Esas ... Karar (ilk esas ... Esas) sayılı dosyası olup protokol tarihinde vaki dosyadan kaynaklanacak tüm alacak ve borçların taraflarca bilindiğini, tarafların söz konusu alacağın devredenlere ait olacağını kararlaştırdıklarını, herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan imzaladıklarını, ilam gereği hüküm altına alınan karşı vekalet ücretinin 24/05/2017 tarihinde müvekkilleri tarafından kuruma ödendiğini, ilgili yargılama dosyasının karara bağlandığını ve ilam alacaklarının tahsili aşamasında SGK tarafından ilama bağlı 875.835,98 TL ödemenin 03/05/2021 tarihinde davalı şirkete ödendiği bilgisinin ilgili kurumdan öğrenildiğini, taraflar arasında yapılan protokol hükümleri doğrultusunda kurum ödemesinin müvekkillerine ödenmesi hususunda davalı şirket temsilcileri ile yapılan görüşmelere rağmen ödemenin gerçekleşmediğini, bahse konu SGK ödemesinin davalı şirket yetkilileri tarafından müvekkillerine gönderilmemesi ve mezkur ödemenin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine kötüniyetli olarak itiraz edilmesi üzerine 16/12/2021 tarihinde Denizli Arabuluculuk Bürosu nezdinde başlatılan arabulucuk süreci sonucunda da anlaşmaya varılamadığını, müvekkillerinin SGK tarafından davalı şirkete ödenen tutarın davalı şirket nezdinde sahip oldukları ve 27/07/2011 tarihli ticaret sicil gazetesindeki ilana konu payları oranında kendilerine yapılmasını temin üzerine başlatılan ilamsız takibin davalı şirket vekilinin 29/11/2021 tarihli haksız ve kötüniyetli borca itiraz dilekçesi ile durdurulduğunu, davalı yanın haksız ve mesnetsiz şekilde borcu olmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, kurum tarafından yapılan ödemenin şirket nezdinde olup devir protokolü ile kararlaştırıldığı üzere bedelin müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, davalı yanın itirazında haksız olduğunu, kötü niyetli olarak sırf süre kazanmak, alacağı sürüncemede bırakmak için borca itiraz ettiğinin açık olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafın Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, davalının itirazının haksız ve kötü niyetle yapılmış olduğu nazara alınarak takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacıların alacaklarına dayanak yaptıkları protokolün 20/06/2011 tarihli olup, işbu davanın açıldığı tarih itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin çoktan geçtiğini, davacıların işbu davasında talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yine, davacıların dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları 20/06/2011 tarihli protokolden de görüleceği üzere protokolün taraflarının ... Limited Şirketi'nin o zamanki hissedarları olan davacılar ile davacıların hisselerini devralan ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğunu, davalı müvekkilinin bu protokolün tarafı olmadığını, davacıların eğer bir alacakları varsa alacaklarını protokolde isimleri yazan kişilerden istemeleri gerektiğini, tüzel kişilerin, tüzel kişiliği oluşturanlardan ayrı bir kişiliğe ve malvarlığına sahip olduklarını, bu haliyle tüzel kişilerin davada taraf olabildiğini, bu sebeple davacıların davalı müvekkili şirketten talep edebilecekleri bir alacakları olmadığından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle davacıların haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açmış olduğu işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacılar Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen karar doğrultusunda davalı müvekkili şirkete ödeme yapıldığını ve bu ödemenin protokol kapsamında kendilerine ödenmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de, davalı müvekkilinin taraf olmadığı bir protokol nedeniyle davalı müvekkili şirketten alacak talebinde bulunmalarının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin davacılara herhangi bir şekilde borcunun olmadığını, davacıların dava dilekçelerinde tanık deliline dayandıklarını, tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, bu nedenlerle davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan 20/06/2011 tarihli hisse devir ve bina kiralama protokolünün taraflarının icra takibinde alacaklı olan davacılar ile dava dışı ..., ..., ..., ..., ... ve ... oldukları protokolde davalı şirketin taraf olmadığı gibi dava ve takip tarihi itibari ile davalı şirket ortağı olan ... ve ...'inde taraf olmadığı anlaşılmakla takibe dayanak protokole taraf olmayan ve protokolün tarafı olan gerçek kişilerden ayrı tüzel kişiliğe sahip davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali koşulları oluşmadığından davacının davasının reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile ... Merkezi Limited Şirketi'nin devir sonrasındaki pay sahiplerini teşkil eden ..., ..., ..., ..., ... ve ... arasında imzalanan hisse devir ve bina kiralama protokolü'nün "Protokol Şartları" başlığını taşıyan huzurdaki davada istem dayanağını teşkil eden 4. maddesinde yer alan "…Ltd. Şti.'nin devir tarihine kadar olan yargılaması devam eden veya icra aşamasında olan alacaklarının veya borçlarının tamamı devir edenlere aittir. Devir tarihi öncesine ait olan, devir esnasında tespit edilmiş veya devir tarihinden sonra ortaya çıkabilecek devir tarihi öncesine ait tüm borç ve yükümlülükler devredenlere aittir." şeklindeki hüküm uyarınca protokol imza tarihinde yargılaması devam eden Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Sosyal Güvenlik Kurumu ile ... Limited Şirketi'nin taraf olduğu ... Esas ... Karar sayılı dosyasında verilen hükme dayanarak T.C. Sosyal Güvenlik Kurumundan davalı şirket tarafından tahsil edilen ve mezkur protokol uyarınca müvekkillerine ait olan 875.835,98 TL'lik alacağın davalı şirketin banka hesabına gerçekleştirilen ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili istemiyle Denizli 9. İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını, protokole imza atan kişilerin davalı şirketi temsile yetkili kişilerden oluşması ve dahi davalı şirketin imza tarihindeki tüm ortaklarını ihtiva etmesi hem de mezkur şirketin işbu davanın temelini oluşturan dayanak alacağın tahsil edildiği davada taraf sıfatını haiz olması ve SGK tarafından ödemenin davalı şirket banka hesabına yapılması ve dahi söz konusu meblağın dava tarihi itibariyle şirket nezdinde bulunması hususları davalının dava konusu alacağı tahsil ile yükümlü olduğu neticesini ortaya koyduğunu, davalı şirketin protokoldeki hükümler bağlamında sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususunun tespiti noktasında değerlendirme konusu yapılması gereken asıl konunun protokolde imzaları olan kişilerin şirketi temsile yetkili olup olmadığı veyahut şirketin tüm ortaklarını oluşturup oluşturmadıklarıyken yapılan incelemede bu hususların değerlendirme konusu yapılmaksızın yalnızca davalı şirketin protokolde taraf olarak gösterilmemiş olmasının davalı şirketin dava konusu alacaktan sorumlu olmadığı noktasında yeterli addedilerek hukuka aykırılık yaratıldığını, şirket yetkilisi olan ...'nın devrin henüz gerçekleşmediği 20/06/2011 tarihinde davalı şirketin münferiden temsil yetkilisi olmak suretiyle mezkur protokolde imzasının mevcut olduğunu, ilgili işlemlerin şirketi temsilen yapıldığını ve işbu işlemin davalı şirketi bağladığının kabulü gerektiğini, tüm ortaklarca imza altına alınan bir protokolün davalı şirketi bağlamayacağı değerlendirmesinin davalı şirket bakımından hakkın kötüye kullanılması niteliğini teşkil edeceğini, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında ... Limited Şirketi'nin davacı ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun da davalı sıfatına haiz olup, müvekkillerinin veyahut ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in dava dosyasında taraf olmamakla mezkûr alacağın işbu kişilerden tahsiline imkân bulunmadığını, ilama bağlı 875.835,98 TL ödemenin 03/05/2021 tarihinde davalı şirkete yapıldığını, davalı şirketçe kâr payı ve sair şekilde ortaklarına ilgili ödemenin dağıtılmadığının da sarih olduğundan ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından mezkûr alacağa ilişkin tasarruf yetkisinin hiç oluşmadığının sabit olduğunu, protokolün tarafı davalı şirket olmasa da dava ve takip konusu alacağın davalı şirketin aktif ve pasifini ilgilendiren işlemlerden olduğunu, davalı şirketin bu yönde karar almasına yeter karar sayısını karşılamalarına rağmen ve dahi davalı şirketin iradesinin tezahürünü oluşturan ..., ... ve ...'in şirketi temsile yetkili sıfatıyla ödemenin yapılmasını sağlayabilmelerine karşın davalı şirketin hareketsizliğine katılmalarının, davalı şirketin sorumlu olduğu bir alacağın ödeme şirket nezdinde olmasına karşın müvekkillerine ödenmemesinin davalı yanın itirazında haksız olduğunu, kötü niyetli olarak sırf süre kazanmak ve alacağı sürüncemede bırakmak için borca itiraz ettiğini ortaya koyduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde davanın reddi gerekçesi olarak husumet yokluğu gösterilmesine karşın davanın esastan incelemesinin gerçekleştirildiğini ve davalı vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de husumet yokluğunun davanın usulden reddini ve bu anlamda davalı vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirdiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, 20/06/2011 tarihli protokole dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 26/11/2021 tarihinde davacı alacaklılar ..., ..., ..., ... tarafından, borçlu ... Limited Şirketi aleyhine, her bir alacaklı yönünden ayrı ayrı miktarları belirtilmek suretiyle toplam 875.935,96-TL asıl alacak ve yine her bir asıl alacak yönünden ayrı ayrı belirtilmek suretiyle toplam 84.518,17-TL işlemiş faiz olmak üzere 960.354,13-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun 14/12/2021 tarihinde takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nın 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık; 20/06/2011 tarihli protokole dayalı olarak davacıların alacaklı olup olmadığı ve davalı şirketin bu alacaktan sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dava ve takip dayanağı 20/06/2011 tarihli Hisse Devir ve Bina Kiralama Protokolü'nün devir eden ... Limited Şirketi hissedarları ile devir alanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ... arasında imzalandığı, protokol başlığı altında 4. madde ile " ...Devir edenler şirketin kasasında kayıt üzerinde en fazla 75.000,00 TL kalacak kadar şirkete ait tüm ödemeleri devir tarihine kadar yapacaklardır. ...şirketinin devir tarihine kadar olan, yargılaması devam eden veya icra aşamasında olan alacaklarının veya borçlarının tamamı devir edenlere aittir. Devir tarihi öncesine ait olan, devir esnasında tespit edilmiş veya devir tarihinden sonra ortaya çıkabilecek devir tarihi öncesine ait tüm borç ve yükümlülükler devredenlere aittir....." düzenlemesine yer verildiği, işbu protokolün ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ..., ..., ..., ... tarafından imzalandığı görülmekle; ... Merkezi Limited Şirketinin sicil kayıtlarının incelenmesinde 09/01/1990 tarihinde kuruluşunun ilan edildiği, aşamalarda şirket hisse devirlerinin gerçekleştiği, Denizli 3. Noterliği'nin 05/07/2011 tarihli işlemleri ile onaylanan 04/07/2011 tarihli genel kurul kararı ile davacılar tarafından hisselerinin ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya devredildiği, 13/05/2019 tarihli genel kurul kararı ile ortaklar arasına ... ve ...'in katıldıkları, şirketin 29/11/2021 tarihli genel kurul kararı ile tür değişikliğine giderek anonim şirket olduğu, protokolün imza tarihi itibariyle ortaklardan ...'nın münferiden şirketi temsile yetkili olduğu tüm ortakların protokol altında imzalarının bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan incelemeler ışığında; tüm ortakların imzalarının bulunduğu protokol metni ile "yargılaması devam eden veya icra aşamasında olan alacaklarının veya borçlarının tamamının devir edenlere ait" olduğunun kabul edildiği, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında ... Limited Şirketi'nin davacı ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun da davalı sıfatına haiz olup, yargılama neticesinde SGK tarafından 03/05/2021 tarihinde şirket adına Yapıkredi Bankası aracılığı ile 875.835,98-TL ödeme yapıldığı, devreden konumunda olan ... tarafından yine protokol hükmü gereği işbu dosyadan kaynaklı yargılama giderlerinin "... Şirketi'nin dosya borcuna karşılık" açıklaması ile ödendiği, her ne kadar dayanak protokolde şirket adına imza yer almasa da tüm ortakların ve şirketi temsile yetkili ortağın da protokolde taraf olduğu, uyuşmazlık konusu protokolün 4. maddesi içeriğinde doğrudan şirket kasası, şirkete ait, şirkete ait alacak ve borçlar ibarelerinin kullandığı, böylelikle işbu protokolün davalı şirketi de bağlayacağının kabulü gerektiği (Yargıtay 11. HD'nin 2016/14670 Esas 2018/6196 Karar; 2015/660 Esas 2015/2784 Karar sayılı ilamları ), buna rağmen İlk Derece Mahkemesi tarafından kararın gerekçesinde pasif husumet yönünden açıklamalar yapılarak davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, dosya kapsamında tüm deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış olduğundan dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmeyerek Dairemizce davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, yapılan ödeme ile davacıların alacaklı olduğu miktar belli ve belirlenebilir nitelikte olduğundan icra inkar tazminatı isteminin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KABULÜ ile Denizli 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında takibin ... için 350.334,39 TL, ... için 87.583,59 TL, ... için 429.159,63 TL, ... için 8.758,35 TL olmak üzere toplam 875.835,96 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte aynen DEVAMINA, b-875.836,96 TL alacağın %20'sine tekabül eden 175.167,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 59.828,42 TL harçtan peşin olarak yatırılan 10.155,32 TL harcın mahsubuyla bakiye 49.673,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/02/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, c-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ile 10.155,32 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.236,02 TL harcın davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, d-Davacılar tarafından yapılan 2.783,03 TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, e-Davalı tarafından İlk Derece Mahkemesi'nde herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 137.375,39 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, g-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.360,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilmek üzere davalıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, h-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının karar kesinleştiğinde talepleri halinde İlk Derece Mahkemesince ayrı ayrı davacılara İADESİNE, b-İstinaf incelemesi için davacılar tarafından yatırılan toplam 6.498,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davalıdan tahsili ile 492,00 TL'sinin davacı ...'a; 2.002,00 TL'sinin davacı ...'a; 2.002,00 TL'sinin davacı ...'ya; 2.002,00 TL'sinin davacı ...'ya ayrı ayrı VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi için davacılar tarafından yapılan toplam 772,00 TL posta ve tebligat giderinin davalıdan alınarak 378,47 TL'sinin davacı ...'ya, 308,79 TL'sinin davalı ...'a, 77,20 TL'sinin davalı ...'a, 7,72 TL'sinin davalı ...'ya VERİLMESİNE, ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02/03/2026 ...