9. Hukuk Dairesi 2025/3349 E. , 2025/3650 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/15 E., 2025/16 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava…
**9. Hukuk Dairesi 2025/3349 E. , 2025/3650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/15 E., 2025/16 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ'de çalışmakta iken, Kanun Hükmünde Kararname ekinde ismine yer verilmesi nedeniyle Yönetim Kurulu kararı ile iş sözleşmesinin feshedildiğini, göreve iadesi için Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurduğunu, yapılan inceleme sonucunda Komisyon kararı ile; kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı yapılan kamu görevine iade talebinin yerinde görüldüğünden başvurunun kabulüne, kararın Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesine, dosyanın Kurumuna devrine, kararın Kurumunca başvurucuya tebliğine karar verildiğini, müvekkilinin bu karar üzerine tekrar çalışmaya başladığını, 7075 Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un (7075 sayılı Kanun) 10. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği ve yeniden işe başlatıldığı tarihler arasındaki döneme ilişkin mali ve sosyal hakların ödenmesi gerekirken davalı işverence gerekli ödemenin yapılmadığını ileri sürerek müvekkilinin iş sözleşmesinin feshedildiği ve yeniden işe başlatıldığı tarihler arasındaki ödenmemiş olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerinin SGK'ya geçmişe dönük olarak ödenmesi gerektiğinin tespiti ile söz konusu döneme ilişkin sürenin çalışılmış sayılarak hesaplanacak yıllık ücretli izin hakkının tespitine ve bu döneme ilişkin ödenmeyen ücret, ikramiye, ilave tediye, asgari geçim indirimi, kira, öğrenim, ölüm ve engelli yardımı alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) tâbi olarak çalışmakta iken iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bu işleme karşı davacı işçinin Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurduğunu, Komisyonun başvuruyu kabul etmesi üzerine davacının yeniden işe başlatıldığını, 4857 sayılı Kanun'a tâbi çalıştığından davacı hakkında 7075 sayılı Kanun'un 10. maddesi hükmünün uygulanamayacağını, Yönetim Kurulu kararı uyarınca davacıya 4857 sayılı Kanun'un 21. madde hükmüne uygun şekilde boşta geçen süre için 4 aylık ücret ödendiğini, davacının istemlerinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının iş sözleşmesinin feshedildiği ve yeniden işe başlatıldığı tarihler arasındaki sürenin çalışılmış sayılarak hesaplanacak yıllık ücretli izin hakkının tespitine ilişkin talebi hakkında verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade talebiyle Olağanüstü Hâl Komisyonuna başvurduğu, yapılan değerlendirme sonucunda Komisyon kararı ile kamu görevine iade talebi yerinde görülerek başvurusunun kabul edildiği, davacı dava dilekçesinde işten çıkarıldığı ve Komisyon kararıyla yeniden işe başlatıldığı tarihler arasında ödenmeyen ücret, ikramiye, ilave tediye, asgari geçim indirimi, kira, öğrenim, ölüm ve engelli yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de davacının Komisyon kararıyla kamu görevine iade edilmesi işleminin idari bir işlem olduğu, davacı idari işlemle işe başlatıldığına göre idari işlemin mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlığın da idari yargıda çözüme kavuşturulması gerektiği, sözü edilen alacaklar yönünden çözüm yeri idari yargı olduğundan Mahkemece bu hususa ilişkin davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(b) ile 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa yönelik karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının iş sözleşmesinin feshedildiği ve yeniden işe başlatıldığı tarihleri arasındaki ücret alacağına ilişkin ödenmemiş SGK primlerinin SGK'ya geçmişe dönük olarak ödenmesi gerektiğinin tespiti talebi ile iş sözleşmesinin feshedildiği ve yeniden işe başlatıldığı tarihler arasındaki sürenin çalışılmış sayılarak hesaplanacak yıllık ücretli izin hakkının tespitine ilişkin davaların taraflarının statüsü, hâkimin delil araştırma bakımından kendiliğinden hareket etmesi, taraf iradelerine atfedilen rol, dava konusu edilen haktan vazgeçilip vazgeçilememesi gibi yönlerden yasal konumlarının birbirinden tamamen farklı olduğu ve temyiz aşamasında inceleme mercilerinin de farklı olduğu, maddi ve hukuksal olguları gözetmeksizin, birbirinden tamamen farklı iki davanın bir arada görmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, Mahkemece her iki dava ayrılarak, yargılamanın birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda SGK prim tespiti ve yıllık ücretli izin hakkının tespitine yönelik davalar işbu davadan tefrik edilerek yapılan yargılama sonucunda davacının ücret, ikramiye, ilave tediye, asgari geçim indirimi, kira yardımı, öğrenim yardımı alacaklarına yönelik talepleri bakımından uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-(b) ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2025 tarihli tashih şerhi ile vekâlet ücreti bakımından karar düzeltilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olduğunu, davacının davalı Kurumda iş mevzuatına tâbi olarak çalıştığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yargı yolunun belirlenmesine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle davalı vekilinin 06.03.2025 tarihli dilekçesinin temyize cevap dilekçesi niteliğinde olduğu, katılma yoluyla temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde iş sözleşmesinin feshedildiği ve yeniden işe başlatıldığı tarihler arasındaki ücret, ikramiye, ilave tediye, asgari geçim indirimi, kira, öğrenim, ölüm ve engelli yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bozma kararında sözü edilen talepler yönünden çözüm yerinin idari yargı olduğu, bu hususa ilişkin davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-(b) ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa yönelik karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacının ücret, ikramiye, ilave tediye, asgari geçim indirimi, kira yardımı, öğrenim yardımı talepleri hakkında bozmaya uygun şekilde hüküm kurulmasına rağmen, ölüm ve engelli yardımı talebi bakımından hüküm kurulmaması hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “öğrenim yardımı” ibaresinden sonra gelmek üzere "ölüm yardımı ve engelli yardımı" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Temyizi bulunmadığı anlaşılan davalı tarafça yatırılan temyiz harçlarının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.