TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI : 2019/212 Esas, 2021/998 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 04/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/125 KARAR NO: 2026/277 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI : 2019/212 Esas, 2021/998 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 04/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı iş sahibi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; tarafların, davalıya ait çiftlik evinin; ısıtma tesisatı imalatları ve sözleşme ekindeki listede yer alan işlerin yapımı için 24.01.2018 tarihinde bir sözleşme imzaladıklarını, davacı yüklenicinin edimini tamamladığını, işin karşılığı olan bedeli tahsil etmek üzere 28.03.2018 tarihli faturayı keşide ederek davalı iş sahibine gönderdiğini, davalı şirket de alacak miktarı konusunda mutabık olduklarını mail yoluyla bildirerek; davacı yüklenici şirketten hesap numarasını göndermesini istediğini, bu mutabakata ve davalı yan tarafından yapılan işe ilişkin herhangi itiraz, ayıp bildiri vb. olmamasına ve sayısız şifahi görüşmeye rağmen; davalı tarafından sözleşme bedeli ödenmediğini ve ayrıca sözleşmenin (6.a.) maddesi uyarınca, davalıya verilmiş olan 30.000,00-TL bedelli teminat senedinin, sözleşmeye aykırı olarak; davacı yükleniciye iade edilmediğini, davalının, davacıya Bakırköy 19. Noterliği 02.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname göndererek; işin tesliminden yaklaşık 8 ay sonra davacının yaptığı işin ayıplı olduğunun iddia edildiğini ve ayıbın giderilmesi talebinde bulunulduğunu, davacı şirketin de ihtarnameye cevaben Kadıköy 8. Noterliğinin 13.11.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle; dayalı yanın taleplerinin kabul etmediklerinin bildirildiğini, bunun üzerine davacının alacağını tahsil amacıyla; Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile, davalı aleyhine icra takibi başlattığını, ancak davalı yanın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, belirterek; itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile 24/01/2018 tarihli yapım sözleşmesi imzalandığını , davacının sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmediğini, taraflar arasında geçici ve kati teslim yapılmadığını, davalı açısından ödeme yükümlülüğünün doğmadığını, yapılan incelemede; hazırlanan projenin, alınan kararların ve yapılan seçimlerin eksik veya hatalı olduğu sonucuna varıldığını, davalı tarafla iletişime geçilerek ayıpların giderilmesinin istendiğini, belirterek; davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 18.10.2021 tarihli karar ile; alınan rapora göre taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve alacak borç kayıtları bakımından uyumlu oldukları, yapılan tespite göre davacının davalıdan 70.863,00-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, alacak iddiası bakımından; taraf defterlerinin birbirini doğrulaması nedeniyle, davacının iddiasını ispatladığı kanaatine varılmış olup, ayıp iddiası bakımından ise ayrıca talimat yazılarak uzman bilirkişiden alınan rapora göre; ısı kaybının binanın konumundan ve bahçeli nizamdan ötürü normal olduğu, mevsim sıcaklığının sürekli düşük olması nedeniyle de ısınma sorununun olabildiği, davacı tarafından meydana getirilen eserin ayıplı olmadığı, sözleşmeye uygun olarak yerine getirildiği, davalının ayıp iddialarının ispata muhtaç olduğu, dosya kapsamında ayıp olduğuna ilişkin mahkememiz nezdinde sübuta yarar yeterli delil dosyaya sunulamadığı, alacağın sabit olduğu fakat davacının davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşürmediği, alacağın likit olduğu, reddedilen kısma dair ise davacının kötü niyetinin ispatlanamadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 70.863,00-TL üzerinden aynen devamına asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, reddedilen kısma ilişkin davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının sözleşmeye göre, evde gerekli incelemeleri yaparak; kazan, kalorifer, boru hattı v.b. tüm tesisatın tespitini gerçekleştirmesi ve evin hacmine, mevsim koşullarına, dış faktörlere uygun ısıtma sistemini kurması gerekirken; eksik kapasite ile çalışan ve evde ısıtma sorununa yol açan bir sistem kurduğunu, davacı tarafından yapılan incelemede; hazırlanan projenin, alınan kararların ve yapılan seçimlerin eksik veya hatalı olduğu sonucuna varıldığını ve davacı tarafla iletişime geçilerek; ayıpların giderilmesinin istendiğini, kurulan sistemdeki yetersizliklerin, davacı tarafından da kabul edildiğini, davacı tarafından, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmesi ve kurulan tesisattaki eksikliklerin, yetersizliklerin giderilmesi beklenirken; davacının 75.000 TL karşılığında talep edilen işlerin yapılacağını bildirildiğini, yapılan işin ayıplı olması nedeniyle; işin ne geçici ne de kati olarak kabul edilmediğini, bu sebeple teslim tutanağı da düzenlenmediğini, sözleşmenin 7.Maddesi ve devamında "..." başlıklı 11. Maddesinde; eksik ve yanlış uygulamaların davacı tarafından tamamlanıp düzeltileceği, uygulama ve işçilik hatalarından kaynaklanan tüm onarımların karşılanacağının kararlaştırılmasına ve bu konuda birçok defalar sözlü ve mail üzerinden iletişime geçilip ısınma probleminin yaşandığı belirtilmesine rağmen; ayıpların giderilmediğini, sözleşmeye aykırılıkların ve bu aykırılıkların giderilmesinin maliyetinin tespiti için Demirköy Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/6 D. İş sayılı dosyasından alınan 07.12.2018 tarihli bilirkişi raporu ile; binada kullanılan 50.000 K cl/h’lik kazanın, ısınma ve sıcak su temini için yetersiz olduğu, 100.000 K cl/h’lik bir kazana ihtiyaç olduğu, kazan değişimi, sirkülasyon pompası değişimi ve işçilik bedeli dahil olmak üzere toplam 25.000 TL civarında bir maliyetinin olacağının tespit edildiğini, Mahkemenin tüm bu somut deliller yerine, sadece 20.07.2021 tarihli bilirkişi raporunu hükme esas aldığını, söz konusu raporda; ısıtma sisteminin kurulduğu alanda ısı kayıplarının fazla olduğu, yer ve konumdan dolayı dış hava sıcaklığının sezonda sürekli düşük olduğu, yakıt seçiminin farklı yapıldığı gibi hususlara yer verildiğini, rapora karşı sundukları 03.09.2021 tarihli itiraz dilekçesinde; raporda tespit edilen hususların hepsinin, söz konusu ısıtma sisteminin kurulması esnasında da mevcut olan ve davalının da bildiği hususlar olduğunu, davalıdan beklenenin, mesleğinin gerektirdiği teknik bilgi ve beceri ile tüm bu unsurları hesaba katarak bir ısıtma sistemi kurması olduğunu, edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu faktörlerin hesaba katılmamasının davacının kusuru olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; davacıya ait çiftlik evinde ısıtma tesisatı imalatları ve sözleşme ekindeki listede yer alan işlerin yapımı için 24.01.2018 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı vekili; tarafların, davalıya ait çiftlik evinin; ısıtma tesisatı imalatları ve sözleşme ekindeki listede yer alan işlerin yapımı için 24.01.2018 tarihinde bir sözleşme imzaladıklarını, davacı yüklenicinin edimini tamamladığını, işin karşılığı olan bedeli tahsil etmek üzere 28.03.2018 tarihli faturayı keşide ederek davalı iş sahibine gönderdiğini, davalı şirket de alacak miktarı konusunda mutabık olduklarını mail yoluyla bildirerek; davacı yüklenici şirketten hesap numarasını göndermesini istediğini, bu mutabakata ve davalı yan tarafından yapılan işe ilişkin herhangi itiraz, ayıp bildiri vb. olmamasına ve sayısız şifahi görüşmeye rağmen; ödeme yapmadığını, davalının, davacıya Bakırköy 19. Noterliği 02.11.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname göndererek; işin tesliminden yaklaşık 8 ay sonra davacının yaptığı işin ayıplı olduğunun iddia edildiğini, alacağını tahsil amacıyla; başlatılan icra takibi haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek; itirazının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi vekili; davacının sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirmediğini, yaptıkları incelemede; hazırlanan projenin, alınan kararların ve yapılan seçimlerin eksik veya hatalı olduğu sonucuna varıldıklarını, davalı tarafla iletişime geçilerek ayıpların giderilmesinin istendiğini, belirterek; davanın reddini, talep etmiştir. Mahkemece 18.10.2021 tarihli karar ile; alınan raporu ile usulüne uygun tutulan taraf defterlerinin; alacak borç kayıtları bakımından uyumlu oldukları, yapılan tespite göre; davacının, davalıdan 70.863,00-TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, ayıp iddiası bakımından ise ayrıca talimat yazılarak uzman bilirkişiden alınan rapora göre; ısı kaybının binanın konumundan ve bahçeli nizamdan ötürü normal olduğu, mevsim sıcaklığının sürekli düşük olması nedeniyle de ısınma sorununun olabildiği, davacı tarafından meydana getirilen eserin ayıplı olmadığı, sözleşmeye uygun olarak yerine getirildiğinin tespit edildiği, davacının davalıyı icra takibinden önce temerrüde düşürmediği, alacağın likit olduğu, reddedilen kısma dair ise davacının kötü niyetinin ispatlanamadığı, gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile davalının Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 70.863,00-TL üzerinden aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, reddedilen kısma ilişkin davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Somut olayda; davacı yüklenicinin, taraflar arasında 24.01.2018 tarihinde akdedilen sözleşme ile davalıya ait çiftlik evinin ısıtma tesisatının yapılması işini üstlendiği, sözleşme ile işin bitim tarihinin 20.02.2018 olarak kararlaştırıldığı, davalı iş sahibi tarafından işin geciktiği iddiasında bulunulmadığı, işin bitim tarihinin 20.02.2018 tarihi olduğu dikkate alındığında, kış ayına denk gelen bu tarihten sonra davalı yanın ısıtma tesisatını bu tarihten itibaren en az 3 ay kullanmış olduğu, ısıtmanın yeterli olmadığına dair iddia edilen ayıbın açık ayıp olduğu, ancak ayıp ihbarının 02.11.2018 tarihinde süresinden çok sonra yapıldığı, kaldı ki davacı yanın iş süresi boyunca, her adımda davalının yanı mail yolu ile sürekli bilgilendirdiği, taraflar arasındaki 07.04.2018 tarihli mailde, davalı yanın 70.863,09 TL alacak bakiyesinde mutabık olduklarını bildirdiği, mayıs ayında davalı yanın davacıdan kazan kapasitesinin arttırılmasını istediği davacı yanın da yeni teklif sunduğu, usulüne uygun tutulan taraf defterlerine göre de davacının davalı yandan 70.863,09 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı yanın faturaya süresinde itiraz etmediği, bilirkişi raporu ile davacının yaptığı işte herhangi ayıp olmadığının tespit edildiği ve davacı yanın davalıyı ödeme konusunda temerrüde düşürmediği anlaşıldığından, mahkeme davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/10/2021 tarih ve 2019/212 Esas, 2021/998 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 4.840,65 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.201,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.630,49 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.