T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/01/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:09/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/01/2022 DAVANIN KONUSU:Alacak GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:09/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı ... Pazarlama Ticaret ve Turizm Limited Şirketi firması hakkında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı konkordato davası açıldığını, mahkeme tarafından 14.08.2020 tarihli karar ile davalı hakkında rehinli alacaklar yönünden konkordatonun tasdiki talebinin reddine, adi alacaklar yönünden tasdikinin kabulüne, alacakları itiraza uğrayan tüm alacaklılara tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açabileceklerinin ihtarına karar verildiğini, davalı hakkında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasından 27/09/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini öğrendiklerini, 01/04/2019 tarihli Konkordato Alacaklarına Davet İlanı başlıklı ilana istinaden müvekkilinin ... Pazarlama Ticaret ve Turizm Ltd. Şti' den olan alacağının beyan edildiği 03/04/2019 tarihli alacak taleplerinin 04/04/2019 tarihinde konkordato komiseri sıfatıyla ...'nca teslim alındığını, konkordato komiseri tarafından düzenlenen 10/12/2019 tarihli yazı ile davalı şirketin alacak miktarını kabul etmediğini, bu hususa ilişkin düzenlenen raporun mahkemeye bildirildiğini, İİK'nın 302/6. maddesi uyarınca çekişmeli alacakların hesaba katılıp katılmaması ve ne oranda katılacağı belirlenmeksizin karar verildiğini, 06/07/2020 tarihinde davacı ... Pazarlama Ticaret ve Turizm Ltd. Şti.'nin adresinde gerçekleştirilen adi alacaklılar toplantısında davacı banka alacağının alacaklılar listesine konu edilmemesi sebebiyle konkordato projesine karşı oylamaya katılmadıklarını, davacı bankanın davalı ile akdettiği muhtelif sözleşmelere istinaden davalı şirkete iskonto kredileri, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı açılıp kullandırıldığını, söz konusu bankacılık ürünlerinin kullanımından doğan edimlerin ve geri ödemelerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalı şirket hakkında Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 322.180.19 TL alacak üzerinden ve Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 15.421,05 TL alacak üzerinden icra takibine başlandığını, müvekkili bankanın davalı şirketten dava tarihi itibariyle Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklanan 99.987.42 TL ve Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklanan 25/895,73 TL olmak üzere toplamda 125.849,03 TL alacağının bulunduğunu beyan ederek İcra İflas Kanunu'nun 308/b maddesi uyarınca konkordato yargılamasında itiraza uğrayan davacı banka alacağının tespiti ile, konkordato yürürlükte bulunduğu sürece konkordato koşullarına göre, konkordato ortadan kalktığı takdirde ise alacağın tam olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görülen konkordato davası neticesinde adi alacaklılar yönünden davalı şirketin sunmuş olduğu konkordato projesinin kabul edildiğini, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından 17.01.2020 tarihinde verilen ara karar ile de, ... Bankası'nın adi alacaklılar arasında bulunduğu görülmekle davacı ... Ltd. Şti.'nin kabulünde olan alacak tutarı için kesin mühlet tarihi olan 19/02/2019 tarihine kadar işleyecek faiz ve bu faizin BSMV'si ile birlikte nakdi alacak miktarı tespit edilerek, bu miktar üzerinden nisaba katılmasına, bunun dışında kalan alacak için fazlaya ilişkin talep yönünden ise asgari ispat düzeyinde delil ibraz edilmediğinden reddine karar verildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Davacı tasdik olunan konkordato projesinde belirlen alacağından daha fazla alacağının olduğundan bahisle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi uyarınca açılan çekişmeli alacakları ilişkin dava açıldığı, dava, 22/10/2020 tarihinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, anılan mahkemenin 23/10/2020 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile gönderme kararı verilerek dosya yerel mahkemeye gönderildiği. Yerel Mahkemenin 14/08/2020 tarih ... E. ... K. Sayılı kararın incelenmesinde; davacıların ... Pazarlama Ticaret ve Turizm Ltd. Şti. ve ... Üretim ve Pazarlama Ltd. Şti. olduğu, her iki davacı yönünden rehinli alacaklar yönünden konkordatonun tasdiki talebinin reddine, adi alacaklılar yönünden; konkordato projesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 305 ve 306.maddeleri uyarınca tasdiki ile, kayıt altına alınan tüm adi alacakların Haziran 2021 tarihinden başlayarak 48 ayda eşit taksitte konkordato projesi uyarınca komiserler tarafından dosyaya sunulan ödeme projesi kapsamında ödenmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi uyarınca alacakları itiraza uğramış olan tüm alacaklılara tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açabileceklerinin ihtarına, karar verildiği, tasdik kararı Basın İlan Kurumu tarafından 26/08/2020 tarihinde ilan edildiği, davacı taraf 28/09/2020 tarihinde Antalya Arabuluculuk Bürosuna müracaat etmiş, arabuluculuk süreci 12/10/2020 tarihinde 22/10/2020 tarihinde uzlaşma sağlanamayarak sona erdiği, çekişmeli alacaklar hakkında açılan davanın konkordato prosedürü ile arasındaki sıkı ilişki ve bu dava ile korunan menfaat dengesi dikkate alındığında, bu davalar da arabulucuya başvuru zorunluluğuna tabi olmadığı, davacı taraf 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/b. maddesi belirtilen dava açma süresinin son günü olan 26/09/2020 tarihinden sonra 28/09/2020 tarihinde ihtiyari arabulucuğa müracaat ettiği, arabuluculuk görüşmelerinden sonra dava açtığı, başka bir ifade ile arabuluculuk görüşmeleri de kanunda belirtilen hak düşürücü sonra yapıldığından davanın hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle usulden reddine" karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 04/06/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Dava, Antalya 3Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalının konkordato istemine ilişkin yargılama sırasında davacıların adi alacak istemine davalı tarafça itiraz edilmesi sebebiyle, İİK 308/b maddesi gereğince açılan dava niteliğinde olup konkordato tasdik kararının 26/08/2020 tarihinde ilan edildiği mahkemenin gerekçesinde de belirttiği üzere davacının zorunlu yada ihtiyari arabuluculuğa başvurmasının zamanaşımını durdurup hak düşürücü süreyi de işlemez hale getireceği, eldeki dava da mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği ve davacının arabuluculuk son tutanağında görüleceği üzere 28/09/2020 tarihinde davacının arabuluculuğa başvurduğu, bu tarihin cumartesi gününe denk gelmesi sebebiyle İİK 308/b maddesi gereğince konkordato tasdik kararının ilan edildiği 26/08/2020 tarihinden itibaren bir aylık dava açma süresinin son günün 28/09/2020 pazartesi günü olduğu, davacının da bu tarihte arabuluculuğa başvurduğu ve arabuculuğun olumsuz sonuçlanması üzerine eldeki davayı açtığı gözetilerek davanın esasına girilip karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; "Davacı çekişmeli alacak iddiası ile dava açmıştır. Alacaklarına borçlu tarafından itiraz edilmiş olan alacaklılar konkordato tasdik kararının ilânından itibaren bir ay içerisinde borçluya karşı bir alacak davası açabilirler. Çekişmeli alacaklar hakkındaki dava, alacağı itiraza uğrayan alacaklı tarafından, bizzat konkordato borçlusuna karşı açılır. Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 24/12/2021 havale tarihli raporda sonuç olarak; 19.02.2019 konkordato kesin mühlet tarihinde banka alacağının 30.947,41 TL asıl alacak, 27.217,52 TL işlemiş faiz ve 1.360,87 TL gider vergisi toplamı 59.525,80 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkememizin ... E. sayılı dava dosyasında davacı ... Bankası AŞ'nin alacağının çekle ödendiğinden bahisle davaya konu olan alacağın tamamen reddedildiği ancak mahkememizce yapılan yargılama sırasında 80.000,00 TL çek ödemesi yapıldığı ispat olunamadığı gibi banka kayıtlarında da söz konusu ödemelerin yer almadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu ile tespit edilen 59.525,80 TL yönünden davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş; ancak davalı vekili tarafından gerekli istinaf harç ve giderleri yatırılmamış olup İlk Derece Mahkemesince davalı vekiline eksik istinaf harç ve giderlerini yatırması için muhtıra tebliğ edilmiş, akabinde 14/11/2022 tarihli ek karar ile muhtıra tebliğine rağmen eksik istinaf harç ve giderlerinin ödenmediği gerekçesiyle HMK'nın 344. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı vekili tarafından işbu ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmamıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan muhtelif sözleşmelere istinaden davalı tarafa iskonto kredileri ile kredili mevduat hesabı ve kredi kartı açılıp kullandırıldığını, davalı tarafça bankacılık ürünlerinin kullanımından doğan edimlerin yerine getirilmemesi sebebi ile aleyhine Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Antalya 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile takibe geçildiğini, dava tarihi itibari ile toplam alacakları 125.849,03-TL iken Yerel Mahkemece bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda ek rapor alınmaksızın hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak 59.525,80-TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, talepleri ile bilirkişi raporu arasındaki farkın temerrüt faizi hesaplama şeklinden kaynaklandığını, müvekkili bankanın iskonto kredilerine uygulamış olduğu akdi ve temerrüt faiz oranının usul ve yasalara uygun olduğunu, müvekkili banka ile davalı asıl kredi borçlusu ... Paz. Tic. Tur. Ltd. Şti. arasında 18.09.2012 tarihli 5.000.000,00-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ile yargılaması yapılan konkordato davasında verilen 14.08.2020 tarihli ilam uyarınca huzurdaki davanın davalısı hakkında rehinli alacaklar yönünden konkordatonun tasdiki talebinin reddine, adi alacaklar yönünden ise tasdikinin kabulüne, alacakları itiraza uğrayan tüm alacaklılara tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açabileceklerinin ihtarına karar verildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 8’inci maddesinin birinci fıkrasında, tarafların ticari işlerde faiz oranını serbestçe belirleyebileceğinin hükme bağlandığını, ödenecek faiz miktarının taraflarca kararlaştırılması halinde akdi (iradi) faizden söz edileceğini, bankaların, Bankalar Yasası uyarınca Bakanlar Kurulu kararı ile TC Merkez Bankası'na bildirilmek kaydıyla kredilere uygulayacakları azami faiz oranları ve faiz dışında sağlayacakları menfaatlerini serbestçe belirleyebildiklerini, Kanun Koyucunun ticari işlerde faizi sınırlamak gibi bir düşüncesi olsaydı, bu düşüncenin Türk Ticaret Kanunu’nda özellikle düzenlenmesi veya Türk Ticaret Kanunu m. 8/1’in kanunda yer almaması gerektiğini, bu durumda doktrinde de ağırlıklı görüş olarak savunulduğu gibi ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenmesinin mümkün olduğunu, Yargıtay 12. ve 19. Hukuk Daireleri'nin vermiş olduğu birçok kararda, Türk Borçlar Kanunu’nda faiz oranına ilişkin öngörülen sınırlamaların ticari işler bakımından geçerli olmadığına hükmettiğini, ticari işlerde kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığını, anılan hükümde sözü edilen ilgili mevzuatın 3095 sayılı Kanun hükümleri olduğunu, akdi faiz oranı yönünden bir sınırlama getirmediğinin ve 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddelerinin ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğunu, ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğini, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulünün gerektiğini, uygulamada bankaların faiz oranlarını, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ... sayılı Tebliğ’i ile kendilerine bırakılmış olan akdi ve temerrüt faiz oranlarını belirme yetkisine dayanarak serbestçe belirlediğini, Yargıtay kararları incelendiğinde, genel olarak bir bankanın tek taraflı faiz artırım hakkını düzenleyen sözleşmelerin tarafların serbest iradeleri ile oluşturulduğunu, hatta temerrüt faizi oranının belirlenmesini doğrudan bankaların inisiyatifine bırakan düzenlemelerin de hem sözleşme özgürlüğü hem de sözleşme ile bağlılık ilkeleri gereğince hukuka uygun bulunduğunu, bu nedenlerle verilecek kararlarda tamamen sözleşme hükümlerinin esas alınmasının gerekli olduğuna dair bir içtihat oluştuğunu, iskonto kredileri için ihtarname keşide tarihi itibariyle davalı/borçlu yanca bilinen ve imzalanan, müvekkili bankanın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kredilere uygulanan azami faiz oranının %50 olduğunun 03/10/2018 Tarihli Banka Bilgilendirme Formu ile sabit olduğunu, bu davaya konu ... numaralı iskonto kredileri için sözleşmede yer alan akdi faiz oranının %50 olduğunu, müvekkili banka ile karşı taraf arasında tanzim ve imza olunan Genel Kredi Sözleşmesi'nde de kararlaştırıldığı üzere temerrüt faizinin, akdi faizin %50 fazlası şeklinde uygulanacağını, müvekkili şirket tarafından uygulanan temerrüt faizi oranının mevzuat sınırları dahilinde olduğunu, akdi faiz oranının %50 fazlası olmak üzere %75 olarak belirlendiğini, Yerel Mahkemece bilirkişi raporunda tespit edilen asıl alacağın, işlemiş faiz ve gider vergisi üzerinden hüküm tesis edildiğini, icra vekalet ücretinin de konkordato projesine dahil edilmesi yönünden bir karar verilmediğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu, dosyada mevcut bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; İİK'nın 308/b maddesi gereğince açılan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca davalının borçlu olduğu miktarın usulünce hesaplandığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli, yerleşik yargısal kararlara uygun olduğu ve doğru hesaplamalar içerdiği, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacı bankanın davalıların temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı tespit edilen en yüksek faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşmede yer alan hüküm uyarınca % 50 fazlasının hesaplanması suretiyle kredilere uygulanacak temerrüt faiz oranının tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde icra vekalet ücretinin de konkordato projesine dahil edilmesi yönünde bir talebinin bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine İADESİNE, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09/03/2026 ...