T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1565 KARAR NO : 2025/1958 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2017/133 Esas - 2021/829 Karar KARAR TARİHİ : 21/10/2021 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 27/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkeme…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1565 KARAR NO : 2025/1958 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2017/133 Esas - 2021/829 Karar KARAR TARİHİ : 21/10/2021 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 27/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/10/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 01/12/2016 tarihli sürücü ... yönetimindeki ... plakalı Fiat-Ducato Van Maxi tipi davalının ticari işlerinde kullandığı araç ile yolcu konumunda bulunan müteveffa ... , davalının Burhaniye pazarındaki pazar yerini açmak için İzmir'den beraber yola çıkarak kazanın olduğu Ayvalık ilçesi sınırlarına kadar geldiklerini, buraya kadar davalı sürücü tarafından sevk ve idare edilen araç, olay yerinde tutulan tutanaklara göre Edremit yönünde önlerinde istikamet eden ... plaka sayılı araca hızlı bir şekilde arkadan çarparak her iki aracında devrilmesine ve çarpmanın etkisiyle savrulan araçta müteveffa ... 'in ağır bir şekilde yaralandığını ve kazanın olmasından 24 saat sonra vefat ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için şimdilik 2.000 TL,eş ... için 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacılar vekili davalı sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat etmiş; ancak davacılar vekili, 10/01/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı anne için 104.868,31 TL'ye, davacı eş için 384.309,20 TL olmak üzere toplam 489.177,51 TL'ye artırmıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın gerçekleşmesinde dava dışı sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini,belirsiz alacak davası açılamayacağını, hatır taşıması bulunduğunu beyanla davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davacı vekilinin feragat dilekçesi tarafların birbirinden yargılama ücreti ve vekalet ücreti talep etmedikleri dikkate alınarak, feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiş, aktüerya bilirkişilerin hesaplaması, davalı sigorta şirketinin, asıl alacak olan 310.000,00, 30.000,00 faiz, 24.500,00 TL vekalet ücreti, 500,00 TL yargılama gideri ve 10.000,00 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 375.000,00 nin nakden ve defaten tamamen alındığı, davacılar vekili ... tarafından 30/05/2019 tarihinde belirtilmiş olmakla, aktüerya bilirkişilerin raporları, 17/09/2021 tarihli, bilirkişi raporları da dikkate alınarak, her iki hesaplamada da tazminat tutarlarının davalı ... Kooperatifinden (310.000,00 TL asıl alacak ödeme ile karşılandığı) ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin de ödendiği anlaşılmakla, davacı yargılama gideri ve vekalet ücretini tahsil ettiğinden, davacı sigorta şirketi yönünde, feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden açılan davanın da dava konusu edilen tazminat miktarı ödendiğinden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı ile davaya konu kazada hatır taşımasının kabul edilip verilecek karardan %20 indirim yapılmasının taraflarınca kabul edilemeyeceğini, karara esas alınan 17/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın kazancının asgari ücret olarak kabul edilmesi ile Mahkemece gerekli araştırmanın yapılmadan karar verilmesinin hukuka, kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı ... yararına hükmolunan karşı yan vekalet ücretinin fahiş olduğunu beyan ederek; tehiri İcra talebinin kabul edilerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak eksik ve yetersiz inceleme neticesinde, hakkaniyete ve kanuna aykırı Yerel Mahkemenin 21/10/2021 tarihinde 2 No'lu Hükümle davalı ... yönünden müvekkil aleyhine vermiş olduğu"2-a-Davalı ... yönünden açılan davanın da dava konusu edilen tazminat miktarı ödendiğinden konusuz kaldığından KARAR verilmesine yer olmadığına,...ç-Davalı... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddolunan miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 35.234,90 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'e verilmesine," ilişkin istinaf sebeplerinin kabulüne, itirazlar doğrultusunda Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırılarak iş bu dilekçemizdeki talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmesine, yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı ile davaya konu kazada hatır taşımasının kabul edildiği aşikar olup, hatır taşımacılığı kesin deliller ve yargıtay içtihatları ile sabit olup, yerel mahkemenin bu hususta ki indirim kararının yerinde olduğunu, nitekim yargıtay içtihadı gereği indirim vermesi zaruri olup, aksi bir kararın yargıtay dairelerince bozma sebebi olarak görüleceğini, karara esas alınan 17/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın kazancının asgari ücret olduğunun açık olduğunu, yapılan hesaplamaların uzman kişilerce aktüerya ve hesaplama uzman heyeti taarafından yapılmış olup, aksini ispat eder bir bordroya rastlanmadığını, davacılar tarafından asgari ücretten farklı bir gelirinin olduğunun kesin deliller ile ispat edilemediğini, davalı ... yararına hükmolunan karşı yan vekalet ücreti yerinde olup, davacıların karşı vekalet hakkında ki istemlerinin mesnetsiz olduğunu beyan ederek; tehir-i icra taleplerinin reddine, davacıların istinaf başvurularının reddine, yerel Mahkemenin usul ve esasa uygun İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/133E. 2021/829K. Sayılı 21/10/2021 tarihli kararının ilamının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. İDM'nce davalı sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalı ... yönünden konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. Maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı ve sorumluluk sigortacısına karşı dava açabilir. İşleten ve sürücü zarar görenlere karşı müteselsilen sorumludur. Kural olarak, 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır. (Yargıtay HGK'nun 17/09/2008 tarih, 2008/4/564 Esas, 2008/536 Karar). Somut olayda, 14/11/2016 tarihinde saat 07.00 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki davacılar yakını ... 'in de yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı kamyoneti ile İzmir istikametinden Edremit istikametine seyir halinde iken aynı istikamette seyir halinde olan sürücüsü ... 'nun olduğu ... plaka sayılı traktörün römorkunun sol arka tarafına çarpması sonucu davacılar yakınının yaralandığı, akabinde 15/11/2016 tarihinde kaldırıldığı hastanede vefat ettiği ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Dava konusu olaya ilişkin Burhaniye ACM'nin 30/03/2018 tarih, 2017/392 Esas, 2018/175 Karar sayılı ilamı ile davalı sürücü ... 'in öndeki araç ile arasında yeterli mesafe bırakmadan öndeki araca çarpması nedeniyle asli ve tam kusurla taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme suçundan sonuç olarak 18.200,00 TL APC ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaftan da geçerek 24/04/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kusur yönünden; ceza dosyasında davalının etken kusuru ile kazanın gerçekleştiği yönündeki kesinleşen maddi olgu hukuk hakimi bakımından bağlayıcı taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığı sabittir. Keza, hem ceza dosyasındaki tespit ve değerlendirmeler hem de eldeki dosya kapsamında alınan ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 28/02/2020 tarihli raporuna göre; davalı sürücü ... 'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti aydınlatmanın olmadığı yolda yola gereken dikkatini vermeyip far ışığı altındaki görüşüne uygun hareket etmeyerek önündeki araca arkadan önlemsizce çarpmak suretiyle meydana gelen kazada %100 asli ve tam kusurlu olduğu, dava dışı diğer sürücü ... 'nun kusursuz olduğu belirlendiğinden; denetime elverişli ve yöntemine uygun düzenlenen bu kusur raporunun hükme esas alınmasında ve davalıların maddi tazminattan sorumlu tutulmasına usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamıştır. 6098 Sayılı TBK'nın "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi; Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Bu duruma yargısal kararlarda en sık rastlanılan örnek; ehliyetsiz ve/veya alkollü sürücünün arabasına/aracına, onun bu durumunu bilerek binen bir kişinin, meydana gelebilecek zarara önceden, kapalı bir şekilde razı olduğunun kabulü yönündedir. Makul bir insanın aynı şartlarda kendi yararı gereğince yapmaması gereken harekette bulunması da, zarar görenin ortak kusurunu ifade etmektedir. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Bu yolda indirim yapılabilmesi için herhangi bir talebin bulunması da şart değildir. (Yargıtay 17.HD 2015/4610 E - 2018/307 K sayılı 29/01/2018 tarihli kararı) Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Ancak, hatır taşıması yönünden indirim yapılabilmesi için talep olmalıdır. Buna göre, hatır taşıması indirimi için kural olarak hatır taşıması şartlarının varlığı yeterli iken, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olmasını ifade etmektedir. Davacılar yakınının davalı sürücü ... ile ortak pazarcılık işi yaptıkları, olay gününde pazar işi için birlikte bulundukları ve bu nedenle yolculuk yaptıkları göz önüne alındığında hatır taşımasının söz konusu olmadığı, İDM'nce hatır taşımacılığı bulunduğu gerekçesi ile tazminattan indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirlendiğinden bu yöne ilişkin davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Maddi tazminat yönünden; 07/12/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, desteğin asgari ücretin 2 katı geliri olduğu ve TRH 2010 yaşam tablosu esas davacı eş ... için 384.309,20 TL, davacı anne ... için 104.868,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı; İlk derece mahkemesi tarafından davacı eş ... 'ün dava sırasında evlenmesi, yine sigorta tarafından yapılan ödeme dikkate alınarak düzenlenen 13/11/2020 tarihli rapor ve 17/09/2021 tarihli ek raporunda ölen davacılar yakınının asgari ücretin iki katı gelirine ve PMF 1931 yaşam tablosuna göre, progresif yöntemle yapılan hesaplamada davacı eş için 54.339,70 TL, davacı anne için 206.859,32 TL destekten yoksun kalma maddi zararlarının hesaplandığı; davacılara sigorta tarafından ödenen 310.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı dikkate alındığında davacıların destekten yoksun kalma zararlarının tamamen karşılandığının rapor edildiği, İDM'nce aktüer bilirkişilerin 17/09/2021 tarihli ek raporunda belirtilen dosya kapsamına uygun davacılar yakınının asgari ücretin iki katı gelir elde ettiği ve hatır taşımacılığı indirimi yapılmaksızın davacı eş için 54.339,70 TL, davacı anne için 206.859,32 TL destekten yoksun kalma maddi zararlarının bulunduğu gözetilerek davacıların destekten yoksun kalma tazminat zararlarının karşılanması nedeniyle konusu kalmayan davanın esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği ve hatır taşımacılığı indirimi yapılarak davalı yararına daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacılar vekilinin İDM'nin kararında davacılar yakınının asgari ücret düzeyindeki gelirine göre hesaplama yapılmasına ve hatır taşımacılığı indirim yapılmasına ve davalı lehine fazla vekalet ücreti takdir edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre;6100 Sayılı HMK un 355 ve 357 inci maddeleri kapsamında yapılan inceleme üzerine, davacılar vekilinin istinaf başvurusu usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 Sayılı HMK un 353/ 1 inci maddesinin (b-2) bendi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir eksiklik bulunmadığından, düzelterek yeniden esas hakkında bir karar verilmesi suretiyle; davanın davalı sigorta şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden açılan davanın konusu edilen tazminat miktarı ödendiğinden ve dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar vekilinin kabul edilen istinaf sebepleri gereği reddedilen miktar üzerinden davalı ... lehine İDM'nin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan nispi vekalet ücretinin hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusu usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 2-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/133 Esas - 2021/829 Karar sayılı 21/10/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 3-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davanın davalı sigorta şirketi yönünden FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, b)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin, sunulan ibraname gereğince, 500,00 TL yargılama giderinin, davalı sigorta şirketince ödenmesi nedeniyle, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, c)Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 39,53 TL olduğundan, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile kalan 8,13 TL için harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, ç)Taraflar vekalet ücreti isteğinde bulunmamış olması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, d)Davalı ... yönünden açılan davanın konusu olan tazminat miktarı ödendiğinden ve dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, e) Konusuz kalan dava için alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 446,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 169,00 TL karar ve ilam harcının davalı ... 'den alınarak HAZİNE’YE GELİR KAYDINA, f)Dava tarihindeki haklılık durumuna göre davacıların yaptığı 442,50 TL bilirkişi ücreti, 371,79 TL posta-tebligat, 323 TL Adli Tıp Rapor gideri olmak üzere toplam 1.137,29 TL yargılama giderinin, 500,00 TL sinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi sonucunda kalan 637,29 TL'nin bu davalı yönünden %53 oranına göre 340,28 TL'sinin davalı ... 'den alınarak davacılara verilmesine, kalan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, g)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddolunan miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 24.408,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... 'e verilmesine, 5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine, 6-Davacılar tarafından yapılan 57,00 TL istinaf yargılama giderinden, davanın haklılık oranı olan %53'e göre hesaplanan 30,21 TL kısmının davalıdan ... 'den alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 27/10/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.