9. Hukuk Dairesi 2011/38966 E. , 2013/29090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 1.İŞ) DAVA : Davacı, oluşan banka zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, bankanın ..
**9. Hukuk Dairesi 2011/38966 E. , 2013/29090 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (... 1.İŞ) DAVA : Davacı, oluşan banka zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, bankanın ... Şubesi mudilerinden...'a ait hesaptan 26.02.2004-26.06.2004 tarihleri arasında, bu hesaba bağlanan bankanın diğer müşterileri ... ve ... adına üretilmiş iki adet Bankamatik kartı (...) ile 13.200.000.000 TL. çekildiğinin belirlendiğini, para çekim işlemlerinde kullanılan kartların hesaba 10.06.2002 tarihinde o dönemde Çarşı/ ... Şubesi'nde Bireysel Müşteri İlişkileri Yöneticisi olarak görev yapan davalı ...'a ait kullanıcı kodu ile bağlandığını,...'un zararının faizi ile birlikte toplam 13.959.453.994 TL. olarak 27.08.2004 tarihinde ödendiğini, davalıların ödenen bu tutardan, görevlerini ifa ederken gereken özeni ve dürüstlüğü göstermedikleri, ... kartlarının saklanması hususunda tedbirsiz davrandıkları için müştereken sorumlu olduklarını, usulsüz işlemde şifresi kullanılan ...'ın ayrıca sorumluluğu bulunduğunu iddia ederek oluşan banka zararının 27.02.2004 ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... vekili; davalının şubede Ekim 1999'da vezne görevlisi olarak işe başladığını, 2000 yılında Müşteri İlişkileri Yetkilisi olarak görev yaptığını, göreve başladığında müşterilere ait kart ve şifrelerinin kilitsiz bir kutu içinde müşteri temsilcisi dolabında saklandığını, genel müdürlükten şubeye gelen kart ve şifrelerinin şube müdürü veya operasyon yetkilisi tarafından teslim alındığını, bunların müşteri temsilcilerine gelişigüzel imzasız teslim edildiğini, para çekme işleminde kullanılan şifrenin kendisine ait olmadığını, olayda bilgisinin, eyleminin ve iştirakinin bulunmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili; haksız surette bir başkasının hesabından para çekmekte kullanılan ... ve ... adına düzenlenmiş ... kartlarının hiçbir talepleri olmaksızın davacı banka tarafından üretildiğini, adına kart çıkarılan kişiler tarafından da teslim alınmadığını, kredi kartlarının şubede, herkesin erişebildiği kilitsiz bir dolap içinde istif edildiğini, bu kartların kendisine zimmetlenmediğini, bu kartların ana kasada saklanması gerektiğini şube müdürüne ilettiğini ancak bu yönde bir şey yapılmadığını, suistimalde kullanılan kart hesaplarının ilgili şubeden ayrıldıktan sonra kullanılarak iptal edildiğini, hesabından para çekilen ...'a bankacılık mevzuatı gereği düzenli olarak her ay gönderilmesi gereken hesap ekstrelerinin de gönderilmemiş olması sebebiyle bu müşterinin 4 ay boyunca para çekme işleminden haberinin olmamasında esaslı kusurun davacı bankada olduğunu, şifresinin iş yoğunluğu olan iş ortamında kötüniyetli başka bir personel tarafından öğrenilmesinin mümkün olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davacının ileri sürdüğü iddialarının asılsız olduğunu, çalıştığı süre boyunca kendi şifresini başkasına söylemediği gibi başkasının şifresi ile de hiçbir işlem gerçekleştirilmediğini, sistem şifresinin şahsi olduğunu, banka müşterisi ...'a ait hesabın Tahir Hıfzı Berkman ve ... kartlarına bağlanması ve bu suretle hesaptan para çekilmesi işlemiyle hiçbir ilgisi olmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacı bankanın, hesap- kart bağlama işlemlerinde kullanıcı kodu ve şifrelerinin hangi şubede kullanıldığının belirlenememesinden, ... kartlarının ve şifrelerinin banka usul ve yönetmeliklerine uygun olarak düzenlettirilmemesinden, müşteriye gönderilmemesine rağmen iptal ve imha edilmemesinden, bunların şubede muhafazasının sağlıklı yapılmamasından, ATM'lere kamera konulmamasından, dava konusu olayın münferit bir olay olmamasından şube üst yönetiminin ve bankanın %50 oranında ve 6.979,73 TL üzerinden, davalı ...'ın dava konusu usulsüz işlemde korumakla yükümlü olduğu operatör kodu ve şifresinin kullanılması, müşteri ilişkisi yetkilisi olarak kendisine teslim edilen kıymetleri müşterek muhafaza ilkelesine uygun korunması ve iade yada imhası gereken kıymetler için süresi içinde gereken işlemi yapmaması nedeniyle % 30 oranında ve 4.187,84 TL üzerinden, davalı ... ile davalı ...'in müşteri ilişkisi yetkilileri olarak kendilerine teslim edilen kıymetleri müşterek muhafaza ilkelerine uygun olarak korumamaları, iade ve imhası gereken kıymetler için süresi içinde gereken işlemi yapmamaları nedeniyle ayrı ayrı %10 oranında ve 1.395,95 TL üzerinden sorumlu oldukları gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı süresi içinde taraflar ve müdahil TMSF temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir. İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir. Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir. Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir. Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir. Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir. Dosya içeriğine göre; temyize konu edilen miktar 1.395,95 TL olup, karar tarihi itibariyle 1.540,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı ... ve davalı ...'in temyiz isteminin HUMK.nun 427/2, 432/4 maddeleri uyarınca REDDİNE, 2- Davacı ..., müdahil TMSF ve davalı ...'ın temyizine gelince; Dosyadaki bilgi ve belgelere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle müdahale talebinde bulunan ve müdahilliğine karar verilen TMSF'nin mahkeme kararının karar başlığında müdahil olarak gösterilmemesi maddi hatadan kaynaklanmakta olup, bu hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğundan davacı ..., müdahil TMSF ve davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılardan ...'a yükletilmesine, 13.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.