9. Hukuk Dairesi 2025/9333 E. , 2026/484 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2847 E., 2025/2439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/196 E., 2024/392 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor din…
9. Hukuk Dairesi 2025/9333 E. , 2026/484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2847 E., 2025/2439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/196 E., 2024/392 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.10.1994-03.02.2023 tarihleri arasında çalıştığını, en son aldığı net ücretin 20.000,00 TL olduğunu, asgari ücret kısmının bankadan kalanının ise elden ödendiğini, sigorta primlerinin düşük ücretten yatırılması nedeniyle davacının hak kaybına uğradığını ve iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ile husumet, görev, yetki ve derdestlik itirazlarının olduğunu, işe başlama tarihine ilişkin dava dilekçesindeki beyanın gerçeği yansıtmadığını, müvekkili Şirketin 06.01.1997 tarihinde kurulduğunu, davacının 01.05.1998 tarihinde kalfa olarak çalışmaya başladığını, davacının herhangi bir sebep bildirmeksizin istifa ettiğini, aralıksız çalışmadığını, 05.11.2020 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, davacıya 73.907,20 TL kıdem tazminatı ödendiğini, 09.11.2020 tarihinde ibralaşıldığını, davacının tekrar 07.12.2020 tarihinde davalı nezdinde çalışmaya başladığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dilekçesinde fesih sebebi olarak belirttiği gibi davacının sigorta primlerinin gerçek ücretten yatırılmadığı anlaşılmakla bu durumda işçinin iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyecek olmasına göre iş sözleşmesi feshinin haklı nedene dayandığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, dosya kapsamındaki deliller ve davalı işverence sunulan işyeri kayıtları incelendiğinde bilirkişi raporunda ayrıntısına yer verildiği üzere işverence düzenlenen 05.11.2020 tarihli kıdem tazminatı bordrosunda ve ücret bordrolarında işe giriş tarihinin 01.02.1998 olarak gösterildiğinin tespit edilmesi karşısında davacının işe başlama tarihinin 01.02.1998 olarak kabul edildiği, davacının 03.02.2023 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğü, toplam hizmet süresinin 25... gün olduğu, tanık beyanlarına göre davacının çalışmasının kesintisiz olduğunun kabul edildiği, 05.11.2020 tarihinde çıkış bildirimi yapılan dönemde davacıya yapılan kıdem tazminatı ödemesinin avans mahiyetinde olduğu kabul edilerek bu ödemenin işlemiş faizi ile birlikte kıdem tazminatı hesabından mahsup edildiği, 19.12.2023 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davacının bakiye kıdem tazminatına hak kazandığı, davacı tanık beyanları ile davacının işyerinde müdür olarak çalıştığının anlaşılması, tanıkların da ücretin bir kısmının bankadan bir kısmının ise elden ödendiğine dair beyanları ve davalı işveren tarafından dosyaya sunulan kayıtlarda iki farklı ücret üzerinden düzenleme yapılması dikkate alındığında hesaplamalara esas alınan ücretin işçinin yaşı, kıdemi ve yaptığı işin niteliği ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sunulan işyeri kayıtları arasında davacının 05.11.2020 tarihli çıkışına ilişkin olarak düzenlenen kıdem tazminatı bordrosunda ve tüm ücret bordrolarında işe giriş tarihinin 01.02.1998 olarak gösterildiği, belgelerin imzasız olduğu istinaf nedeni yapılmış ise de belgeler davalı işverence sunulduğundan itibar edilmesi gerektiği, esas alınan hizmet süresinde hata olmadığı, davacının iş sözleşmesini sigorta primlerinin eksik ödenmesi nedeniyle feshettiği, işverence Kasım 2020 sonrası ücret bordrolarının dosyaya sunulmadığı, davacı tanıklarının ücret miktarı belirtmemekle birlikte elden ödeme olduğunu beyan ettikleri, işveren kayıtlarına göre gerçek ücretle resmî kayıtlardaki ücretin farklı olduğunun görüldüğü, davacının ücretinin fesih tarihinde brüt 19.128,29 TL olduğu, 25 yıllık çalışması olan davacının davalının iddia ettiği ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Mahkemece kabul edilen ücrette hata olmadığı, davacının kesintisiz çalıştığı, yapılan kıdem tazminatı ödemesinin avans olarak kabulü ile işlemiş faiziyle birlikte mahsubunun isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, 2. Davacının asgari ücret ile çalıştığını, 3. Bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, 4. Davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; hizmet süresi, aylık ücret miktarı ile iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.