Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10140 E. , 2024/5294 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10140 Karar No : 2024/5294 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: D
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10140 E. , 2024/5294 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10140 Karar No : 2024/5294 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına bandrol ücreti ödenmediğinden bahisle tanzim ve tebliğ edilen 2004 yılı Ocak-Aralık dönemine ilişkin bandrol ücretini ve gecikme faizini içerir toplam 495.645,73 TL tutarındaki ... tarih ve ... sayılı ihbarnamenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; tahakkuk işlemine ilişkin ihbarnamenin, tasfiye halinde olan şirketin tasfiye memurunun ticaret sicilinde tescil ve ilan ettirdiği ve bu şekilde idarenin bilgisi dahiline giren adrese, usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi; şayet tüm araştırmalara rağmen tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamıyorsa ilanen tebligat usulünün uygulanması gerekirken, bu yol izlenilmeden şirket vekili Av. ...'e tebligat yapıldığı ve bu haliyle ortada usulüne uygun bir tebligattan bahsedilemeyeceğinden, davacı şirketten 2004 yılı Ocak - Aralık arası döneme dair bandrol ücreti ve gecikme faizine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ihbarname ile toplam 495.645,73 TL'nin ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket avukatının, Kurumlarından "borcum yoktur" yazısı talep etmesi üzerine, kendisinin şirketi temsile yetkili olduğu, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, avukatın şirketin vekili ve temsilcisi olduğu; nitekim bu tebligat sonucunda dava açılmasının yapılan tebligatın usulen ve hukuken geçerli olduğunu ortaya koyduğu; kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile dosyanın esası incelenmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin; vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklar bakımından, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğ tarihini izleyen günden başlayacağı düzenlenmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun, "Vekile ve kanuni mümessile tebligat" başlıklı 11. maddesinde; "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 32. maddesinde; "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur. " hükmü yer almaktadır. 25 Ocak 2012 tarih ve 28184 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin, "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 53. maddesinde; "(1) Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerlidir. Aksi takdirde tebligat yapılmamış sayılır. Muhatap, her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alırsa ya da bunların içeriğini öğrenirse tebliği öğrenmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre dava açma süresinin başlayabilmesi için, ilgilinin hak ya da menfatinin ihlal edildiğine ilişkin icrai işlemin, bu işlemi tesis eden makam tarafından usulüne uygun olarak ilgilisine duyurulmuş olması gerekir. Dolayısıyla belirtildiği şekilde tebligat yapılmadığı takdirde, işlemden herhangi bir şekilde haberdar olan ilgilinin de işlemden haberdar olduğu tarihe göre dava açabileceğinin kabulü gerekir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin 01/01/2004 ila 30/04/2005 dönemine ilişkin ithalat ve satış işlemlerinin bandrol ücreti yönünden incelendiği, inceleme sonucunda tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı inceleme raporu ile söz konusu dönemde toplam 53.542 adet cihazı bandrolsüz olarak satıldığının belirlenmesi nedeniyle 2004 yılı Ocak - Aralık arası döneme dair ithalat ve satış işlemlerinden kaynaklanan toplam 495.645,73 TL bandrol ücreti ve gecikme faizine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ihbarnamenin tanzim edildiği ve işlemin Tasfiye Memuru ...'ın mernis adresinde bulunmaması sebebiyle şirket vekili Av. ...'e tebliğ edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar idare mahkemesince; 3093 sayılı Kanun kapsamındaki TRT bandrol ücretine ilişkin amme alacağının borçlulardan istenilmesi ve sonrasında 6183 sayılı Kanuna göre ödeme emriyle takip ve tahsili yoluna gidilebilmesi için, tarh ve tahakkuk işlemlerinin tebliğinin yukarıda anılan hükümlere uygun şekilde yapılmış olması zorunlu olduğu, aksi halde kamu alacağının usulüne göre tebliğ edilerek kesinleştiğinden ve tahsil edilebilir hale geldiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığından söz edilmiş ise de; dava konusu işlem, kesinleşmiş bir borcun tahsili için 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre düzenlenmiş bir ödeme emri olmayıp, tahakkuk işleminin bizatihi kendisi olduğundan; yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca da, işlemin tebliği usulsüz olsa dahi, bu durum işlemi geçersiz kılmayacak; yalnızca dava açma süresi yönünden, tebliğin muhatabının işlemi öğrendiği tarih, tebliğ tarihi sayılacak ve dava açma süresi bu tarih itibariyle başlayacaktır. Nitekim dava konusu ihbarnamenin vekile tebliğ edilmesi ile, bu işleme karşı süresinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemin tebliği, işlemin geçerliliğini etkilemediğinden; dosyanın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, tebliğin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal eden İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.