TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/01/2025 NUMARASI: 2023/307 Esas, 2025/12 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/959 KARAR NO: 2026/303 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/01/2025 NUMARASI: 2023/307 Esas, 2025/12 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davacı şirketin her türlü mimarlık tasarım proje, iç mimari dekorasyon ve sunum hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, davacı ile davalı taraf ile aralarındaki anlaşma ve davalı taraftan gelen talep üzerine... Adi Ortaklığı’nın “...” projesinin inşaat süresi öncesinde satış argümanlarında kullanılmak üzere, mimari proje ve iç mimarı projelerinde üç boyutlu modelleme yapılarak görsel hale getirme işini üstlendiğini, davacının aynı zamanda projenin drone aracı ile havadan video ve fotoğraf çekim işini de üstlenerek tüm edim ve yükümlülüklerini layığı ile ifa ettiklerini, işin devamı esnasında da yapılan her bir işin hakediş kalemlerini peyderpey davalı tarafa bildirdiğini, davalı taraf ile bildirilen birim fiyatlar üzerinde anlaştıklarını ve ücret üzerinde mutabık kaldıklarını, davalı tarafın davacı tarafından eksiksiz teslim edilen işlerin bedelini ödemeden sosyal mecralarda ve sair mecralarda kullandığını ve kullanmaya da devam ettiğini, davacı tarafından yapılan ürünler davalı müşterek ve müteselsil borçlular tarafından çeşitli sosyal platformlarda kendi adlarına kullanıldığının tespiti için İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/...... Değişik iş sayılı dosyası ile davacı şirket adına delil tespiti davası açtıklarını, alınan bilirkişi raporunda da davacı şirket tarafından yapılmış olan işlerin davalı tarafça kullanıldığının tespit edildiğini, davacı yanın üzerine düşen tüm edimleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına ve davalı tarafça da tanıtım ve reklam amaçlı sosyal mecralar ve sair mecralarda kullanılmasına rağmen ilgili hizmetlerin karşılığı bedelin ödenmediğini, davalı tarafa ........ Noterliği'nin tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle fatura aslını, KDV hariç hesap özetini ve teslim edilen işlerin bir kısmının görüntülerini gönderdiğini, davalı taraf....... Noterliği'nin tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde, taraflar arasında anlaşmalarının olduğunu, davacı şirket tarafından kendilerine hizmet verdiğini, yapılan işi ve hizmeti teslim aldıklarını beyan ettiklerini ancak iş bedelini ödemediklerini, davalı tarafa karşı düzenlemiş olduğu .......01.2018 tarihli, ........ Sıra Nolu fatura dayanak gösterilerek İstanbul ....... İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosyası ile davalı taraflara karşı icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı şirketin, davalı için 3D modelleme işi kapsamında 12 adet perspektif (render) yaptığını, iç mekan ve dış mekan fotoğraf çalışması yaptığını, taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi olmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın yapılan iş adeti ile yapılan işin birim fiyatları olduğunu, davacı tarafın nedeni anlaşılamayan bir şekilde, birim fiyat olarak Türk Lirası olarak anlaşma sağlanan bedelleri dolar cinsinden fatura ettiğini, ihtilafın, yapılan işin birim fiyatlarındaki davacı yanın haksız kazanç sağlama isteğinden kaynaklandığını, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak, hiçbir yasal dayanağı olmayan bir şekilde 49.000 USD talep ettiğini, davacı yanca davacının ........ Noterliği'nin .. Şubat 2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesine verilen...... Noterliği'nin ........ Şubat 2018 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile verilen cevapta “anlaşma olduğu, işe ve hizmete ilişkin ortaya konan ürünleri teslim alındığı hususlarının açıkça ikrar edildiği” hususunun gerçek dışı olduğunu, davacı yanca, davalı yan tarafından beyan edilmeyen hususların beyan edilmiş gibi algı yaratılmaya çalışıldığını, ihtarnamede hizmetin adet olarak miktarı ile bedeller arasında uyumsuzluk olduğunu, hiçbir şekilde birim fiyatları ve iş adedinin kabul etmediklerini bildirdiklerini, İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/ ...... D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonunda alınan bilirkişi raporu ile de ihtarnamede davacı yanın belirttiği hususların yer almadığını, taraflar arasındaki yapılan işin bedelinin TL cinsinden mutabık kalındığını, dolar olarak bir fiyat verilmesi ve kabul edilmesinin söz konusu olmadığını, kaldı ki, yapılan işin bedeli, emsallere göre 49.000 USD gibi bir rakam olmasının Türkiye’de mümkün olmadığını, 10 tane ajanstan teklif alınsa maksimum bedelin 49.000,00 TL olacağını, davacı ile davalı şirket arasındaki maillerin incelenmesinden yapılan işin adeti ve miktarına dair fikir elde edilebileceğini, fatura konusu edilen yapılıp teslim edildiği iddia edilen iş kalemlerinden bir kısmı ihtar ekinde gönderildiğini, gönderilen görsellerin incelenmesinden, bir kısmının çözünürlüğü düşük, demo olarak yapılan işler olduğunun görüldüğünü, bu tür işlerin, baskıya girecek olan fotoğrafın seçimi için yapılan demolar olduğunu, demoların ayrı bir fiyat olarak hiçbir zaman fiyatlandırılmayacağını, fotoğraf çekimlerinde onlarca fotoğraf çekilmesine rağmen bunların içinden birkaç poz seçilip ve esas baskıya alınacağını, dünyanın hiçbir yerinde demoların ayrı bir ücrete tabi tutulmadığını, davacı ile aralarında birim fiyatların TL olarak anlaşıldığını, döviz üzerinden anlaşmadığını, davacının demolara dahi ücret talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine, davacının alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamı gereğince alınan bilirkişi heyet raporunda davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde davalı taraftan takip tarihi itibariyle 49.855 USD alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde ise takip tarihi itibariyle borç ve alacağın olmadığının tespit edildiği, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen takibe ve davaya konu 08/01/2018 tarihli ...... nolu...... USD tutarlı faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraflar arasında yapılan yazışmalar itibariyle, davacı tarafından işin yapılarak teslim edildiği ve davalıların yapılan işten menfaat sağlamaya devam ettiği ile işin ücretinin döviz cinsi üzerinden yapıldığının anlaşıldığı, davacının sunduğu ücret tarifesinin piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğu, davacı tarafça davanın takip öncesi ....... Noterliği'nin .../02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiği, ihtarın davalı taraf daimi çalışanına 09/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüdün 12/02/2018 tarihinde olduğu, fatura noter aracılığıyla tebliğ edildiğinden alacağın davalı tarafça belirlenebilir ve bilinebilir olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı/takip borçlusunun, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, 49.855 USD asıl alacak takip öncesi işlemiş 617,85 USD faiz olmak üzere toplam 50.472.85 USD'nin takip tarihinden işleyecek %10,75 ticari temerrüt faizi ile aynen devamına, takibe konu alacağın %20'si olan 10.094,57 USD icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davalı yanca istinaf edilmiştir. Dairemiz 20/03/2023 tarih 2020/421 esas 2023/301 karar sayılı ilamıyla, taraflar arasında yapılan sözlü sözleşme gereğince, davalı adi ortaklık şirketleri tarafından yapılmakta olan “...” projesinin inşaat süresi öncesinde satış argümanlarında kullanılmak üzere, mimari proje ve iç mimarı projelerinde üç boyutlu modelleme yapılarak görsel hale getirme işinin davacı tarafından üstlenildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme tarafından bilirkişi heyetine yazılım mühendisi eklenmek suretiyle rapor alınmıştır. Oysa, davacı tarafından yapılan iş yazılıma yönelik olmaktan çok teknik olarak hazırlanan fotoğraf, video vb işlere ilişkin olduğu dikkate alındığında, yazılım bilirkişisi yerine, sektör bilirkişisi eklenmek suretiyle rapor alınması gerekmektedir. Bu durumda, bilirkişi kuruluna, sözleşme konusu işe ilişkin sektörde uzman bir bilirkişi eklenmek suretiyle oluşturulacak bilirkişi kurulundan, dava konusu faturalara konu işin yapıldığı yıl ve yerdeki serbest piyasa rayicine göre bedelinin tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığı, Mahkemece, 49.855 USD asıl alacak takip öncesi işlemiş 617,85 USD faiz olmak üzere toplam 50.472.85 USD'nin takip tarihinden işleyecek %10,75 ticari temerrüt faizi ile aynen devamına karar verilmiş olup, yabancı para ile talep edilen icra takiplerinde, faiz talebi 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faiz başlıklı 4/a maddesinde sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağı öngörülmüştür. Mahkemece bilirkişi heyetinden işlemiş faiz ve takip sonrası işleyecek faiz hususlarında ek rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği, Mahkemece takibe konu alacağın %20'si olan 10.094,57 USD icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yabancı para ile yapılan icra takiplerinin takip borçlusu tarafından itiraz edilmesi ile açılacak itirazın iptali davalarında icra inkar tazminatı takip tarihindeki takip konusu yabancı paranın TCMB efektif satış kuru ile hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkeme tarafından yabancı para üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olduğu, Bununla birlikte, kabule göre, icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı bilirkişi incelemesi ve yargılama ile belirlenmiştir. Bu durumda alacak likit olmadığından mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece. taraflar arasında yapılan sözlü sözleşme gereğince, davalı adi ortaklık şirketleri tarafından yapılmakta olan “...” projesinin inşaat süresi öncesinde satış argümanlarında kullanılmak üzere, mimari proje ve iç mimarı projelerinde üç boyutlu modelleme yapılarak görsel hale getirme işinin davacı tarafından üstlenildiği anlaşılmaktadır. İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2023 tarih ve 2020/421 - 2023/3012 Karar sayılı ilamı doğrultusunda bilirkişi kuruluna, sözleşme konusu işe ilişkin sektörde uzman bir bilirkişi eklenerek dava konusu faturalara konu işin yapıldığı yıl ve yerdeki serbest piyasa rayicine göre bedelinin tespit ettirilmesi talep edilmiş olup Yazılım Uzmanı, Mimar, Mali Müşavir bilirkişi heyetine Bilişim-Grafik Uzmanı bilirkişide eklenerek tanzim edilen 20/01/2024 tarihli heyet raporu raporunda 3 boyutlu modelleme ve görselleştirme hizmeti veren firmaların ücret belirlerken yıllık birikimlerine, müşteri bütçelerine ve kendi müşteri portfolyolarına göre fiyat belirlediği,davacı yanın davaya konu takipte talep edebileceği asıl alacağının (KDV Dahil) $18.622 olabileceği , icra takip tarihi olan 21.05.2018 tarihi itibarıyla $18.622 asıl, $230,78 işlemiş faiz olmak üzere toplam $18.852,78 alacaklı olduğu tespit edildiği davacı vekilinin rapora itiraz ettiği hususlar da gözetilerek dava konusu işin yapıldığı yıl ve yerdeki serbest piyasa rayicine göre raporda esas alınan birim fiyatlarına ilişkin yapılan araştırmalara dair verilerin somutlaştırılarak ek rapor tanzim edilmesi amacı ile bilirkişiye tevdi edilmiş olup ek raporda davalının dosyaya sunmuş olduğu dava dışı firmalardan alınmış olan tekliflerde de bedellerin farklılıklar gösterdiği, serbest piyasa koşulları gereği her bir firmanın farklı fiyatlar sunduğu göz önünde bulundurulduğunda “Güzel Sanatlara” bağlı işlerin standart bir fiyatı bulunmadığı, bu sebeple bedellerin somutlaştırılamadığı, her firmanın tecrübesine göre farklı fiyatlar verdiği , davacının yapmış olduğu işlerin ortalama üstü olduğundan ücretler işlerin yapılmış olduğu döneme göre ortalama üstünden hesaplanarak değerlendirilmiş olduğu bildirilmiştir. Bu nedenle hüküm kurmaya elverişli açık ve ayrıntıları gösterilen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul ..... ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları vaki itirazlarının kısmen iptali ile; takibin 18.622,00 USD asıl alacak ve 230,78 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.852,78 USD üzerinden devamına, yabancı para ile talep edilen icra takiplerinde, faiz talebi 3095 sayılı Kanunun yabancı para borcunda faiz başlıklı 4/a maddesinde sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağı öngörülmüş olduğundan takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine, icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı bilirkişi incelemesi ve yargılama ile belirlenmiş olduğundan dava konusu alacak miktarı likit olayıp tespiti yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, Hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda, aleyhe içeriği kabul etmemekle beraber, fatura konusu işlerde serbest piyasanın hâkim olduğu ve yapılan işlere dair bir ücret standartının olmadığı vurgulanmışken, hiçbir dayanağı olmadan ve soyut bir şekilde birim fiyat belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflarınca dosyaya sunulan uzman görüşleri ile dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi ek raporları arasında yer alan çelişki ilk derece mahkemesi tarafından giderilmediğini, müvekkili şirketin aihs ve anayasa kapsamında temin altına alınmış adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından hükmedilen faiz oranı eksik ve hatalı olduğunu, icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, ilk derece mahkemesi karar gerekçesine göre, döviz ile hüküm kurulması 20.01.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporuna dayandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile, döviz ile alacak tutarı ve türk lirası üzerinden alacak tutarı seçenekli olarak hesaplanmış ve takdiri mahkemeye bıraktığını, mahkemece, döviz ile hesaplama seçeneğinin neden tercih ediliği ortaya konulmadan, sanki tek seçenek döviz imiş gibi döviz ile hesaplama seçeneğine göre kurulan hüküm hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki tl olarak hesaplamaya göre karar verilmesi gerekir iken, hukuki dayanağı olmayan şekilde döviz ile yapılan hesaplamanın esas alınması hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davada davacı, taraflar arasında ..... isimli proje kapsamında mimari ve iç mimari görselleştirme, üç boyutlu modelleme, fotoğraf ve video çekimi hizmetlerinin sunulmasına ilişkin bir iş ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından üstlenilen edimlerin eksiksiz şekilde yerine getirildiği, yapılan edim davalılara teslim edildiğini, kesilen iş bedeli faturası ödenmediğini, icra takibine başladıklarını ancak itiraz ile takip durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın yapılan işin adedi ve birim fiyatı noktasında toplandığını, birim fiyatlarının Türk lirası üzerinden kararlaştırıldığını, döviz cinsinden herhangi bir kabul bulunmadığını, davacı dolar üzerinden fatura düzenlediğini, davacının yaptığı işlerin bir kısmının demo ve düşük çözünürük niteliğinde olduğunu, ücretlendirme mümkün olmadığını, teslim edilen görsellerin büyük ölçüde aynı olduğu ve adet yönünden mükerrerlik bulunduğunu, emsallerine göre fahiş fiyat olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında sözlü bir eser sözleşme ilişkisi bulunduğunu, davacı edimlerini yerine getirdiği ve davalılarca satış ve tanıtım amaçlı kullandığı, ancak taraflar arasında yapılan işin adedi ve birim fiyatı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle alınan bilirkişi raporu itibariyle, yapılan işin piyasa rayiç bedelinin 18.622,00 Usd olduğu, 18.622,00 Usd asıl alacak ve 230,78 Usd işlemiş faiz itibariyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek ve kök raporda, davacının yapmış olduğu işlerin ücretlerinin tutarının 76.000,00 TL + KDV olduğu (89.680,00 TL), 20.07.2018 yılı dolar kuru üstünden tutarın 15.782,00 USD olduğu + KDV ile bedelin 18.622,00 USD olduğunu, davacının takip tarihi itibariyle alacak miktarının 18.622,00 Asıl alacak ve 230,78 işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.852,78 USD alacaklı olduğunu bildirmiştir. Dairemiz kaldırma kararında açıkça, " ...bilirkişi kurulundan, dava konusu faturalara konu işin yapıldığı yıl ve yerdeki serbest piyasa rayicine göre bedelinin tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken... " denilmek suretiyle yeni bilirkişi incelemesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece yeni bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taraflar arasında davacının edimi karşılığında alacağı bedel konusunda bir anlaşma yoktur. Bilindiği gibi, iş bedelini veya işin birim fiyat bedelini ispat etmesi gereken yüklenicidir. Dava dosyasına davacı tarafından dava dosyasına iş bedelinin birim fiyatı Türk Lirası veya Amerikan Doları olduğu hususunda bir ispat vasıtası sunulmamıştır. Davacı yüklenici düzenlediği faturada birim fiyat Amerikan Dolar olduğunu belirtmiş ve yargılama aşamasında bildirmiş olmasına rağmen davalı taraf ise birim fiyatın Türk Lirası olduğunu belirtmiştir. Eser sözleşmeleri kapsamında, yabancı ülke paraları ile sözleşme imzalanması mümkün olup, bu hususta para kıymetini koruma kanunu kapsamında bir engel bulunmamaktadır. Bununla birlikte, taraflar arasındaki iş bedelinin ne şekilde ödeneceği, birim fiyat bedeli, Dolar veya Türk Lirası olduğu husus davacının ispat etmesi gerekmektedir. Eser Sözleşmesinin Kurulması ve İcap-Kabul Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, şekle bağlı olmayan rızai bir sözleşmedir (TBK m. 470). Sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların "eser" ve "bedel" üzerinde anlaşmaları gerekir.Somut olayda, yüklenici dolar üzerinden birim fiyat teklifi (icap) sunmuştur. Davalı iş sahibi (adi ortaklık) şirketleri adına hareket eden davalı .........şirket temsilcisi ... tarafından gönderilen 20.07.2017 tarihli cevabi meail yazısında, " .... ...... merhaba, teklifinizi onaylıyoruz. Teknik sorunlarınız olursa ... de mail adresi olan ([email protected] ile görüşebilirsiniz" denilmek suretiyle, taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Ayrıca, davacı şirketin teklifi sonrasında taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında da belirtildiği üzere, irade beyanı örtülü (zımni) olabilir ve eylemli durum sözleşmenin kurulduğunu gösterir.Taraflar arasında eser sözleşme ilişkisi kurulmuş olup, kurulan eser sözleşmesi davacı tarafından icap olarak sunulan ve bildirilen dolar bazlı olduğu, davalı adi ortaklıklar adına hareket eden şirket temsilcisinin onayı ile davacı tarafın edimini yaparak teslim ettiği anlaşılmıştır. Birim fiyatlı sözleşme yabancı para üzerinden yapılabilir. Birim fiyatlı sözleşme ile yapılması kararlaştırılan her bir imalat kaleminde işin metresi, metrekaresi, metreküpü, kilosu, tonu gibi ölçülere göre her bir birim için kararlaştırılan toplam fiyat olarak tanımlanmaktadır. Toplam bedel, gerçekleştirilen imalatın miktarı ile birim fiyatının çarpılması suretiyle bulunmaktadır. TBK m. 481 (Değere Göre Bedel): Sözleşmede bedel önceden belirlenmemiş veya sözleşme dışı bir iş yapılmışsa, bedel eserin yapıldığı yer ve zamandaki değerine (mahalli serbest piyasa rayicine) göre belirlenir. TBK m. 526 ve devamı (Vekâletsiz İş Görme): Sözleşme kapsamında olmayan, sonradan iş sahibinin yararına yapılan fazla işlerin bedeli, kural olarak sözleşmedeki birim fiyatla değil, bu hükümler uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanırTBK m. 99 (Yabancı Para Borcu): Sözleşmede Amerikan Doları kararlaştırıldığı için, yüklenici seçimlik hakkını kullanarak alacağını aynen Amerikan Doları olarak veya fiilî ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası olarak talep edebilir.Yüklenici tarafından sözleşme harici yapılan ve birim fiyatı belli olmayan ilave işler yapıldığında, bu işlerin bedeli sözleşmedeki Amerikan Doları birim fiyatı üzerinden değil, TBK'nın vekâletsiz iş görme hükümleri gereği işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre (Türk Lirası bazında o günkü piyasa değeriyle) hesaplanmalıdır (İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi, 08.06.2021 Tarih, E: 2021/1550, K: 2021/1755).Yüklenici ve iş sahibi arasında eser sözleşmesi mevcut olup sözleşmede kararlaştırılan miktar dışında işler de yüklenici tarafından yapılmış ya da iş sahibince yaptırılmış olabilir. Yanlar arasında iş artışı olması hâlinde iş artışı bedelinin nasıl hesaplanacağı sözleşmede kararlaştırılmış olabilir; bu hâlde artan iş bedeli sözleşmeye göre hesaplanacaktır. Sözleşmede veya sözleşme eki şartnamelerde sözleşme dışı fazla imalat bedelinin hesaplanma yönteminin gösterilmediği hâllerde ise, fazla imalat bedelinin TBK 526 ve devamı maddeleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanması gerekir. Sözleşme dışı fazla imalat bedelinin iş sahibinden istenebilmesi için bunların iş sahibinin talimatı ile yapılmış olması zorunlu değildir; fazla imalat bedelinin sözleşmede bu konuda hüküm varsa sözleşme hükümlerine, yoksa 6098 sayılı TBK’nın 526 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 17.06.2020 Tarih, E: 2019/3228, K: 2020/1645)Eğer fazla işler tamamen sözleşme kapsamı dışındaysa, bu işlerin bedeli sözleşmede kararlaştırılan Amerikan Doları birim fiyatı ile değil, işin yapıldığı yılın mahalli serbest piyasa rayiçleri (KDV ve yüklenici kârı dâhil olarak) üzerinden belirlenmelidir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 24.05.2022 Tarih, E: 2021/4089, K: 2022/2782)Yüklenici ile eser sahibinin arasındaki sözleşme kapsamında olmayan veya sözleşme dışı iş yapıldığında bu işlerin bedeli, Borçlar Kanunu'nun (TBK m. 526 vd.) vekâletsiz iş görme kurallarına göre hesaplanır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02.11.2011 Tarih, E: 2011/15-467, K: 2011/658)Somut olayda, yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere, davacı yüklenici tarafından gönderilen dolar üzerinden birim fiyat bedelleri davalı iş sahiplerince kabul edilmiş olup, davacı yüklenici tarafından teslim edilen edim iş sahiplerince kullanılmıştır. Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda sektör bilirkişi bilirkişi heyetine eklenmek suretiyle mahkemece bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak, bilirkişi raporunda kabul edilen birim fiyatlı icap ve kabul kapsamında iş bedelleri ile fazladan yapılan iş bedellerini piyasa rayiç bedeli üzerinden hesaplama yaparak rapor tanzim etmiş, mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki teklif belgesi incelendiğinde, davacı tarafından projeye ilişkin iç mekân görselleştirme hizmetleri kapsamında banyo sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 750 USD, tip yatak odası sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 800 USD, tip salon sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 950 USD, mutfak sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 750 USD, tip salon + açık mutfak sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 950 USD birim fiyatlar üzerinden ve ayrıca drone hava fotoğrafı çekimi hizmetinin 1.000 USD, drone fotoğrafı ve video çekimi hizmetinin ise 1.500 USD bedelle dolar cinsinden teklif edildiği anlaşılmaktadır.Dosya kapsamındaki teklif belgesi, hesap özeti, fatura ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından teklif kapsamında birim fiyatı belirlenen iç mekân görselleştirme işleri dışında ayrıca yapıların 3D model güncellemeleri, dış mekân gündüz perspektifleri, dış mekân gece perspektifleri, peyzaj ve sert zemin 3D modelleme çalışmaları, gündüz ve gece fotomontaj çalışmaları ile dış mekâna ilişkin ilave perspektif ve görselleştirme işlemlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya ait projeye ilişkin gerçekleştirildiği ileri sürülen mimari sayısal görselleştirme, modelleme ve çekim hizmetlerinden kaynaklanan bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamına sunulan teklif belgesi incelendiğinde, davacı tarafından projeye ilişkin iç mekân görselleştirme hizmetleri kapsamında banyo sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 750 USD, tip yatak odası sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 800 USD, tip salon sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 950 USD, mutfak sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 750 USD ve tip salon + açık mutfak sanal modeli yapılması (1 adet perspektif) için 950 USD birim fiyatlar üzerinden teklif sunulduğu, ayrıca drone hava fotoğrafı çekimi hizmetinin 1.000 USD ve drone fotoğrafı ile video çekimi hizmetinin ise 1.500 USD bedelle teklif edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık davacı tarafından düzenlenen faturada ve dayanak hesap dökümünde teklif kapsamı dışında kalan dış mekân perspektifleri, peyzaj ve sert zemin modelleme çalışmaları, fotomontaj çalışmaları, 3D model güncellemeleri ve benzeri ilave iş kalemlerinin de yer aldığı görülmektedir. Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında ise davacı tarafından fiilen gerçekleştirilen işlerin teklif kapsamındaki birim fiyatlı işler ile teklif dışında olduğu ileri sürülen ilave iş kalemleri yönünden mahal, adet ve içerik itibariyle somut ve denetlenebilir şekilde ayrıştırılmadığı, hangi işlerin teklif kapsamında olduğu ve hangi işlerin teklif dışında fazla iş niteliği taşıdığının açıkça belirlenmediği, ayrıca fazla iş olarak kabul edilecek kalemlerin bedelinin sözleşmede kararlaştırılan para birimi ile mi yoksa işin yapıldığı tarih ve yerdeki serbest piyasa rayicine göre mi hesaplanması gerektiği hususlarında yeterli teknik inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle mevcut bilirkişi raporlarının uyuşmazlığın çözümü bakımından yeterli ve denetime elverişli nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.O halde; mahkemece yapılması gereken iş; bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, öncelikle davacının teklif kapsamında birim fiyat üzerinden üstlendiği iş kalemlerinin mahal ve adet itibariyle tek tek belirlenmesi, bu işler yönünden teklif edilen birim fiyatlar esas alınarak bedelin hesaplanması, teklif kapsamında yer almayan ve davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen ilave işlerin ise ayrı ayrı tespit edilmesi, bu işlerin davalı tarafından talep edilip edilmediğinin ve fiilen gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin dosya kapsamındaki delillerle birlikte değerlendirilmesi, fazla iş niteliğinde olduğu kabul edilen kalemler yönünden ise işin yapıldığı tarih ve yerdeki serbest piyasa rayici esas alınarak bedelin belirlenmesi ve tüm bu hususların ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınması ve sonucuna göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ./01/2025 tarih, 2023/. Esas, 2025/. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.