İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:10/11/2025 Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı, 27/06/2025 tarihli ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında ticarethane grubu üzerinden ... ve ... numaralı abonelik sözleşmeleri imzalandığını, bu…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:27/06/2025 DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEP TARİHİ:04/07/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:10/11/2025 Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı, 27/06/2025 tarihli ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında ticarethane grubu üzerinden ... ve ... numaralı abonelik sözleşmeleri imzalandığını, bu abonelikler kapsamında kullanılan elektrik enerjisi nedeniyle müvekkili şirket tarafından 4 adet fatura düzenlendiğini, davalının fatura borçlarını ödememesi üzerine fatura alacağının tahsili için Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesinin ..., ... ve ... MTS sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takiplerine haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takiplerin durduğunu beyanla, itirazın iptaline, takiplerin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini, ayrıca alacağı teminen davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ :Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı, 27/06/2025 tarihli kararı ile; ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın ihtiyati haciz kurumu ile korunmak istenen menfaat dengesine aykırı olduğunu, davalının fatura bedellerini zamanında ödemediğini, faturaların usulüne uygun tahakkuk ettirildiğini ve davalıya tebliğ edildiğini, borcun vadesinin gelmiş ve rehinle teminat altına alınmamış olduğunu, borçlunun mal kaçırma ihtimalinin bulunması ihtimali şartının vadesi gelmemiş alacaklar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinde arandığını, ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu beyanla, ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına, alacağın tahsilini teminen karşı tarafın menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki alacaklarının borca yetecek kadar miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talep ve istinaf edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355/1. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede; Dava, elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve alacağı teminen ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin 26/06/2025 tarihli kararı ile; davacı vekilinin, davalının mal kaçırma ve adres değiştirme girişiminde bulunduğu beyanının soyut olduğu, bu iddiayı yaklaşık ispat derecesinde gösterir bilgi ve belgenin dosyada mevcut olmadığı, davacı tarafın alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. İhtiyati hacize ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’ndaki düzenlemeler incelendiğinde; ihtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2- Borçlu, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, diğer bir deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. İİK'nun 258. maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermekle mecburdur. Mahkeme, iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." hükmü yer almaktadır. İİK’nın 258/1. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi, ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan elektrik aboneliğine ilişkin faturaların davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği, elektrik tüketimi karşılığında faturada yazılı tutarın gerçeği yansıtıp yansıtmadığının şu aşamada tespit edilemediği, bu hususun yapılan yargılama sonucunda belli olacağı karşısında alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanmış olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen ara kararda usul ve yasaya aykırı bir durum görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, incelenen ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İncelenen ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacının peşin yatırdığı istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye gelir kaydedilmesine, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince nihai kararda gözetilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 07/11/2025 ...