T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/67 Esas KARAR NO : 2026/74 DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 29/12/2015 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Mahkememizde görülen Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili --------- Es. Sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/05/2013 tarihinde yapılan sözleşme ile lazer …
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/67 Esas KARAR NO : 2026/74 DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 29/12/2015 KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Mahkememizde görülen Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili --------- Es. Sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/05/2013 tarihinde yapılan sözleşme ile lazer cihazı alımı gerçekleştirildiğini, alım fiyatına aksesuar, nakliye montaj, eğitimin dahil olduğunu, %8 KDV dahil 65.000 USD satış bedelinin 15.000,00 TL'sinin peşin, kalan kısmın Ekim ayının ilk haftasında başlamak üzere 7.000,00 TL'lik senetlerle ödeneceğini, ödemelerde müvekkili kaynaklı bir sorun yaşanmadığını, ürünün 1-6 hafta içerisinde ayıptan ari olarak teslim edileceğini, 04/07/2013 tarihinde iki personel için makinenin kurulum için getirildiğini, kurulum esnasında cihazdan su fişkırdığını, kurulumu yapan personel tarafından fön makinesi ile kurutulduğunu, ancak çalışmadığını, kurulumun ertesi günü cihazın kendiliğinden çalıştığını, gerekli bildirimler yapılarak cihazın teslim edildiğini, cihazın hiçbir zaman sağlıklı ve düzenli çalışmadığını, beklenen verimi sağlamadığını, müvekkilinin müşteri memnuniyetini sağlayamadığını, davalı firma tarafından noter ihtarnamesine rağmen sorunun giderilmediğini, müvekkilince üretici İtalyan firmasına e-mail yolu ile iletildiğini, verilen cevapta bakım ve arızalardan davalının sorumlu olduğunun belirtildiğini, cihazda kullanıcı hatasından kaynaklanan sorun olmadığını belirterek tararaflar arasındaki sözleşmenin feshi ile sözleşme bedeli olarak ödenen 136.974,24 TL'nin, ayıplı cihazın bir parçasının 3 defa değiştirilmesi sebebiyle ödenen 9.999,25 TL masrafın, müvekkilinin ticari itibari ile uğradığı müşteri kaybından dolayı uğradığı zararlara karşılık şimdilik 21.750,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 168.723,45 TL'nin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğunu, müvekkilinin adresi --------- olduğundan mahkememizin yetkisiz bulunduğunu, cihazın tesliminden itibaren arıza çıkardığı ve verimli çalışmadığının doğru olmadığını, kurulum sırasında su fışkırmadığını, ilk arıza ihbarının davacının ihtarnamesi ile yapıldığını, müvekkilinin ihtarname üzerine muadil marka cihaz ile davacının iş yerine gittiğini, 5. Kata çıkarılarak kurulna cihazın davacı tarafından kabul edilmediğini, cihazın müvekkili tarafından alınarak arızasının giderilmesini engellediğini, cihazdaki sorunu tozlu ortamda çalışmasından kaynaklandığını, kullanım klavuzuna ve koşullara uygun kullanılmadığını, müvekkilince davacının engellemeleri üzerine karşı ihtarname keşide edildiğini, cihazın üçüncü bir kişiye müdahale ettirildiğini ve aksesuar eklettirildiğini, bu nedenle garantisinin kalmadığını, müvekkili tarafından davacı ile defalarca iyi niyetli olarak görüşülmeye ve anlaşmaya çalışıldığını belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ticari satış sözleşmesinde, satıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı olarak, satım konusu cihazın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme, bedel iadesi ve ayıp nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 24/05/2013 tarihli Cihaz Satış Sözleşmesiyle satılanda ayıp olup olmadığı, ayıp varsa niteliği, ayıp ihbarının/ihbarlarının zamanında yerine getirilip getirilmediği, cihazda kullanım hatası bulunup bulunmadığı, ayıp varsa sözleşmeden dönmeyi haklı kılacak nitelikte olup olmadığı, netice-i talepte belirtilen 3 ayrı kalemin aynı anda talep edilip edilemeyeceği, davacı alıcının ve davalı satıcının anılan sözleşme ile TTK nın 23/1, TBK nın 207 vd maddeleri ile diğer mevzuat hükümlerine göre sorumluluklarını yerine getirip getirmediği, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığının kabulünde TBK 225/2 maddesi anlamında satıcının sorumlu olup olmayacağı, cihazın garanti kapsamında olup olmadığı, müşteri kaybı olarak belirtilen zararın doğup doğmadığı, doğdu ise meydana gelen zararın miktarı, cihaz bedelinin ödenmesine karar verilmesi halinde davacının satılanı ve yararları geri vermeyi kabul edip etmediği, davacının satılandan elde ettiği yararların (04/09/2013 - 13/11/2014) ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir. Mahkememizin -------- Esas ve -------- Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine,-------- sayılı kararı ile mahkememiz kararı kaldırılmış ve dosya işbu esasa kaydedilmiştir. -------- sayılı karar ilamı ile; "... davacının davalıya ödediğini ve iadesini talep ettiği üç adet fatura toplamından 1.570,52-TL'nin davalıya ödenmediği davacı defterlerinden anlaşılmış olup, mahkemece faturaların toplam tutarının iadesine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, davacı tarafından tanzim edilen hasta iptal listesi ve hasta isimleri karşısına davacı tarafından yazılan muayene ücretleri toplamına ilişkin tutarın, listenin doğruluğunu kanıtlar hangi delil esas alınarak davacı zararı olarak kabul edildiğinin gerekçede açıklanmaması hatalı olmuş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur.6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine...", karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir.--------- Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrası, dosya üzerinde tıbbi medikal cihazlar özellikle lazer cihazları alanında uzmanlığı bulunan biyomedikal mühendisi bilirkişi, mali bilirkişi ve sözleşmeler alanında uzmanı bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez heyet bilirkişi raporunda özetle; Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı kapsamında yapılan inceleme konusunda; "Uyuşmazlığın İrdelenmesi" başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun bağlandığı teorik sorunun (2) sayılı bentte tanıtıldığı "Teknik Kanaat" başlığı altında yapılan değerlendirmede "sistemin kusurunun ne zaman ortaya çıktığı, sürecin nasıl yönetildiği hatalı kullanım mı yoksa çözülemeyen teknik bir arıza mı olduğunu söylemenin mümkün bulunmadığı" mütalaa edilmekle, somut olay özelinde davacının TBK.m.227'deki alıcıya sağlanan haklardan hangisini kullanabileceği bu aşamada değerlendirilemediği; Tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere heyetimizin kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce verilen ara karar uyarınca; Mahkememizce aldırılan son bilirkişi raporunda istinaf kararında belirtilen hususların tek tek irdelenmediği anlaşılmakla, raporda dosyadaki mevcut deliller üzerinden inceleme yapıldığı ve yazılı delillerin sınırlı olduğu tespiti yapılmış ise de; dosyadaki tüm deliller incelenmek sureti ile ayıp olarak iddia edilen hususunun istinaf kararında belirtildiği üzere mevcut deliller gözetilerek ve ispat külfeti dikkate alınarak karar doğrultusunda hükme denetime elverişli rapor hazırlanması için Dosyanın ek rapor için önceki bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez heyet bilirkişi ek raporda özetle; Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı kapsamında yapılan ek inceleme sonunda; Teknik belirsizlikleri ve kanaati değiştirecek ek bir bilgi / bulguya ulaşılamamıştır. Tarafların yazılı bildirim ve raporlama yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden kök raporda belirtilen eksiklik tespitlerini ve nihai kanaati değiştirecek herhangi bir bilgi ya da bulguya ulaşılamadığını bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 24/05/2013 tarihli, 1 adet -------- lazer cihazı ile aksesuar ve ekipmanlarının montaj ve eğitim dahil olmak üzere davacıya KDV hariç 65.000,00-USD bedelle satışına ilişkin sözleşme yapıldığı, ancak irsaliyeli satış faturasının KDV dahil 136.974,24-TL olarak tanzim edildiği, cihazın 04/07/2013 tarihinde, davacının-------- Hastanesi adresine davalı personeli tarafından teslim edildiği ve kurulumunun yapıldığı, fatura bedelinin ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından; dava konusu 08/07/2013 tarihinde kurulumunun yapıldığı, kurulum sırasında cihazın su fışkırttığı, kurulumu yapan ekibin kurutma makinesi ile cihazı kuruttuğu, cihazın ertesi gün kendiliğinden çalışmaya başladığı, ancak cihazın daha sonra sürekli arıza verdiği ve cihazdan verim alınamadığı, bunun servis formlarından anlaşıldığı, davalının cihazdaki sorunları gidermediği gibi, bir süre sonra distribütörün değişmesi nedeniyle servis hizmeti de vermediği, sözleşmeye göre üç gün içerisinde arızanın giderilmemesi halinde bırakılması gereken muadil cihazın da bırakılmadığı, parça değişiminin yapılmaması nedeniyle bizzat üretici firma "---------" yetkilisi ile yazışıldığını, cihazdaki ayıbın imalat hatasından kaynaklandığı, kullanıcı hatası bulunmadığı ileri sürülmüş, ayıp nedeniyle ödenene bedelin iadesi, cihazın tamiri için yapılan masrafların tahsili ve cihazın kullanılamaması nedeniyle müşteri kaybından ötürü ortaya çıkan maddi zararın tahsili talep edilmiştir. Davalı taraf; davacının 08/07/2013 tarihinde teslim aldığı cihaz için, 27/10/2014 tarihinde ihtarname keşide ettiği ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, kurulum esnasında cihazda herhangi bir sorun bulunmadığı, cihazın sağlam ve çalışır durumda davacıya teslim edildiğinin cihaz kurulum formu ile sabit olduğu, dava konusu cihazda yapılan lamba değişiminin sarf malzemesi değişimi olduğu, belli bir atım sayısına ulaşan lambaların değişmesinin gerektiği, bunun ayıpla ilgili bulunmadığı, davalıya ihtarname gönderildikten sonra davacının iş yerine geçici muadil bir cihaz gönderilerek, arızalı olduğu iddia olunan cihazın inceleme,bakım ve onarım için alınmak istenildiğini, ancak davacının 04/11/2014 tarihli tutanağı tanzim ederek cihazda ortaya çıkan sorunun, cihazın tozlu ortamda kullanılmasından ve kullanıcı hatasından kaynaklandığını, davalının üçüncü bir firma olan --------- şirketini cihaza müdahale ettirdiğini, hatta parça değişimi yaptırdığını bu nedenle davalının garanti sorumluluğunun da bulunmadığını, cihazın bunu kabul etmediğini, davacının 1,5 yıl boyunca cihazı kullanıp cihazdan gelir elde ettiğini, cihazda oluşan arızanın parça değişimi ile giderilmesi mümkün iken davacının dönme yoluna gidemeyeceğini, aksinin kabulü halinde davacının cihazı, cihazdan elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği yararlarla birlikte davalıya iadesinin gerektiğini, bu hususun da bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesinin gerektiğini savunmuştur. Mahkemeizce taraf delilleri toplanmış, sözleşme, faturalar, servis formları, yazışmalar dosya arasında alınmış, taraf tanıkları dinlenilmiş, dava konusu cihaz üzerine talimat yolu ile keşif yaptırılarak kök ve ek bilirkişi raporu alınmış, yine davacının tamir masrafı ve kar kaybı iddiaları bakımından davacı defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış, son olarak bir makine mühendisi bir mali müşavir bilirkişiden yeni bir heyet raporu alınmış, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizin ------- Esas ve -------- Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine, --------- sayılı kararı ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Öncelikle istinaf kararında da vurgulandığı üzere; davacının davalıya ödediğini ve iadesini talep ettiği üç adet fatura toplamından 1.570,52 TL'nin davalıya ödenmediği davacı defterlerinden anlaşılmış olduğundan davacının fatura bedellerinin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.Bununla birlikte, --------- sayılı kararı ile "....Dava konusu cihaz başında daha önce iki kez keşif yapılmış olup; alınan kök ve ek rapordaki ilk teknik bilirkişi heyetinin kanaatleri ile son teknik bilirkişi raporundaki açık çelişkinin de giderilmesi amacıyla; dosyanın tıbbi medikal cihazlar özellikle lazer cihazları alanında uzmanlığı bulunan üç kişilik teknik bilirkişi, mali bilirkişi ve sözleşmeler alanında uzman bir bilirkişiden oluşacak heyete tevdii ile dosya üzerinden; dosyaya mübrez servis formları, faturalar, taraf tanıklarının anlatımları, önceki bilirkişi raporları, davacı ile davalı çalışanı --------- arasındaki tüm yazışma ve konuşma dökümleri, davacı ile dava dışı üretici firma arasındaki tercümesi dosyaya mübrez yazışmalar, davacı delilleri arasında bulunan günlük temizlik formları ile tüm dosya kapsamında göre; dava konusu cihazda davalı tarafından giderilmeyen ilk arızanın ne zaman ortaya çıktığı, bu arızanın ayıp niteliğinde olup olmadığı, davalının arızanın cihazın bulunduğu ortamda ve kullanıcı hatasından kaynaklandığı yönündeki savunmasının yerinde olup olmadığı, ayıp mevcut ise mahiyetinin(açık, gizli) ne olduğu, davalıya süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı, davacının dava dışı -------- firmasına yaptırdığı parça değişiminin iddia olunan ayıp ile ilgisinin bulunup bulunmadığı, davalının davacıyı satış ilişkisinin tarafı olmayan --------- firmasına yönlendirip yönlendirmediği, dava konusu cihazda lazer lambalarının belirli bir atış miktarından sonra değiştirilmesinin gerektiği, bu nedenle 31/01/2014 ve 16/06/2014 tarihli faturalara konu lambaların sarf malzemesi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davacının ayıp nedeniyle uğradığını iddia ettiği onarım zararına dayalı alacağının varlığı ve miktarının ne olduğu, sözleşmeden dönme hakkının kullanılabileceğinin kabulü halinde TBK'nun 229 maddesinde düzenlenen dönmenin sonuçlarına ilişkin hükümler nazara alınarak, davacının satılan cihazla birlitke cihazdan elde ettiği ve davalıya iadesi gereken tespiti mümkün bir yarar bulunup bulunmadığı hususlarında teknik açıdan yeterli, mahkeme denetimine açık, davalı itirazları ile önceki raporlar arasındaki çelişkileri de giderir rapor alınarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır..." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür. İstinaf kararı doğrultusunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve deliller değerlendirilmek üzere bilirkişi raporu hazırlanması istenmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, dosyadaki delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; Cihazda kurulum sırasında yaşandığı iddia edilen su fışkırması kazası cihazın muhtelif parçalarının ve optik mekanizmalarının etkilenmesine ve süreç boyunca yaşanan aksiliklere sebep olmuş olabileceği, ancak dosyada ne bu kazayı ortaya koyan bir tutanak, ne de sonrasında yaşanan teknik sıkıntılar ve geliştirilmeye çalışılan çözümler ile ilgili bir bilgi/doküman bulunmadığından sistemin kusurunun ne zaman ortaya çıktığı, sürecin nasıl yönetildiği hatalı kullanım mı yoksa çözülemeyen teknik bir arıza mı olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, ayıplı mal verildiği iddiasını ileri süren davacının bu iddiasını ispatlaması gerektiği, ancak dosyada davacı iddiasını ispatlar delil ve belge bulunmadığından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2.881,40 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 2.149,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davalı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 28/01/2026