Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Çankaya Belediyesi İşletme Müdürlüğü bünyesindeki otoparklarda otopark görevlisi olarak çalıştığını, Genel İş Sendikası üyesi olduğunu, müvekkilinin bir hafta 07.30-15.30, diğer hafta 15.30-23:00 saatleri arasında olmak üzere dönüşümlü olarak mola vermeden haftanın altı günü çalışıp hafta içi bir gün izin kullandığını, toplu iş sözleşmesi ile tespit edilen günlük ve haftalık çalışma süresini aşan çalışmaların fazla çalışma sayılacağını, fazla çalışm
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, Çankaya Belediyesi İşletme Müdürlüğü bünyesindeki otoparklarda otopark görevlisi olarak çalıştığını, Genel İş Sendikası üyesi olduğunu, müvekkilinin bir hafta 07.30-15.30, diğer hafta 15.30-23:00 saatleri arasında olmak üzere dönüşümlü olarak mola vermeden haftanın altı günü çalışıp hafta içi bir gün izin kullandığını, toplu iş sözleşmesi ile tespit edilen günlük ve haftalık çalışma süresini aşan çalışmaların fazla çalışma sayılacağını, fazla çalışma ücretlerinin toplu iş sözleşmesine göre ödenmediğini, toplu iş sözleşmesinde 20.00-06.00 saatleri arasına denk gelen gece çalışmalarının %100 zamlı ödeneceği belirtilmesine rağmen ödenmediğini, toplu iş sözleşmesinde hafta tatilinin cumartesi ve pazar günü olarak belirlendiğini, cumartesi ve pazar günleri çalışan müvekkiline ödenmesi gereken hafta tatili ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerin yarım gün olanlarında çalıştırılmasına rağmen ücretlerinin toplu iş sözleşmesine göre ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece çalışması ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık; davacının fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve gece çalışması ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla, bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça imzalı bordroda görünen söz konusu alacakların ödendiği varsayılır. Fazla çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması hâlinde, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Aynı ilkeler, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ispatı bakımından da geçerlidir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı Şirketin taraf olduğu toplu iş sözleşmesi hükümleri, puantaj kayıtları, günlük devam çizelgeleri ve ücret bordroları incelenerek ödemelerin yapıldığının tespit edildiği belirtilerek fazla çalışma, hafta tatili ve gece çalışması ücreti alacaklarının hesaplanmadığı görülmektedir. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti bakımından ise ödeme yapılmadığının tespit edildiği bazı günler için hesaplama yapılmıştır. Dosya içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda, davalı Şirketin taraf olduğu ve dava konusu alacakların hesaplama dönemine isabet eden toplu iş sözleşmelerinin tam metinlerine rastlanılmamıştır. Bu nedenle öncelikle İlk Derece Mahkemesince söz konusu toplu iş sözleşmeleri eksiksiz olarak dosyaya kazandırılmalı, ardından davalı işveren tarafından söz konusu toplu iş sözleşmelerinin ilgili hükümlerine uygun olarak ödeme yapılıp yapılmadığı denetime elverişli şekilde belirlenmelidir. Diğer yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu alacak taleplerine ilişkin bir hesaplama çizelgesi yapılmamış, dosyadaki puantaj kayıtları ve imzalı günlük devam çizelgeleri ile ücret bordroları karşılaştırılarak dava konusu alacakların toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre eksiksiz ödenip ödenmediği somut ve denetime elverişli şekilde ortaya konulmamıştır. Bu hâliyle bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Açıklanan şekilde hesaplama yapılması hususunda denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.