(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/626 E. , 2010/3178 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 105 ada 19 ve 112 ada 1 parsel sayılı 2687,65 ve 89,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve kargir …
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/626 E. , 2010/3178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 105 ada 19 ve 112 ada 1 parsel sayılı 2687,65 ve 89,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla ve kargir ev niteliği davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden intikal ettiği, bölgede Toprak Komisyonunca Hazine adına oluşturulan tapu kayıtları olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların, kaçak ve yitik kişilerden kalmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerden olduğu, taşınmazların bulunduğu köyde 1962 senesinde Toprak Komisyonunun çalışmalar yaptığı, kaçak ve yitik kişilerden kalan yerler olması nedeniyle Hazine adına tapu kayıtları oluşturulduğu, çekişmeli taşınmazların da bu tapu kayıtları içinde kaldığı iddialarına dayanmıştır. Davacı Hazineden dayandığı tapu kayıtları sorulup bu kayıtlar ilk tesislerinden itibaren intikalleri ile getirtilmemiş, Toprak Komisyonunun belirtmelik tutanakları ve haritaları dosya arasına alınmamış, tüm komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilmemiş, tutanak tespit bilirkişileri taşınmazların başında dinlenmemiş, kayıtlar ve tutanaklar zeminde yöntemine uygun olarak uygulanıp kapsamları belirlenmemiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle Hazinenin dayandığı tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanağını oluşturan belirtmelik tutanakları, belirtmelik haritaları ve eki olan tüm belgeler ile çekişmeli parselleri dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanaklarını oluşturan kayıtlar getirtilip mahallinde yerel bilirkişiler, tanıklar, hayatta olan tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte Hazine'nin dayandığı tapu kayıtları ve haritası, belirtmelik haritası ile çakıştırılarak yerel bilirkişiler yardımı, fen bilirkişisi eli ile uygulanmak suretiyle kapsamı belirlenmeli, bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanıp, kayıtların kapsamı duraksamaya imkan vermeyecek şekilde tespit edilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kamu orta malı ve mera niteliğini taşıyıp taşımadığı, kim tarafından, hangi tarihten beri ne suretle tasarruf edildiği, öncesinin kaçak ve yitik kişilerden intikal edip etmediği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, kayıt uygulamasının, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beraberinde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydı, belirtmelik tutanağı ve dava dosyası kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.