TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/739 KARAR NO : 2025/1956 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/12/2021 NUMARASI : 2021/68 (E) - 2021/1161 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Sigorta AŞ vekili dava dilekçesinde öze…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/739 KARAR NO : 2025/1956 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/12/2021 NUMARASI : 2021/68 (E) - 2021/1161 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Sigorta AŞ vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili sigorta şirketine genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı davalı ... ... ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait alkollü olan dava dışı sürücüsü...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin seyir halindeyken, adı geçen sürücüsünün %100 tam kusuruyla, müvekkili davacıya kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobile çarparak hasar görmesine neden olduğunu; kaza tarihindeki hasarsız emsal değeri 180.000 TL olarak belirlenip pert total işlemine tabi tutulan ve sovtaj değeri de 76.666 TL olarak belirlenen ... plakalı otomobilin, 236 TL çekici bedeli de eklendiğinde hasar bedelinin 103.570 TL olarak hesaplandığını, ... plakalı otomobilin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini düzenleyen dava dışı ... Sigorta AŞ'nin karşıladığı 33.000 TL'nin mahsubundan sonra kalan 70.570 TL'nin kasko poliçesinde mevcut ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında müvekkili ... Sigorta AŞ tarafından karşılandığını belirterek, müvekkili şirket tarafından İMMS teminatı içeren kasko poliçesi kapsamında ödenen bakiye 70.570 TL'nin, sözleşmenin tarafı davalı işleten ... ... ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden rücuen tahsili amacıyla başlatılan İstanbul 24'üncü İcra Dairesinin... (E) sayılı takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalının işleten sıfatının kalktığı, kazanında salt alkolün etkisiyle meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ... Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; yeniden rapor alınması talebinin hukuka aykırı biçimde reddedildiğini, mevcut bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarının B.4'üncü maddesinde ağır kusur veya kasıt hali oto yarışına katılmak, sürücü belgesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesi işletenin kusuru gibi hallerin, sigortacının sigortalısına rücu sebepleri arasında sayıldığını, davalının, işleten sıfatının olup olmamasının bir öneminin olmadığını; dava konusu bu olay ile birebir nitelikteki emsal kararlarda da görüleceği gibi sigortalı aracın alkollü veye ağır kusurlu olarak kullanımı nedeniyle işleten sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, bizzat sözleşmenin tarafları olan sigortalıya rücu edilebileceği; hükme esas alınan raporda, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği konusunda değerlendirme yapılmayıp, henüz kesinleşmeyen Bakırköy 4'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/262 (E) sayılı davasında yapılan tespitlerin olduğu gibi kabul edildiğini, kazanın oluş biçimi dikkate alındığında sigortalı araç sürücüsünün yolda ilerlemekte iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda alkolün etkili olduğu, başka bir etkenin bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (İMMS) teminatı içeren kasko poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ'nin gerçekleşen riziko nedeniyle dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sözleşme koşullarına aykırı davrandığını ileri sürdüğü sigortalısı davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya dayanak İstanbul 24'üncü İcra Dairesinin... (E) sayılı takibinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde incelenmesinde, davacı ... Sigorta AŞ'nin 70.570 TL asıl alacak, 10.047,52 TL işlemiş faiz olmak üzere 80.617,52 TL alacağın ... ... ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile...'dan rücuen tahsili amacıyla 19/12/2018 günü haciz yoluyla ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emri 26/12/2018 günü tebliğ edilen ... ... ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vekili tarafından 2/1/2019 günü icra dairesinin yetkisine, takip konusu borca ve ferilerine itiraz edildiği, eldeki davanın ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67'nci maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde 12/11/2019 günü açıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun, davacı sigorta şirketinin, İMMS teminatı kapsamında ödediği tazminatın, sözleşmenin tarafı olan davalıdan rücuen tahsiline olanak bulunup bulunmadığına ilişkindir. İMMS, motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve genel hükümlere göre oluşan ve ZMSS limiti üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesidir. Bu sözleşme, ZMSS 'nin güvencesini yeterli bulmayan işletenler tarafından ek olarak yapılmaktadır. İMMS kapsamının başlangıç noktası, ZMSS limitinin üzerinde kalan kısımdır. Kapsamın sonu ise İMMS limitidir. İMMS Poliçesi Genel Şartlarının 1'inci maddesine göre, sigortacının sorumluluğu ZMSS poliçesi limitinin üzerinde kalan miktardan başlayıp, İMMS teminat limiti ile sona ermektedir. Bu limitin tespitinde, ZMSS 'nin hiç yapılmaması veya teminat miktarlarının yeni limitlere getirilmemesi halinde, Hazine müsteşarlığınca tespit olunan yeni tarife limitleri esas alınır. Bu durumlarda dahi, İMMS'nin sorumluluğu ZMSS limitini aşan kısım için söz konusudur. ...'de sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile Karayolları Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında (KMKTİMSSGŞ) düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu tür davalarda sigortacı KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Poliçenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan ..., "Tazminatın Azaltılması veya Kaldırılması Sonucunu Doğuran Haller" başlıklı 4'üncü maddesinin 2'nci fıkrasının "c" bendi uyarıca aracın, alkollü içkilerin etkisi altında olup güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş olan veya uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış kimseler tarafından sevk ve idare edilmesi halinde sebebiyet verilen zarar ve ziyana ilişkin talepler rücu edebilir.Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre sigortacı davacının, zarar gören dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü davalıya rücu edebilmesi için kazanın oluş biçimi itibarıyla sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir.Davaya konu kazadan sonra kolluk tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında alkol rapor içeriğine göre 0,50 promil alkollü olduğu anlaşılan sürücüsü...'ın yönetiminde Basınekspres Yolunda TEM istikametinde seyir halinde olan ... plakalı otomobilin sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine, gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan bariyerlere ön kısmıyla çarpan aracın, aynı yönde önünde seyir halinde olan ...'kın yönetimindeki ... plakalı otomobile arkasından çarpmasının ardından, 150 metre ilerideki bariyerlere çarparak durduğu belirtilmiş; aralarında nöroloji uzmanı tabip bilirkişinin de bulunduğu bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen raporda ise dava dışı sürücü...'da tespit edilen alkol düzeyi değerlendirilerek olayın meydana geliş biçimi ile tespit edilen alkolün etkisine göre, olayın sürücünün aldığı alkolün etkisi altında münhasıran meydana gelmediği bildirilmiştir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davaya konu trafik kazasının, davacıya ... poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsü Berat Karaaslan salt alkollü olmasının etkisiyle gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsiline ilişkin koşullar oluşmadığından, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, yukarıda da açıklandığı gibi, ... poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin dava dışı kişiye ödediği tazminatı, ..., "Tazminatın Azaltılması veya Kaldırılması Sonucunu Doğuran Haller" başlıklı 4'üncü maddesinde öngörülen koşulların oluşması durumunda, işleten sıfatının devam edip etmediğine bakılmaksızın, sırf sigorta sözleşmesinin tarafı olması nedeniyle, ... sözleşmesinin koşullarına aykırı davranan sözleşmenin diğer tarafından rücuen tahsilini talep etme olanağı bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin nihai kararının gerekçesinde belirtilen, davalı ... ... ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinin işleten sıfatının kalkmasının, davanın reddine dayanak kabul edilmesinde isabet görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davacı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin nihai kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ilk derece mahkemesinin nihai karar tarihinde yürürlükte olan harçlar tarifesi uyarınca belirlenen 59,30 TL karar ve ilam harcının peşin ödenen 973,66 TL karar ve ilam harcından mahsup edilerek Hazine'ye gelir kaydına; bakiye 914,30 TL karar ve ilam harcının talepte bulunulması durumunda davacıya geri verilmesine, 3-İlk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 11.280,28 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A maddesinin 13'üncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, II-İstinaf incelemesi bakımından ; 1-Davacı ... Sigorta AŞ tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 78,60 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 220,70 TL olmak üzere toplam 300,30 TL yargılama giderinin, davalı ... ... ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden tahsil edilerek, davacı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, 3-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025