T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/842 Esas KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2022 NUMARASI : 2020/419 Esas, 2022/129 Karar DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücretinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/842 Esas KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/02/2022 NUMARASI : 2020/419 Esas, 2022/129 Karar DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücretinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işletmesi altında bulunan ...Köprüsü ve ... Otoyolu’nu kullanan davalının kullanım ücreti ödemediğini, davalı aleyhinde İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalı üzerine kayıtlı menkul, gayrimenkul ve araçlar ile banka hesapları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi, yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğunu, görev ve yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının davasını somutlaştırmadığını, hangi araçların hangi tarihte ihlalli geçiş yaptığının belirtilmediğini, müvekkiline ait araçlarda HGS cihazlarının bulunduğunu, otomatik ödeme talimatı ile ücretlerin ödendiğini,, davacının bildirim yapma yükümlülüğüne uymadığını, para cezası uygulama yetkisinin bulunmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, talep edilen faizin faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ile kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı tarafından ihlalli geçişlerden kaynaklanan 199.119,95 TL asıl alacak, 10.401,53 TL faiz ve 1.872,28 TL KDV olmak üzere toplam 211.393,76 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, davacı tarafından iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, yargılama sırasında alınan bilirkişi heyeti 2. ek raporunda 199.119,15 TL asıl alacak, 10.141,85 TL faiz ve bu faizin KDV'si olan 1.825.53 TL ile birlikte davacının davalıdan toplam alacağının 211.087,33 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 211.087,33 TL üzerinden iptali ile takibin 199.119,95 TL olan asıl alacağa isabet edecek fer'ileri yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likid olması nedeniyle davalının alacağın %20'si oranında 42.217,46 TL icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı tarafça ihlal olarak bildirilen dönemde müvekkili şirketin bilgisi dışında Banka hesabına bloke uygulandığını, bu durumun Bankaca müvekkili şirkete bildirilmediğini, bloke tarihinde müvekkili şirketin borcu karşılamaya yeter bakiyesinin de mevcut olduğunu, hesapta yeterli bakiye olduğunun ... kayıtlarının celbi ile sabit olacağını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, geçiş sırasında uyarı olmaksızın ve/veya sonrasında herhangi bir bildirim yapılmaksızın geçişlerin yapıldığını, otomatik ödeme talimatı bulunan müvekkili şirketin tüm geçişlerin ödendiği inancı ile hareket etmesinin olağan olduğunu, hukuki anlamda bir ihlalden bahsedilemeyeceğini, bildirimsiz ceza da olmayacağını, ilgili kanun ve yönetmelik gereğince davacının doğrudan tahsil yetkisinin bulunmadığını, tebliğ yapılmasının dava şartı olduğunu, dolayısıyla davacının davayı takip yetkisinin olmadığını, icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından bu talebin reddi gerektiğini, takipte borcun sebebi olarak ihlalli geçiş listesinin belirtildiğini, ancak ödeme emri ekinde bu listenin gönderilmediğini, davacının geçiş ücreti ile cezasını asıl alacak olarak talep etmesinin usule aykırı olduğunu, denetime elverişli olmadığını, takip talebinde KDV alacağına dayanılmış ise de bunun hangi gerekçeyle talep edildiğinin belli olmadığını, bu nedenlerle alacağın likid ve belirlenebilir olmadığını, İş Bankasına davanın ihbar edilmesi taleplerinin yerine getirilmediğini, müzekkere ile yetinildiğini, bu durumun usule aykırı olduğunu, ek bilirkişi raporunda ... tarafından gönderilen ödeme talimatları listesi ile dava arasında bağ kurulamadığı yönündeki görüşünün mahkemece yeterli görülmesinin makul ve kabul edilebilir olmadığını, görev ve yetki itirazlarının reddinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlar da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağını tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 199.119,95 TL asıl alacak ve ceza bedeli, 10.401,53 TL faiz, 1.872,28 TL KDV olmak üzere toplam 211.393,76 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığından, takibe itirazın iptali ve takibin devamı için açılan iş bu davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde harca esas değeri 211.323,62 TL olarak güncellemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının kısmen iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalıya ait araçlarla davacının işlettiği köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı, geçişler sırasında davalıya ait hesaplarda yeterli bakiye bulunup bulunmadığı ile takibe dayanak alacak kalemleri yönünden doğru hesaplama yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 22.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dosya içerisinde yer alan CD'nin incelenmesinde; dava konusu araçların ihlalli geçiş yaptığı tespit edilen döneme ilişkin 6450 adet fotoğraf ve 6450 adet kayıttan oluşan İhlalli Geçiş Listesi ve Sistem Dökümünün (Provizyon Sorgu Sonuçlarını İçerir Tablo) yer aldığı, CD içerisinde dava konusu araçların ihlalli geçişine ilişkin Adı Soyadı, TCKN-VKN, İcra Dairesi, İcra Dosya No, İgb No, Onaylı Plaka, Giriş İstasyonu, Onaylanmış Sınıf, Giriş Tarihi, Çıkış İstasyonu, Çıkış Tarihi ve Saati, Onaylanan Ücret, Gecikme Cezası, Borç Tutarı, Ödeme Durumu, Ödeme Tarihi, Toplam Tahsilat Tutarı, Etiket, Hesap No, İşlem Açıklaması, Red Nedeni, Sorgulama Sayısı, Provizyon Tarihi, Servis Doxya 1d. İşlem No bilgileri içerir sistem dökümünün yer aldığı. araçların ihlalli geçiş yaptığı dönemlere ilişkin RED bilgisinde “Ürün Sisteme Tanımlı Değil / ÖGS de tanimli olmayan plaka, Ürün Bakiyesi Yetersiz / OGS de tanımlı olmayan plaka, İptal Ürün / Ürün Sisteme Tanımlı Değil” şeklinde bilgi girişlerinin yapıldığının görüldüğü, araçların 6450 adet ihlalli geçişlere ilişkin kamera görüntülerinde yer alan çıkış tarihi ve işlem numaralı ile ihlalli geçiş listesinde yer alan çıkış tarihi ve işlem numaralarının aynı olduğunun tespiti ile araçların söz konusu tarihlerde ihlalli geçiş yaptıklarının tespit edildiği, davacının davalıdan alacağının 199.172.,75 TL gecikme cezaları dahil ihlalli geçiş tutarları, 10.144,54 TL takip tarihine kadarki süre için işlemiş faiz ve bu faiz üzerinden hesaplanan %18 KDV olarak 1.826,02 TL olmak üzere, icra takip tarihine kadarki süre için toplam 211.143.31 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir.21.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; dosyaya celp edilen ... yazısı ekinde, söz konusu bankadan alınan HGS etiketi taşıyan araçlara ait plaka bilgilerinin verildiği, davalı tarafın iddia ve talebinin, davalı şirketin ... nezdindeki hesaplarından bu plakalara ait HGS geçiş bedellerinin ödenmesi için otomatik ödeme talimatlarının bulunduğu iddiası ve buna göre davalının kusuru bulunmadığı ve davanın reddi talebi olduğu, Mahkemenin müzekkercsine karşılık ...'nca gönderilmesi gereken listenin dosyadaki ihlalli geçişi bulunan her bir plakaya ilişkin olarak davalı şirket hesaplarındaki otomatik ödeme talimatlarının listesi olduğu, ... tarafından gönderilen listenin dava konusu ile ilgisinin kurulamadığı, kök raporda ulaşılan tespitlerden başka tespiti gerektirir yeni bir durumun ortaya çıkmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.06.01.2022 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; icra takip tarihine kadarki süre için 199.119,15 TL asıl alacak üzerinden hesaplanan10.141,85 TL faiz ve bu faizin KDV'si olan 1.825,53 TL ile birlikte davacının davalıdan toplam alacağının 211.087,33 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalının tacir olduğu dikkate alındığında tüketici olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. İhlalli geçiş yapan araçların ticari kazanç elde etmek için kullanıldığı göz önüne alındığında davalının görev itirazı yerinde görülmemiştir.Davacı tarafın işlettiği otoyolun geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. TBK'nun 89. maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borcunun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilmesi gerekir. Buna göre somut davada yerleşim yeri Sarıyer/İstanbul olan davacının alacağın tahsili için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmasında usule aykırılık bulunmamaktadır. Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, HGS hesabı bulunan araçlar yönünden geçiş anında ve geçişi takip eden 15 gün içinde geçiş için yeterli bakiyenin bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti, ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV borcunun ödenmediği anlaşılmakla mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Davalıya ait araçların otoyoldan ihlalli geçiş yaptığı sabit olup, OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu dikkate alındığında; bankaya otomatik ödeme talimatı verilip verilmediği, ödemenin neden yapılmadığı, geçiş tarihlerinde hesapta bloke olup olmadığı ile blokenin davalıya bildirilip bildirilmediği yönünde ileri sürülen sebepler davalı ile banka arasındaki iç ilişkideki sorunlar olduğundan bu hususlar davacıya karşı savunulamayacaktır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 24. maddesinin (c) bendinde "Vade farkı, fiyat farkı, kur farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler" matraha dahil olan unsurlar olarak belirlenmiş olduğundan işlemiş faiz için KDV isteminin yerinde olduğundan mahkemece bu bedele hükmedilmesi isabetli olmuştur. Dosya kapsamında alınan hükme elverişli bilirkişi raporundan ihlalli geçiş ücreti, ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV bedelinin ödenmediği anlaşılmakla ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/419 Esas, 2022/129 Karar sayılı ve 22/02/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu harç ve 3.525,00 TL nispi harç olmak üzere toplam 3.605,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.873,70 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/02/2026